Yaklaşık Gerçek

İstanbul Modern Sinema, Danimarka Büyükelçiliği ile işbirliğiyle, ülkenin son birkaç yılda iz bırakan, en iyi belgesellerinden oluşan “Yaklaşık Gerçek” adlı bir seçki sunuyor. Bu belgeseller Danimarka’nın bugünkü gerçeğine odaklanırken, bir yandan da “gerçek” kavramının kendisini yokluyor.

Mekanik Sevgi / Mechanical Love, 2007
Yönetmen: Phie Ambo, 79’, Danca, İngilizce, Almanca, İtalyanca, Japonca.

İnsan-robot ilişkisi üzerine bir belgesel olan Mekanik Sevgi, bu ikili etkileşimi merkeze alarak insanın sevgi arayışını ve sevgiye doyumsuzluğunu sorguluyor. Yüksek robot teknolojisinin ötesinde, belki de insan hayatıyla ilgili en önemli ya da en tetikleyici unsurları ele alan Phie Ambo, kamerasıyla farklı kültürlere, Tokyo, Japonya, Almanya, İtalya ve Danimarka’ya konuk oluyor. Filmi boyunca duygusallık-robot eksenini, kültürel farklılıklar çerçevesinde gözlemliyor.

Haiti. İsimsiz / Haiti. Untitled, 1996
Yönetmen: Jørgen Leth, 78’, İngilizce, Fransızca, Haitice.

Yönetmen, tarihi kanla yazılmış, gerçekliğin gerçeküstüne dönüştüğü, hatta kurmacaya benzediği bu kaotik Karayip ülkesini anlamaya çalışıyor. Siyasetin büyücüler tarafından yönetildiği, ölüm ve dehşetin günlük alışkanlık haline geldiği bu topraklarda beş yıl boyunca yaşananları, şehvet ve güzellik kareleriyle birlikte veriyor. Bazen tropik yağmur, bazen siyah bir kadın bedeninin erotik görüntüsü de bu destansı ve kişisel belgesele dram ve görsel bir coşkunluk katıyor.

Her Şey Göreceli / Everything Is Relative, 2008
Yönetmen: Mikala Krogh, 75’, Danca, İngilizce, Hintçe, Japonca, Portekizce.

Hepimizde aynı çağrışımları olan duygular; nefret, aşk, hüzün ve mutluluk, hepimiz için aynı anlamları mı taşır? Ölümcül bir hastalıkla savaşan genç bir kadının hüznü ile köyünü selde kaybeden ailenin hüznü, isimleri bir olmaktan öte, tamamen aynı olabilir mi? Ya da, modern kölelik yapan Bangladeşli bir işçi ile savaşa giden Amerikalı bir askerin korkuları bir midir? Değerlerimiz, umutlarımız ve tutkularımız, sadece hayatımızın akışında değişik görüntüler alıp, aslında aynı olabilirler mi? Her Şey Göreceli, dünyanın dört bir yanından görüntülerin; aşk, mutsuzluk, kaybetmek ve ışık gibi temalar altında toplandığı değişken bir yolculuk. Bu yolculuk, insan olma değerleri ve yaşam koşullarına göre hem değişip hem de aynı kalan kolektif duygularımız hakkında. Prag Senfoni Orkestrası’nın müzikleri ile eşlik ettiği belgesel, insanları arasındaki bağların duygusal ve görsel bir izdüşümü.

Görünmez Hücre / The Invisible Cell, 2009
Yönetmen: Anders Riis-Hansen, 104’, Danca.

Görünmez Hücre, bir grup Danimarkalı genç hakkında bir hikâye. Filistin Halk Kurtuluş Örgütü tarafından eğitilen bu gençler, önceleri sadece bir grup siyasal eylemci olarak boy gösterirken, ’80’lerde yasadışı eylemler gerçekleştiren bir örgüt haline geliyor. Zaman içinde iki olgu; değerleri koruma ısrarı ile daha büyük bir amaç olan Filistin için hem kendi hem de başkalarının hayatlarını riske atma fedakârlığı çatışmaya başlıyor. Grubun açığa çıkması ise, bu çatışmanın en tepe noktasında, 1989’daki büyük soygunları sırasında 22 yaşındaki bir polis memurunun öldürülmesi ile oluyor. Peter Øvig Knudsen’ın romanına dayanan bu belgesel, romanın da ötesine geçerek, bütün tarafların içten anlatımlarına yer verip, bu gençleri anlamayı vaat ediyor.

Roskilde, 2008
Yönetmen: Ulrik Wivel, 99’, Danca, İngilizce.

Danimarka’nın Woodstock’ı” olarak anılan, Avrupa’nın en büyük müzik festivallerinden Roskilde, her yıl coşkunun doruğa ulaştığı, efsanelerin sahne aldığı, her kuşaktan insanların içlerindeki müzik canavarını ortaya çıkardığı, 40 yaşını aşkın bir efsane. Belgeselin tanıklık ettiği senesinde Franz Ferdinand, Placebo, The Streets, Rufus Wainwright, Sonic Youth gibi isimleri konuk eden festival, gönüllüleri, sanatçıları ve konuklarının gözünden anlatılıyor.

Danimarka Dinamiti / Danish Dynamite, 2008
Yönetmenler: Mads Kamp Thulstrup, Carsten Søsted, 107’, Danca, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca.

’70’li yıllardaki amatörlüğünden, başarısızlıklarından sıyrılıp, ’90’larda kahraman haline gelen Danimarka Milli Futbol Takımı’nın büyük başarı hikâyesini anlatan belgesel, dönemin üç önemli teknik direktörünü merkeze alırken, hikâyesini yine dönemin önemli oyuncularının gözünden anlatıyor. Nikkelaj Nielsen’ın takımdan 1979’daki ayrılışıyla başlayıp, bir sonraki genç teknik direktör Sepp Piontek ile süren ve takımı 1992’de Avrupa Şampiyonluğu’na taşıyan Richard Moller Nielsen ile noktalanan film, Danimarka’nın bir dönemine tanıklık eden bir evrim ve zafer öyküsü.

Filmlerle ilgili ayrıntılı bilgi ve gösterim programı için www.istanbulmodern.org

Not; Yazı İstanbul Modern Nisan programından alıntıdır.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir