The Radio Dept.

radiodept
Ülkemize son gelişlerinde büyük numaralarını ufak bir orkestrasyon ile yaparak dinleyenlerini kendinden geçirmiş, uyuyan devleri uyandırmış, milleti evlerine mutlu mesut yollamışlardı. Yalnızca David çalmamışlardı.



Bazı gruplar vardır, sahneye bakmanızı; orda olan biten, müzik dışındaki numaraları da ‘teyit’ etmenizi ister. Bazı gruplar da, insana kendini evinde gibi hissettirir, dinleyicisini müziğin eşliğinde aklının içindekilerle başbaşa bırakır. İsveçli shoegaze triosu, memleketlerinin pastoralliği ile c86’i harmanlayarak icra ettikleri müziğiyle tam da bu ikinci kategoriye giriyor. Hayranları arasında Sofia Coppola da olan grubun 2003 menşeili ilk albümü Lesser Matters’dan bu yana aslında çok şey değişti gibi. Kendileri de evrildi üsluplarınca fakat hiçbir zaman yaptıkları iş en kabaca ‘cıvımadı’



Şu konserin gelişi de bende aslında böyle çağrışımlar uyandırıyor, ne çalacakları, ne hissettirecekleri konusunda düşündükçe içim ferahlıyor.



Ne çalacakları bahsini açarsam da; bir ara Heaven’s on Fire çalacakları kesin. İlk albümde bulunan, grubun gençlik yıllarını anlattığı sözleriyle bezeli 1995’te mutlaka olmalı, olacaktır. Never Follow Suit, The City Limits ve bir kaç tane daha Clinging To A Scheme şarkısı ağlarken dans ettirecek haller bırakma konusunda yüzde yüz garanti veriyor bence. Bir de We Made the Team sürprizi yaparlarsa hazır Kim Ki O da tüm zerafeti ile onlardan evvel sahne alacakken üstelik, en azından beni eve mutlu yollasalar süper olur.



Kısacası, iyi bir konser var bu gece. Gidin azıcık kalbiniz şişsin, dişleriniz kamaşsın. Gözlerinizi kapayın sahne ışıkları gözkapaklarınıza The Radio Dept. eşliğinde vursun.



Author: Onur Yener

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir