Yahşi Batı

Cem Yılmaz’ın yüksek bütçeli filmlerinin ardından çektiği orta karar, fazla iddialı olmayan filmlerinden birisi Yahşi Batı. Muhtemelen aklına böyle bir fikir gelmiş, artık aklına geldiğini uyarlarken kullanabileceği sponsorları da olduğundan boş geçmemiş. Böyle söyleyince filmi sevmediğim zannedilebilir ancak filme kötü bakmıyorum, güzel vakit geçirmek için ideal bir yapım ve eğlenceli olduğunu söyleyebilirim. Künyede yönetmen hanesinde yazan Ömer Faruk Sorak olsa da, ortaya çıkan eser için “Cem Yılmaz filmi” demeye devam edeceğim ve her yerde de aynı kalıbı göreceğiz. Ömer Faruk Sorak için endişeliyim açıkçası, hala nasıl bir şey yapabileceğini, sinemasının ne olduğunu bilemiyorum.

Yahşi Batı, Osmanlı Padişahı’nın hediyesini Amerika Başkanı’na götüren elçilerin hikâyesini anlatıyor. Bu arada da Western atmosferinde Osmanlıları izliyoruz. Koladan macuna kadar izleyiciyi güldürecek epey bir malzeme var senaryoda. (Özellikle ana sponsor olan Cola Turka’ya çok ciddi bir geri dönüş sağlamış Cem Yılmaz, hatta senaryo bile Cola Turka’yı aklıyor!)

“Cem Yılmaz filmi” olmasından dolayı diğer filmlerle elbette ki kıyaslanacaktır ancak her yazıda bir kıyas olmasını anlamadığımdan böyle bir şey yapmayacağım. Ancak bu filmin de devamı olabileceği düşüncesi pek hoşuma gitmedi açıkçası. “Arif” gibi bir karakter devamı izleyebiliriz, Aziz ve Lemi Bey’in maceraları sürebilir ama Cem Yılmaz gibi son derece zeki ve yaratıcı bir adamın “seriye bağlamak” yerine farklı şeyler yapması daha güzel olabilir.

Güzel zaman geçirmek için özellikle tatil günlerinde izlenebilecek, eğlenceli bir film Yahşi Batı. Size Milliyet Gazetesi’nin yaptığı gibi “işte espriler” şeklinde anlatmadığım için kusura bakmayın, eğlenceli diyeyim, siz nerede eğleneceğinizi bilirsiniz.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

2 Comments

  1. ömer faruk sorak’ın sınav filmi iyiydi cem yılmaz ortaklığı olmayan tek filmi.

  2. Çok sıkıldım ben bu filmde. Western zaten tür olarak da sevdiğim bir şey değil, böyle türler üstü halini de pek sevemedim. Cem Yılmaz’ın “küçük” filmlerini daha çok seviyorum sanırım.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir