These New Puritans Konseri

Önceden dinlediğim bir grup değildi These New Puritans (TNP), açıkçası çok fazla takıldığım bir tarz da değil bu ama 7 Aralık gecesi Salon İKSV’deki performanslarina gitmek istedim. Bu arzumun en büyük nedeni tabii ki “Hidden” isimli albümlerinin New Musical Express (NME) dergisi tarafından 2010 yılının en iyi albümü olarak seçilmesiydi.

TNP’nin yaptığı müzik türü literatürde Post Punk ve Art-Rock olarak geçiyor. Benim algıma göreyse çaldıkları şarkıların çoğu saldırı ve savaş temalıydı. Agresif davul ritimlerinin ve klavyeden çıkan elektronik seslerin yön verdiği kompozisyları, Jack Barnett’in mistik vokali ve zaman zaman üflemelilerden çıkan melodiler destekliyor. Sahnede şarkıları bire bir hisseden solistin jestleri de cesaret ve isyan temasıyla performansa bütünlük katıyor. Konserin ortalarına doğru edindiğim izlenim, Salon’u iki tür dinleyicinin doldurduğu yönündeydi: hardcore hayranlar ve diğerleri. Hardcore dediğim hayranlar bütün şarkılara eşlik edip, ritimlere kafa sallayarak katıldılar ancak sayıları yarıdan azdı. Ve esas kalabalığı oluşturan o diğer grubun Salon’a gelmesinde NME ödülünün fazlasıyla etkili olduğunu düşünüyorum. Gel gelelim ben bu ödülde de NME’nin kendi vatandaşına bir hayli iltimas geçtiği kanaatindeyim. Yaptıkları deneysel tür müzikal sınırları kırmış, çok yenilikçi ve belli bir kitle tarafından sevilmiş olabilir lâkin yılın en iyi albümü olmaktan çok uzaklar benim kişisel tartımda. Ortaya koyabileceğim en ciddi eleştirilerse vokal kalitenin müzikal derinliğe ayak uyduramaması (bu müziklere John Barnett’e alternatif çok daha iyi vokalistler bulunabileceği açık), albümün tematik bir bütünlülüğe sahip olmaması (bknz: Attack Music vs Hologram, biri saldırı biri bilardo masası müziği) ve sevilmesi zor bir albüm olması. Dün gece deneyimlediğim kötü canlı performans da cabası.

Duyurulan saatten on dakika geç çıkmaları önemsizdi fakat seyirciyle hiç iletişim kurmamaları ve “bu son şarkı sonra kaçarız anadımmı” diyerek konseri 45 dakikada bitirip gitmeleri hiç hoş değildi. Bis için tekrar çıkmalarını bekleyen o hardcore dediğim kitle alkışlarıyla gürültü yaratmaya çalıştıysa da salonun geri kalanından destek bulamadılar. Böylece sona eren konserden sonra kapı önünde tatminsizlik ve hayal kırıklığı hakimdi.

Salon İKSV’yi müzikle uyumlu, görsel zevk veren ışık şovları için kutluyorum.

Author: Memo

Share This Post On

1 Comment

  1. Merak ettiğim bir konserdi ama gerçekten çok kısa sürmüş.. şimdi üzülsem mi bilemedim (:

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir