Yedigöller Milli Parkı

Yedigöller Milli Parkı, Bolu ilimizin kuzeyinde, heyelanlar neticesinde oluşmuş, isminden de anlaşılabileceği gibi 7 gölden oluşan bir cennet köşesi.

Bölgeye, yedi adet gölden oluşur diye yazdığımızda, diğer doğal harikalarına haksızlık etmiş oluyoruz aslında. Şelaleleri ile Ağlayan (gülen) Kaya’ sıyla, seyir tepeleriyle, doğasıyla, yaban hayatıyla muhteşem bir yer Yedigöller. Özellikle meşe, gürgen ve kızılağaç ağırlıkta dokusunda, karaağaç, göknar ve ıhlamur gibi ağaçlar da var. Bölgede yaban hayat hala çok faal ve korunmuş durumda. Geyik, karaca, ayı, domuz ve sincap görmek mümkün. Tabi bu hayvanları görmek için biraz orman içlerine girmek gerekli. Yine de yaban hayatın devam ettiğini bilmek bile insanın içine bir mutluluk getiriyor.

Yedigöller adında geçen yedi göl şöyle; İncegöl, Sazlıgöl, Nazlıgöl, Kurugöl, Deringöl, Büyükgöl, Seringöl. (Umarım sırayı doğru yazmışımdır. Geçen haftaki turumuzda rehberimiz Aytekin abi sıralamada hata yapmadan isimleri söyleyeni ödüllendireceğini söylemişti :) ) Göllerin özellikleri aslında isimlerinde gizli. Yukarıdaki resimde güzel bayanın arkasında gözüken göl İncegöl ve adından da anlaşılacağı gibi ince uzun bir göl. Sazlı göl ise aralarında tek sazlık olan göl. Nazlıgöl adı gibi çok nazlı ve çok durgun. Hiç bir kıpırtısı yok ve en güzel fotoğrafları alabileceğiniz göllerden biri. Kurugöl bu mevsimde gerçekten kuru. Hiç suyu yok. İlkbahar geldiğinde eriyen karlardan doluyor ve tekrar canlanıyor. Deringöl bu göller arasında en derin olanı. Büyük göl ise, en büyüğü. Genellikle filmlerde ve dizilerde bu gölü görüyoruz. Seyretmiyor olsam da en son Kurtlar Vadisi dizisinde bir inzivaya çekilme durumu, bu gölde çekilmiş :) Seringöl ise akarı en çok olan ve bu nedenle suyu en serin olan göl. Bu nedenle bir dönem üzerinde bir alabalık çiftliği bile kurulmuş. Fakat daha sonra işletmeci başarılı olamadığından çiftliği dağıtmak zorunda kalmış. Tesisi dağıtmış ve mevcut balıkları serbest bırakmış. Bu da alabalık nüfusunu oldukça arttırmış. Göllerde alabalık (bolu alası), mercan ve gümüş türleri var.

Avlanmak tabii yasak.

Fakat göl çevresinde “tırıvırı” adı verilen ve avlanmanın serbest olduğu yerlerde bile çevreye verdiği zarardan dolayı yasak olan olta ile atılan minyatür ağı gördüm. Allah’ tan ağacın dallarına takılıp kalmıştı. Bir nevi ağaç gölünü kolları ile korumuş. Bu malzeme 30 cm çapında ucunda kurşun bağlı misina ağdan oluşuyor ve içine ekmek gibi yemler koyularak suya atılıyor. Balık yeme ulaşmaya çalışırken ağa dolanıyor ve yakalanmış oluyor. Tehlikesi ise bu malzeme dipteki bir şeye takıldığında kopup dipte kalıyor. Misina ile üretildiğinden (Plastik) uzun yıllar bozulmuyor. Kaldığı yerde avlamaya devam ediyor. Ağa takılan balık, yengeç, kerevit gibi canlılar burada ölüyor. Onları avlama gelen diğer balıklar da aynı şekilde ağa takılıp ölüyor. Dahası bu sürekli devam ediyor. Tam bir ölüm makinesi haline geliyor. Hobilerim arasında balıkçılık olması sebebiyle bu bilgileri sizlerle paylaşmak istedim. Benim gibi hobisi balık tutmak olanlar için bu hobinin devamının olabilmesi için ve dahası doğayı korumak için bu malzemeyi kullananları gördüğümüzde lütfen uyaralım ve gerekli ise yetkililere haber verelim.

Yedigöller, çok güzel korunmuş ve korunmaya devam eden bir milli park. Özellikle Orman Bakanlığı bu bölgede çok güzel çalışıyor. Barbekü alanları, çeşmeler, masalar, tuvaletler (Çok temiz ve ücretsiz) göl çevresinde seyir iskeleleri, tepelerde seyir ve gözlem alanları oldukça başarılı. Bölge Ankara çoğunlukta olmak üzere İstanbul ve diğer illerden oldukça çok misafir ağırlıyor. Ziyaret edenler genelde ikbahar ve yaz mevsimlerini tercih ediyor. Sonbahar mevsiminde ise fotoğrafçılık ile uğraşanlar için mükemmel bir yer. Özellikle gazeller ve göldeki yansımalar fotoğrafçıların iştahını kabartıyor. Ulaşım bilgisini kısaca vermem gerekirse, Bolu ilinin Mengen ilçesinden veya Ankara-İstanbul karayolundan bölgeye ulaşmak mümkün. Son 30-40 km yol stabil. Bunun geçtiğimiz 10 yıllarda bir önlem olması amaçlı olduğu anlatılıyor. Bölgeye gelen ziyaretçilerin duyarsız yaklaşımı ve çevreye verdikleri zarardan dolayı (özellikler çöp atma gibi) yetkililer bölgeye ulaşımı stabil bırakma kararı almış. Ne kadar işe yarar bilinmez ama çaresizlikten dolayı alınan her önlem bir nebze fayda sağlar umut edilmiş :( Bu 30 kilometrelik yol aynı zamanda virajlı ve dar. Kışın bölgeye ulaşım sadece Yeniçağa-Mengen-Yazıcık üzerinden yapılabiliyor. Çünkü bölge karlarla kaplı oluyor. Sonbahardaki hali ne kadar güzel ve büyüleyici ise karlı hali de bir o kadar güzel. Her halini görmekte fayda var.

Genellikle tur şirketleri merkez olarak kabul edilen alanda misafirlerine yemek servisi ve dinlenme imkanı sunuyor. Bu alanda mangallar, masalar, çeşmeler ve tuvaletler var. Tuvaletler temiz ve bakımlı. Bölge jandarmanın koruması altında. Jandarmaya ait bir kontrol noktası var.

Genellikle gruplar bu bölgede çadır kampı kuruyor. Mutlaka tavsiye ederim. Çok güzel oluyor. Günübirlik turlar cumartesi ve pazar günleri bölgeye çok uygun fiyatlı turlar düzenliyor. Rehberler eşliğinde gezebilirsiniz. Gölleri ve doğası sizi büyülemeye yetecektir. Her yerde olduğu gibi illaki burada da bir dilek çeşmesi var :) Bu çeşmede 7 adet boru var. Ve her birinden gürül gürül su akıyor. Sadece bir tanesinden bahara kadar su akmıyor. Bu da Kurugölü temsil ediyor. Şimdi de efsanesini yazıyorum sıkı durun :) Bu 7 çeşmeden birinden su akmadığını yazmıştım. Efsaneye göre belirli dönemlerde su akmayan boru değişiyor. Yani bir dönem 5.sıradaki borudan su akmaz iken bir dönem 3. sıradaki veya 6. sıradaki borudan su akmıyor. Efsane de şu; eğer burayı yeterince sıklıkta ziyaret ederseniz ve her seferinde su akan tüm borulardan bir yudum su içerseniz ve bu şekilde seriyi tamamlarsanız dileğiniz yerine geliyor :))) Tabi kombinasyon hesabı yaparsak bu biraz zor gözüküyor. Eee dileklerin gerçekleşmesi de kolay olmuyor …

Neticesinde Yedigöller, ülkemiz için bulunmaz değerlerden bir tanesi, mutlaka görülmeli, korunmalı ve sahip çıkılmalı. Gidecekler için özellikle buranın 3 halini görmeleri gerektiğini belirtmek isterim. Sonbahar, İlkbahar ve kış halleri bir birinden farklı ve birbirinden güzel.

Umarım keyif alırsınız, iyi gezmeler.

 

 

Author: Oğuzhan BAL

Share This Post On

5 Comments

  1. Güzel ve keyifli bir gönderi, devamını bekliyoruz :)

  2. Gezmekten fırsat bulursam yazarım :) Teşekkürler …

  3. çok güzel gönderim umarım devamı gelir bilgilendirme için çok teşekkürler

  4. bilgilendirme için çok teşekkürler

  5. çok güzel doga resimleri dogayla baş başa olmayı seviyorum paylaşımlar için teşekkürler

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir