Venedik (Venezia)

İtalya’ nın büyülü şehirlerinden Venedik

3 gece 4 gün süren İtalya gezimizin Venedik ayrıntılarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım yazım, bu büyülü şehri görmek isteyenlere kılavuzluk eder.

Gezimizin Roma (Rome) ayrıntıları için tıklayın.

Seyahatimiz Thy’ nin sabah 8:15 İstanbul – Venedik seferi ile başladı. Türk Hava Yolları direk Venedik uçuşu olan bir kaç hava şirketinden biri. Venedik’ te iniş yapılan havaalanı Marco Polo. 9:45 de havaalanına indik. Hiç bir rötar olmadı. Oldukça küçük bir havaalanı (İstanbul Atatürk Havaalanı ile kıyaslanamaz bile). İtalya ile aramızda 1 saatlik fark var. Bizim saatimizden 1 saat geride yani. Bizim planımız 1 gün Venedik gezisi yapmak ve hemen ertesi gün Roma’ ya geçerek, geri kalan zamanımızı Roma’ da geçirmekti. Bu nedenle kısıtlı zamanımızı en iyi şekilde kullanmalıydık. Öyle de yaptık :)

IMG_20130408_075513İndiğimizde bavul sırası beklemedik, çünkü sadece sırt çantalarımız vardı. Havaalanında her zaman olduğu gibi ilk yaptığımız iş, turist bilgi masasını (tourist information) bulmak oldu. Bavul bantlarını geçip ilk kapıdan çıktıktan sonra hemen sağınızda, 2 kişinin hizmet verdiği küçük bir banko. Bu bankodaki görevli bayana, Venedikte 1 gün kalacağımızı, ertesi gün tren ile Roma’ ya geçeceğimizi ve bu süre zarfında tüm ulaşımları yerel ulaşım araçları (vapuretto) ile yapacağımızı anlattığımızda, bize  24 euroluk Venedik kartı (Hellovenezia) önerdi. Biz de önerisine uyduk ve bu kartı aldık. Kart havaalını-Roma meydanı (Venedik’ te ulaşımın başlangıç noktası olarak kabul ediliyor) transferi, 1 gün boyunca tüm vapuretto ulaşımlarını kapsıyordu. Bu kart ile tüm venedik gezimizdeki ulaşım giderleri karşıladık diyebilirim.

 

 

P1030934Venedik, uzunca bir köprü ile karaya bağlanmış bir ada aslında. Bu nedenle yerel ulaşımların tamamı kanallar üzerinde. Bu kanallarda ulaşım üzerinde bizdeki dolmuş/minibüs mantığıyla vapuretto denen küçük motorlarla yapılıyor. Bu da neden bu karta ihtiyacınız olacağını açıklıyor sanırım :)

Dikkat etmeniz gereken şey, kartı kullanacağınız zaman, kullanacağınız yerdeki (otobüs durakları veya vapuretto iskeleleri) sarı veya gri makinelere kartı okutmak. Bu aktivasyonu yapmazsanız, kontrol memuru gelip kartınızı kontrol ettiğinde (Bir kaç italya seyahatimde hiç bana rastlamadı :) ) kartınız hiç yokmuş gibi işlem görüyorsunuz ve değişmediyse 120 euroluk büyük bir ceza ödüyorsunuz. Bu efsane de olsa gerçek de olsa, bu tip bir tehlikeye girmeye hiç gerek yok. Alt tarafı geçerken kartınızı makineye bir dokunduracaksınız. Son derece basit :)
Havaalanının kapısından çıkar çıkmaz önünüzde otobüs durakları göreceksiniz. Soldan en sondaki durak, 5 numaralı ACTV otobüse ait. Bu otobüs sizi Roma meydanına (Pz.Rome) götürecek ve aldığınız Venedik kartı bu yolculuğu da kapsıyor. Kartınızı hemen otobüs durağının yanında gördüğünüz gri makineye onaylatabilirsiniz. Aynı zamanda kartınız için başlangıç aktivasyonu yapmış olacaksınız. Yani bu saatten itibaren 1 günlük sınırsız kullanım süresi başlamış olacak. 5 nolu otobüs yarım saat gibi bir sürede sizi Roma meydanına ulaştırıyor. Roma meydanı 5 nolu otobüs için son durak bu nedenle hengi durakta ineceğim gibi kasıntıları bir kenara bırakıp yolculuğun tadını çıkarabilirsiniz.

Son durakta göreceksiniz ki, bir çok otobüsün buluştuğu bir ulaşım meydanına gelmişsiniz. Ayrıca 100 metrelik bir mesafede Santa Lucia tren istasyonu (Roma’ ya giderken kullanacağımız ve şehirler arası seferlerin yapıldığı hızlı trenlerin olduğu ana istasyon) ve vapurettoların iskelesini göreceksiniz. Bu nedenle buraya ulaşımın merkezi deniliyor. Burada her here ulaşmak mümkün.

Biz ertesi gün 11:25 de Roma Termini istasyonuna yapacağımız yolculuğun biletini internetten almıştık. Biletleri, Trenitalia’ nın sitesinden ( http://www.trenitalia.com/ ) alabileceğiniz gibi, istasyondan da rahatlıkla alabilirsiniz. Biz eşeğimizi sağlam kazığa bağlamayı seven tipler olarak, biletlerimizi önceden almayı tercih ettik. 2. sınıf oturma yerleri belli olan biletleri kişi başı 80 eurodan satın aldık. Satın aldığımızı bildirir sayfanın çıktısını da yanımıza aldık. Bu çıktı ile rahatlıkla yolcuk yapabilirsiniz. Kontrol memuru bu çıktıdaki rezervasyon kodu ve özel şifreyi elindeki pda cihaza girerek kontrolünü yapabiliyor ve size iyi yolculuklar diliyor :) 2. sınıf biletler bizdeki 1. sınıftan kat kat daha iyi diyebilirim. Genel olarak italyan ulaşım araçlarını çok beğeniyorum. Oldukça temiz, düzenli ve dakikler. 1. sınıfın benim bildiğim farkı ise (Tren yolcuğu esnasında da bir çok kez anons ediliyor.) Bir hoş geldin içeceği veriliyor. Daha pompiş koltuklarda otuyorsunuz :) ve trenin ortalarında olan restorant vagonuna daha yakın oluyorsunuz :)

Dikkat etmeniz gereken bir ayrıntı belirteyim. Trenitalia’ nın internet sitesinden bilet alırken öncelikle üye olmanızı tavsiye ederim. Üyelik çok kısa, isim soyisim ve eposta adresi gibi. Sonrasında biletinizi bu üyelik ile giriş yaparak alın. Daha sonra bilet değişimi gibi durumlar oluştuğunda üyeliksiz alınan biletler için çok uğraşmanız gerekiyor. Ayrıca biletlerin de üzerinde yazdığı gibi mevcut interneti sadece kayıtlı kullanıcılar giriş yaparak kullanabiliyor. (wifi free : b2c )

Dönelim son durağa. ACTV 5 nolu otobüsten indikten sonra, Santa Lucia tren istasyonuna gidip biletinizi almak isterseniz hemen karşınızda duran büyükçe taş köprüden karşıya geçmeniz gerekiyor. Eğer hemen Venedik turunuza başlamak isterseniz yine aynı yöndeki vapuretto iskelelerine yönelmelisiniz. Ya da bizim yaptığımız gibi tabana kuvveti tercih edebilirsiniz.

venedik2Biz Venedik’ in en ünlü meydanı olan San Marco meydanına çok yakın (20 metre) bir otel olan Noemi oteli tercih ettik ve booking.com dan bu otele gecelik 135 eurodan rezervasyon yaptık. Çok daha ucuz otellerin olduğunu hemen belirtmek istiyorum. Fakat bizim 1 gün zamanımız vardı. Bu zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için meydan en yakın ve en uygun oteli seçtik. Bu seçimimizden dolayı da çok mutluyuz. Çünkü otel gerçekten çok güzel ve meydana çok yakındı. Her bir odası ayrı bir tema ile tasarlanmış, sadece 15 odalı bu otelde çalışanlar oldukça ilgili. Hatta Venedik’ in eskilerinde olan patronun bize önerdiği lokanta, şimdiye kadar yediğimiz en iyi deniz kabuklularını bize tattırdı :)

Dikkat etmeniz gereken bir şey var. Booking.com da havaalanına yakın bir çok otel var. Fiyatları da oldukça uygun. Fakat siz de havaalınından meydana ve Venedik’ e gelirken fark edeceksiniz ki, havaalını bölgesinde konaklamak tam bir hata. Hem çok uzak hem de Venedik ile alakası olmayan bir bölge. Bu hataya düşmeyin.

Hotel Noemi’ ye seyehatimizden önce bir mesaj attım ve havaalanından otele nasıl ulaşabileceğimi sordum. Otel bana havaalınında 5 numaralı ACTV otobüsüne binmemi ve sonrasında vapuretto duraklarından 1 nolu vapuretto ile rivolta durağında inmemi yazmıştı. Bu durak San Marco meydanındaki durak olduğunda 2dk lık yürüme ile otele ulaşabileceğimi bildirdi.

Fakat biz Roma meydanından otele yürüyerek gitmeyi tercih ettik. Otele ulaşana kadar Venedik’ te gezilecek bir çok yeri gezmiş olduk. Yürüyüşümüz 2 saat kadar sürdü. Size bu yürüyüşü tavsiye edebilirim. Eğer çantalarınız çok ağır değilse ve yürümekten hoşlanıyorsanız mutlaka yürüyün. Venedikte bir adresi bulmak ve ona doğrudan gitmek oldukça zor. Çünkü her yer irili, ufaklı köprüler ve dar sokaklarla dolu. Hatta bir çok sokak çıkmaz sokak. Fakat ne kadar çok kaybolursanız, o kadar çok keyif alacaksınız. Bunun garantisini verebilirim. Ben kullandığım telefona yüklediğim Venedik şehir rehberi (Venezia City Guide) uygulaması ile her adresi elimle koymuş gibi buldum. Sizde bu offline programı kullanırsanız hiç adres sormazsınız. Aynı uygulamanın bir çok şehir için olanı var. (Roma içinde mevcut)

Yürüyüşümüz esnasında karşımıza çıkan kafelerden birinde oturup kahve içmeyi unutmadık. Bildiğiniz gibi İtalya kahve cenneti. Bu konuda çok başarılılar. Çok keyifli bir yürüyüşün sonunda otelimize vardık ve yerleştik. Yerleşir yerleşmez internetten gerekli işlerimizi hallettikten sonra kendimizi hem sokağa attık.

Dikkat etmeniz gereken bir konu da İtalya’ da bir çok tesiste internetin ücretli olması. Ücretsiz olan tesislerde ise kalacağınız gün kadar ve oda başına bir aktivasyonlu şifre verilmesi. Bu şifre belirli bir süre aktif olabiliyor. Bunu resepsiyondan talep etmelisiniz. 2 kişilik bir oda için bile 1 cihaz hakkı veriliyor. 2. bir cihaz hakkı istenirse paralı.

Kendimizi sokağa attığımız yer, San Marco meydanıydı. Venedik’ te gidilecek yerleri bir çok kaynaktan bulabilirsiniz. Ben tekrar burada onları yazmayacağım. Yalnız şunu belirteyim, Rialto köprüsü gibi, San Marco Meydanı gibi, Murano adası gibi yerleri mutlaka görün, deniz mahsulleri yiyin, gondolla gezin. Görülecek, gezilecek yerlerin dışında da mutlaka ıssız ara sokaklara girin, turistlerden uzak sessiz küçük venedik sokaklarında, gerçek venedik kokusunu içinize çekin. Eğer hoşlanıyorsanız, yanınıza alacağınız bir şişe kırmızı şarabı, sevdiğiniz ile ıssız bir sokakta ayaklarınızı kanala doğru uzatarak yudumlayın. Gerçekten büyülü bir şehir olduğunu anlayacaksınız.

San Marco meydanında ufak bir tur attıktan sonra (nasıl olsa dönüp dolaşıp buraya geleceğiz diye) hemen vapuretto iskelesine yöneldik. Vapuretto iskelelerindeki çizelgeler çok anlaşılır. Hangi duraklara gidiyor, ne zaman geliyor gibi bilgiler son derece güzel bir şekilde yazılmış. Ayrıca her iskelede hangi hattın hangi durakları kapsadığını belirten krokiler var.

Dikkat etmeniz gereken şey, biletinizi bu iskelelerde gördüğünüz sarı/gri makinelere okutmak. Okutmadığınızda daha önce de belirttiğim gibi bilet yok işlemi görüyorsunuz. Tabi kontrol olursa :)

venedik3Biz Murano adasına gitmek için 4.2 nolu hatta bindik. Yarım saatlik bir yolculuktan sonra cam işlemeciliği ile ünlü adaya ulaştık. Cam işlemeciliği çok beni çekmese de görmekte gerçekten fayda var. Hemen iskeleye indiğinizde birileri sizi cam işlemesi yapan atölyelere yönlendiriyor.

Dikkat etmeniz gereken şey, bu atölyelerin hepsi ücretsiz değil. İçerideki gösteriyi seyretmek için ücret ödemeniz gerekebilir. Bu nedenle öncelikle ücretsiz olup olmadığını sormanızda fayda var. Gösteride bir cam ustası marifetlerini gösterirken, bir başkası da neler yapıldığını malzemenin ne olduğunu anlatıyor.

IMG_20130402_153755Murano adasında cam ve diğer hediyelik eşyalarla olan ilişkilerinizi sona erdirdiğinizde, adayı mutlaka ama mutlaka dolaşın. Sessiz ve tenha bir güne denk geldiyseniz, gerçekten çok güzel bir ada. Ada içlerindeki kanallardaki sular bir gölün suları gibi durgun, etraf sessiz ve havası harika. Bir de küçük dükkanlardan birinden içeceğinizi alın. Geze geze içeceğinizi yudumlayın. Hooopp bütün yolculuk yorgunluğu gitti, yerine bir huzur geldi :)

Adadan aynı şekilde vapurettolarla ayrıldık. Ana karaya ulaşana kadar bir çok durak, bir çok gezilecek yer gördük. İner inmez de gezmeye başladık. Daha önce bahsettiğim program ile (Venedik şehir rehberi) her yeri çok kolay bir şekilde bulduk. Bir çok yerden bir çok kez geçtiğimiz de oldu. Fakat iyi bir performans ile Venedik için bir gün yeterli oluyor. Sonrası keyfe kalıyor.

venedik4Akşama doğru olmazsa olmazlardan gondol sefası için harekete geçtik. Bir kaç gondolcu ile yaptığımız konuşmadan sonra bir ağız olduklarını anladık. En son konuştuğumuz gondolcu bize açıklama yaptı. Bir şirket altında toplanmışlar ve fiyatlarını sabitlemişler. Bu demek oluyor ki, kaç gondolcuya sorarsanız sorun aynı cevabı alacaksınız. Bize 80 euro büyük tur, 60 euro küçük tur fiyatlarını verdi. (Belki daha ücralardaki gondolcular fiyat birliğinin dışında kalabiliyordur. Bunu bilemiyorum. Denemek de istemedim.) Biz küçük turu tercih ettik. Çünkü gezerken gondolların gittiği tüm kanalları gördük. Bir kaç kanalda ise yürüyüş yolu olmadığından görememiştik. Gondol gerçekten Venedik’ e yakışan bir faaliyet. Çok hoş bir ambiyans yaratıyor. Gondolcuların agresif oldukları ile ilgili efsaneler doğru :) Bir ara resim çekmek için hareket ettiğimizde dengesi bozulan gondolu toparlayan, gondolcu bizi azarlamaya çalıştı. Fakat biz Türkler buna müsade etmeyiz. Ağzının payını hemen verdik :) Turun sonrasında ise gondolcu bizden dikkatli olmamızı istediği zamanlarda sadece gözlerinin içine yerleştirdiği acınası bakışla ve yüzündeki mimiklerle yetindi. Ağzını bile açmadı. En son ineceğimiz zaman resim çekmek istediğimizi söylediğimizde, yüzüne yerleştirdiği gülümseme ile bir kaç kare güzel fotosu bize hatıra kaldı  :)

Dikkat etmeniz gereken şey, gondollar yapıları itibariyle çok oynak tekneler. İskeleden ayrılırken nasıl oturduysanız öyle kalmanızda fayda var. Yerimden kalkıp karşıya oturayım gibi bir şeyi hiç düşünmeyin bile. Gezerken göreceksiniz. Öyle alçak köprülerin altından geçiyorsunuz ki, gondol yana yatmadan köprünün altına sığması imkansız. Bu nedenle gondolcu arkada ayakta durduğu yerden ağırlık noktasını dengelemeli ve gerektiği anlarda gondolu yatırabilmeli. Yani adamcağıza kızmadan önce neler çektiğini anlayın. Haaa tabi kendinizi de ezdirmeyin :)

Gezdik, tozduk derken akşam oldu kendimizi otele attık. Ufak bir ihtiyaç molasından sonra (Bu arada sık tuvalete giren biriyseniz Venedikte bu sizin için sorun olabilir. Normal olarak çok az tuvalet var.) kendimizi yemek yemek için dışarı atacaktık ki, resepsiyondaki çıtı pıtı kızın yerine yaşlı başlı tatlı mı tatlı bir amca var. Kendisi ile bir sohbete girdik. Bize Venedik tarihinden güzel bilgiler verdi. Ama en güzeli ise güzel bir restorant tarif etti ve arkadaşlarının adını verdi.

Dikkat etmeniz gereken şey, Venedik’ te her şeyin olduğu gibi, yeme içme de çok pahalı. Meydanlarda ve göz önündeki yerlerde yeme içme ara sokaklara göre iki kat pahalı. Bu konuda tavsiye almakta kesinlikle fayda var.

IMG_20130408_075529Otelimize çok yakın bu restoranta bakmaya karar verdik. Menüleri veya yeri bize uymazsa başka yer arayacaktık. Restorantın yanına geldiğimizde menülere bile bakmak istemeden hemen içeri girdik. Çok küçük şirin bir restorant. Adel bizi kapıda karşıladı. İçeride ise Totu ile tanıştık. Her ikisi de klasik italyan. Konuşkan, arkadaş canlısı insanlar İtalyanlar. Bizlere çok benziyorlar. Totu bize servis yaptı. Venedikte deniz mahsulleri yemeye karar verdiğimizden, bu yönde tavsiyelerde bulunmasını istedik. Tabi aradan bir hamur işi de oldu :) Şunu belirtmeliyim ki, yediğim en iyi midye tabağını burada yedim. Midye ve taraklar, domates, baharat ve şarap ile marine edilmiş. Ortaya harika bir tat çıkmış. Kabuklarından tutarak elle yiyorsunuz. Sosunu ise çorba gibi kabuklarla içebiliyorsunuz. Enfesti. Ton balığının söğüş hali harikaydı. Bir iki makarna çeşiti, salata derken, masamız görülmeye değer oldu. Kırmızı şarabımızı da yudumlayarak keyif yaparken Totu, keyif alıp almadığımızı sordu. Bu soruyla başlayan sohbet uzadı gitti. En son Totu yemek yediğimiz tabakların birini ters çevirerek markasını gösterdi. Güral Porselen !!! Sonra restoranttaki tüm setin Güral Porselen olduğunu öğrendik. Çok kaliteli olduğu için genelde onu tercih ediyorlarmış. Tabi Güral Porselen’ in hak ettiği böbürlenmeyi şahsen biz yaşadık :) Çok güzel bir yemek yedik. Kesinlikle tavsiye ederim. Fiyatları da çok uygundu. Restoranın kapısında menüsü var. Menüde fiyatlar yazılı. Lezzet ise denemeye değer.

Yemek sonrası gezimiz için ilk San Marco meydanına döndük. Karanlıkta meydan tekrar görülmeye değer. Işıklandırmalar çok güzel. Bir kötü yanı seyyar satıcılar. Sürekli bir şey satmaya çalışıyorlar. Evet bizim buradakiler gibi ısrarcı değiller. Sadece “No” kelimesini bile duyduklarında geri çekiliyorlar. Fakat o kadar çoklar ki, onlarca kez “No” diyorsunuz. Bu da meydandan aldığınız keyifi düşürmeye yetiyor.

Akşamları İtalyanlar, küçük sayılabilecek cafe ve restoranlarda şarap ve kahve içerek sohbet ediyorlar. Bu onların geleneğinde var. Biz de ortama ayak uydurduk ve günün yorgunluğunu atmak için küçük bir cafeye oturduk. Şarap ve kahve konusunda gerçekten çok iyiler. Siz de İtalya’da mutlaka bunları tadın.

Gece otelimize kendimizi zor attık. Otel meydana yakın olmasıyla gürültüden uzak değil malesef. Fakat günün yorgunluğu ile gürültüleri uzun süre duymadık. Sabah 8:00 – 8:30 arası kalktık ve kahvaltı için aşağı indik. Otelin kahvaltısı açık büfe ve oldukça yeterliydi. Bunu İtalyan tarzı için yazıyorum. Yoksa Türkiye’ de, oteldeki gibi bir kahvaltı anca vasat olarak nitelendirilir. İtalyanlar genelde kahvaltıda kahve veya kahve + kurvasan gibi tatlı çörekler yiyorlar. Bundan dolayı, oteldeki kahvaltı yeterli gözüktü :)

Otelden memnuniyetimizi de belirterek ayrıldık. Daha önce planladığımız gibi vapuretto iskelesine gittik ve 1 numaralı vapurettoya bindik. Bu vapuretto sizi büyük kanaldan (Grand Canal) Roma meydanına götürüyor. Yarım saatlik bu seyahatte büyük kanalın tamamını dolaşıyorsunuz. Yani sınırsız biletiniz ile bir büyük kanal turu satın almışçasına geziyorsunuz. Büyük kanalda bir çok durakta duruyor ve hareket ediyorsunuz. Bir çok yeri kanaldan tekrar görüyorsunuz. Bence mutlaka yapılması gerekenlerden biri de bu yolculuk. Hem sınırsız biletiniz içinde hem de sizi gitmek istediğiniz meydana ulaştırıyor. Daha ne olsun :)

Meydan ulaştığımızda, taş köprüden karşıya geçmeden önce tren için biraz yolluk almaya karar verdik. Vapuretto iskelelerin hizasından (iskeleler sağınızda kalacak şekilde) kıyı boyunca 50 metre kadar yürüdüğünüzden COOP adlı süper marketi göreceksiniz. Buradan trende yolluk yapacak bir şeyler satın alabilirsiniz. Biz bol bol şekerleme vs aldık :)

Tren istasyonuda trenimizi bulduk ve biletimizde belirtilen yerlerimize oturduk. Daha önce belirttiğim gibi, trendeki kablosuz internek sadece abonelere açık. Kullanıcı adınızı ve şifrenizi girmeniz gerekiyor. Bu nedenle bir şifre edinmekte fayda var. Tren oldukça rahat ve konforlu. Orta vagonda yiyecek ve içecek satışı var. Her vagonun sonunda oldukça temiz bir tuvalet mevcut.

Venedik Santa Lucia ile Roma Termini arası 3 saat 40 dakika arasında. Bu süre içinde 10 a yakın durakta duruyor. Buna rağmen rahat bir yolculuk. Bu rotada uçak da tercih edebilirsiniz. Fakat kişi başı 230-250 euro gibi bir bedeli gözden çıkarmanız gerekiyor. Havaalını transfer, bekleme, iniş gibi unsurları göz önüne aldığınızda bu kadar yüksek fiyat farkı gereksiz hale geliyor. Yine de tercih meselesi.

15:10 geçe Roma Termini istasyonunda indik. Biletimizde yazan 15:05 saatinden 5 dk geçti. Bu italya standartlarına göre olmaması gereken bir gecikme :) İnanın ulaşım İtalyada o kadar mükemmel işliyor ki, 5 dk lık gecikme için olağan dışı bir şey olmuş olması gerekiyor.

Umarım yazım sizin için faydalı olur.

Gezimizin Roma (Rome) ayrıntıları için tıklayın.

 

Author: Oğuzhan BAL

Share This Post On

4 Comments

  1. Harika bir yazı venedik ve roma seyahatim için süper oldu ellerinize sağlık tekrardan

  2. Teşekkür ederim. Faydalı olduğuna sevindim.

  3. Lido adasına nasıl gidilir. Yardımcı olursanız sevinirim

  4. Öncelikle teşekkür ediyorum yazınız için. Otelimiz lido adasında. Gece geç saatlerde bu adaya gitmemiz mümkün mü?

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir