The Karate Kid

Harald Zwart’ın yönetmenliğini yaptığı, 2010 yapımı The Karate Kid, John G. Avildsen’in 1984’te çektiği aynı adı taşıyan filmin yeniden çevrimi.

İlk Karate Kid benim için de efsane bir filmdi. Çocukluğumda izlediğim filmden sonra uzun süre karate hareketleri yaptığımı, özellikle son sahnedeki o muhteşem vuruş tekniğini (Turna Tekniği) evde birçok kez yapmaya çalıştığımı hatırlıyorum. “Cilala Parlat” diye diye temizlik yaparak Karate öğrenmeye çalışmışlığım da vardır. Bu filmin birkaç nesilde böyle bir etki yarattığı söylenebilir.

2010 yapımı yeniden çevriminde ise olaylar Çin’de geçiyor. Genç Padavanımız olarak Jaden Smith karşımıza çıkıyor, efsane Miyagi Usta’nın yerine de Mr. Han karakteriyle Jackie Chan geçmiş. Dövüş tekniği olarak Kung fu kullanılmış. Oyuncuların rollerinde hiç sırıtmadığı, izlerken ilkine benzer bir tat aldığımız eğlenceli bir film olmuş diyebilirim. Kung fu’nun estetiğinin, Çin’in yer yer çok güzel manzaralarının filme değer kattığı söylenebilir.

Her ne kadar eğlenceli bir film olsa da bu filmi yeniden çekmeye gerek var mıydı, sorgulanabilir. Yeniden çevrimler özellikle teknolojiyi çok gerektiren filmler değillerse gereksiz oluyorlar. Birkaç yıl içinde yenisi unutulup yine ilki hatırlanmaya devam ediyor. Çünkü o filmlerin efsane olması çok iyi olmalarından öte o dönemde bıraktıkları etkiden kaynaklanıyor. Sanıyorum yeniden çevrimler sadece para kazanmanın kolay bir yolu olduğundan yapımcılar tarafından sıkça tercih edilmeye başlandı. Bildiğimiz ve sevdiğimiz pek çok filmi daha bu şekilde izleyeceğimizi tahmin etmek güç değil.

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • 21 Haziran 2011 -- Momentos
    Biz evi olanlar (elbette, ev sahibi olamayanlarımız da dahil), bir ev içinde büyüyerek topluma karışanlar, evsizlik kavramına dair ne bilebiliriz? Sizi bilemem, ben hiçbir şey bilmiyorum. Bundan 3 sene önce ilk gözağrımız Plansekans'a yazmıştım The Saint of Fort Washington'ı. Film bittiğinde bir...
  • 24 Mart 2011 -- Press
    Film, Türkiye’nin karanlık yıllarından doksanların başında Özgür Gündem gazetesinin Diyarbakır şubesinde yaşananları anlatıyor. Haber yapmanın, gazete dağıtmanın çok zor olduğu bu zamanlarda mücadele etmek de gereklidir. Film, öyküsünün merkezine bu koşullara rağmen gazeteci olmak isteyen Fırat’...
  • 19 Ocak 2011 -- 127 Hours
    Dikkat: İzlemeden Okuma! Bu yazı filmin sürpriz sayılabilecek gelişmelerini de içermektedir. Oscar’lı Danny Boyle’dan artık yeni bir Trainspotting gelmeyeceğinin farkındaydık ancak Aron Ralston’ın bir kanyonda sıkıştığı 127 saati anlatan yeni filminin vasatlığı yine de sürpriz oldu. Aron macer...

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam protection by WP Captcha-Free