Yaşama Uğraşı

Cesare Pavese, Günlük, Can Yayınları

“Ancak uzun acılar uzun susuşlardan sonra ortaya çıkacak önümdeki günlerin nasıl olacağı. Yeni değerler, yeni bir dünya buluncaya kadar şaşkın, belirsiz ve karanlık bir dönemin geçmesi gerekiyor.” (s.36)

“Güzel, küçücük anıları sıralamak istiyordum, oysa kıvranmalardan başka bir şey anımsamıyorum.” (s.40)

“İnsanın acı çekmeye alıştığı doğruysa, nasıl oluyor da insan yıllar geçtikçe daha çok acı çekiyor?” (s.67)

“Dünyanın en büyük mutluluğu başlamaktır. Canlı olmak iyidir, çünkü yaşamak her zaman, her dakika yeniden başlamak demektir. İnsan bu duygudan yoksunsa –hapis, hastalık, alışkanlık, budalalık yüzünden- ölsün daha iyi.” (s.68)

“Bütün hayatını bir nokta üzerine yoğunlaştırıp sonra o noktayı yaşamak dışında her şeyi yapabileceğini keşfetmek tam senin başına gelmesi gereken bir şeydi” (s.81)

“Kendi yaradılışına karşı hareket etmeye kalkan bir insanın çekeceği ceza, kendisi gibi davranmak istediği zaman artık bunu yapamayacak durumda olmasıdır. Jekyll ile Hyde’in hikayesi.” (s.89)

“Açık konuşalım Cesare Pavese karşına çıksa, seninle konuşsa, seninle dostluk kurmaya kalksa, onu çekilmez bir insan bulmayacağından emin misin?

Ona güvenebileceğini, onunla bir akşam çıkıp eğlenmek isteyeceğini sanıyor musun?” (s.107)

Kendimize de, ne düşündüklerini belli etmeyen yüzlerine baktığımız ve anlaşılmaz, dayanılmaz bir güce sahip olduklarını sandığımız yabancılara davrandığımız gibi davranabilseydik. Bunun yerine bütün eksiklerimizi, zayıf yanlarımızı biliyoruz ve içimizden bilinçaltı bir gücün ortaya çıkıp kendine özgü bir incelikle hareket etmesi umuduyla yaşıyoruz.” (s.135)

“Anladığıma göre ben yalnız kalmayı öğrendiğim zaman olgunlaştım, başkaları ise insanlarla birlikte olma gereğini duydukları zaman.” (s.184)

“Davranışlarında ve düşüncelerinde bir başka insanın varlığını hesaba katmadan bir gün geçirebildiğin zaman, kendini yiğit bir insan sayabilirisin.” (s.214)

“Bir şeyden onu görmezlikten gelerek değil, ancak onu yaşayarak kurtulabiliriz.” (s.313)

“Bir şey sona ermek üzere. Oturmuş sigaranı tüttürürken, içini kemiren, seni tedirgin eden bir şey olduğunu seziyorsun. Gündelik hayatın dertleri mi seni korkutan? Hayır. Seni korkutan içindeki boşluk.

Anılar yok bu şehirde.” (s.321)

nezaket@tramvayduragi.com

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

1 Comment

  1. Kolay sanmıştım ilk düşündüğümde. Zayıf kadınlar yapmıştı bu işi. Alçakgönüllülük istiyor, kendini beğenmişlik değil.
    Tiksiniyorum bütün bunlardan.
    Sözler değil. Eylem. Artık yazmayacağım.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir