Vernon “God” Little

Avusturalya’li yazar DBC Pierre’in 2003 yılında Man Booker ödülünü kazanan ilk romanı.

Vernon Little lise çağında, tek tük arkadaşı olan, Tanrı’nın kendisini büyütece bakarak yarattığını düşünen, ergenlik döneminin sorunlarıyla boğuşan saf görünümlü fakat zeki bir gençtir… Zaten hep öyle olur değil mi?

İnsanı deli eden bir takım sinir bozucu olaydan sonra okula tüfekle birlikte gelen Vernon’ın en yakın dostu Jesus bütün sınıf arkadaşlarını öldürerek intihar eder. 16 cesedin içinde sapasağlam ayakta duran Vernon masum olduğunu ispat etmekte zorlanır. Çünkü kimse onu adamakıllı dinlemez. Kendisine bir günah keçisi arayan medya, polis departmanına acilen bir suçlu bulması gereken şef yardımcısı, medyada kariyer sahibi olabilmek için anasını bile satabilecek olan bir televizyon tamircisi Vernon’ın hayatını cehenneme çevirir. İşlerin kötüye gideceğini kestiren Vernon, suçsuzluğu ispatlanana kadar Meksika’ya kaçmaya karar veriyor. Tabii ki yanına sermaye olacak müzik cd’lerini ve dostu Jesus’ın hayalini de alarak. Fakat sınırı geçmesi o kadar da kolay olmayacaktır. Bütün bir Amerika peşindedir. Her tarafta ilanları vardır. Cebinde doğru dürüst parası yoktur. O da “Denize düşen yılana sarılır” diyerek aynı okulda okuduğu ve hafiften kesik olduğu fakat yüz bulamadığı ama yine de belli bir samimiyet kurduğu prenses Taylor’ı arayarak borç para ister. Parayı havale etmek yerine elden teslim etmek isteyen Taylor, Vernon’ın bok çukuruna saplanmakta olan kaderine ivme kazandırır.

Tutuklanan ve hapse atılan, oturduğu kasaba Martirio’dan kaçtığı Meksika’ya kadar geçtiği bütün bölgelerdeki cinayetlerden sorumlu tutulan Vernon’ın işi oldukça zordur.

Asıl adı Peter Finley olan DBC Pierre’in okuyucuyu sıkmayan müthiş bir kalemi var. Yaptığı betimlemeler sayesinde olan her şey anında zihninizde canlanıveriyor. 358 sayfa boyunca Vernon’a sıkılmadan eşlik ediyor, onunla gülüp onunla ağlıyorsunuz. Bu öyle bir kitap ki şen kahkahalar atabileceğiniz gibi hıçkırıklarınızı duymamaları için başınızı yastığa da gömebiliyorsunuz. Asıl yapması gereken şeyi yapmadığı için iki tokat atmak istediğiniz gibi onu korumak için kendinizi siper etmek de istiyorsunuz.

Vernon’ın felaket bir gözlemleme yeteneği var ve başına gelen hemen her şeyden hayat dersi çıkarmasını biliyor. İnsanları ve kokuları tasvir ederken de oldukça ilginç.

Yazar aynı zamanda sivri bir dille Amerikan hukuk sistemini ve iletişim birimlerini(televizyon, gazete kısaca medya) de eleştiriyor. Bunu yapış tarzı bir yerden sonra The Truman Show’u hatırlatsa da kitabın etkileyiciliğine herhangi bir engeli olmuyor.

Kitabın film hakları çoktan satılmış. Filmi Pawel Pawlikowski yönetecekmiş. My Summer of Love bize kefil olsa da imdb’de filmin türünün “komedi” olarak lanse edilmesi açıkçası canımı sıkıyor. Kitabın felaket komik yerleri olsa da filmini izlerken gözlerimin buğulanmasını isterdim. Umarım kitaba sadık kalırlar da izlerken hem güler hem ağlarız.

Author: Akin Cetin

Share This Post On

1 Comment

  1. Proje geri çekilmiş sanırım. Imdb’de Vernon “God” Little ile ilgili herhangi bir bilgiye artık rastlanmıyor.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir