Teen Choice Awards 2011 / Gençlik Ödülleri 2011

Gençlik Ödülleri 2011Eğer Disney yıldızlarına, Alacakaranlık grubuna, Vampir Günlükleri’ne ya da Harry Potter serisine çok da meraklı değilseniz bu yazıyı okuyarak vakit kaybetmeyin. Çünkü bu yazı L.A. topluluğuna düşkün olanların ilgi alanına girmektedir.

Törenin tarihi her ne kadar 7 Ağustos olsa da Türkiye’de canlı gösterimi 8 Ağustos sabahı 3-4 civarındaydı. Bir sürü adrese bakmama rağmen (bu arada Yahoo Answers’daki insanların bir kısmının yanlış bilgi verdiğini söyleyebilirim) sadece birinde canlı gösterimi yakalayabildim; Lovaticler (Demi Lovato hayranları) sağolsun. Gerçi o da yarıda kesildi ama neyse… Ancak ertesi gün Youtube’dan törenin tamamını izleyebildim ve görüntü kalitesi gerçekten harikaydı: Paylaşanın ellerine sağlık.

Her neyse, gelelim törene. Kırmızı halı hakkında yorum yapamayacağım, izleyemedim; ama Demi ve Selena’nın dostluk görüntüleri vermeye çalıştığı pozları gördüm. Pek başarılı olamamışlar bence. Justin Bieber küpelerini takmıştı! Ödülleri topladı yine. Bir sürü iddialı takım vardı aslında; Vampir Günlükleri, Glee, Taylor Lautner, Robbert Pattinson, Alacakaranlık ve hatta Harry Potter hayranları bir yanda dursun, Blieberler (Justin Bieber hayranları) hemen kendilerini belli ediyorlardı. Adayların gösterildiği vtrlerden birinde  Justin’in ismini duyan çılgınlar zaten ortada az çığlık varmış gibi birden daha farklı, daha ciyak bir şekilde çığırmaya başladılar. Ne diyeyim; aynı şeye Jonas konserlerini izlerken sıkça rastladığım için pek de şaşırmadım aslında. Justin’i Disney yıldızlarından ayıran en önemli özellik de Youtube’dan aldığı şöhretidir. Miley Cyrus, Jonas Brothers, Demi Lovato gibi birçoğunun aksine Twitter’da 3’ün 5’in hesabını yapmıyor ve 11 milyon küsür hayranına tweetler saçıyor. Selena da performans sergiledi törende. Ama tam anlamıyla miyavlayan bir kedi gibiydi. Bir de defile yapmış gibi bir hali vardı, gördüğüm kadarıyla üç elbise değişti. Bu aralar hayran sayısının artmasında da kesinlikle Justinle beraber olmasının etkisi var. Öte yandan onun sesi yerine Demi’ninkini tercih ederim. Tartışmasız Selena’dan daha güçlü bir sesi var. Her ne kadar kendi kendine kariyerine büyük bir darbe vurmuş olsa da (Joe Jonas’tan ayrılması üzerine bunalıma girdi. O derece ki bir süreliğine rehabilitasyon merkezinde yattı.) Demi de ödüllerden payını aldı. Miley’i göremedim ben. Hiç ödül de alamadı. Garip!

Disney yıldızları bir yana Robert Pattinson estirdi yine rüzgarını. Bu sene yeni bir ödül dalı vardı “En İyi Vampir” diye, ne gerek vardıysa. Güçlü rakipleri varmış gibi gözükse de (Nikki Reed, Alexander Skarsgard, Ian Somerhalder, Paul Wesley, Nina Dobrev) ödülü Robert’in (yani bizim Edward’ın) alacağı bariz ortadaydı. Gösteri olsun işte. Ödülünü de efsane The O.C.’nin başrol oyuncularından Rachel Bilson ve Jonas Brothers grubunun ortanca üyesi Joe Jonas verdi. Kardashianlarda boy gösterdiler; Kim, Kourtney, Khole, Kendall ve Kylie. Boyları arasındaki fark fazlasıyla dikkat çekiciydi. Hele de Khole, Kylie ve Kendall, Kardashianların meşhur topuk sevdasına kapılıp bir karış yüksekliğinde topuklu ayakkabıları giyince Kim ve Kourtney felaket derecede kısa kaldılar sahnede: Kompleks sebebi resmen! Blake Lively turuncu ve tamamen deri elbisesiyle yine harika gözüküyordu. Yapılan listelere göre sadece ben değil birçok insan bu kızın duruşu hakkında aynı görüşlere sahip. Malum çekici bayan bu sene “En Etkili Yüz İsim” listesinde (Justin Bieberla beraber) yer aldı. Heyecandan da kalbi duracaktı. Black Eyed Peas resmen hüsrana uğradı bu yıl: Sıfır ödül. Hiç bir sene bu kadar başarısız olduklarına şahitlik etmemiştim. Fergie’nin Asthon Kutcher ödülünü almaya giderken yaptığı boğazını kesme hareketine de hala anlam verebilmiş değilim. Aynı dalda aday falan da değillerdi üstelik. Ellen de Generes de kaptı ödülünü. Oylarım boşa gitmemiş yani. Vampir Günlükleri’nin süper üçlüsü Paul Wesley, Nina Dobrev ve Ian Somerholder da mikrofon başı esprileriyle salonu güldürmeyi başardılar. Son ataklarını yapan Harry Potter da yedi ödül topladı ve sanırım rekoru kırdı. Daniel Radcliffe orada değildi ama sörf tahtalarını (heykelcikler yerine verilen Gençlik Ödülleri’nin geleneksel ödülü) Tom Felton (hani filmdeki kötü, sarışın çocuk) ve Rupert Grint (turuncu kafa) aldılar. Bir ara da sunucu Taylor Lautner’ı (Alacakaranlı’tan Jacob oğlanı) çağıracaktı ama sağolsun cici (!) kızlar bayanın hevesini kaçırdılar. Çünkü bayan “Yeni filmi Abduction…” falan diyordu ki kızlar cırlamaya başladı. Sunucu da “Siz zaten kim olduğunu biliyorsunuz.” diye sunumunun gidişatında bir değişlik yapmak zorunda kaldı. Ama hiç suçlamıyorum tabi ki bu insanları. Çünkü eğer bu girdap gibi içine çeken akıma kapılmış bir kızsanız, hayran olduğunuz isim genç Hollywood’tan ve hatta özel hayran kitlesine sahip kişilerden biri ise o zaman bu yaptığınız gayet doğal bir davranıştır. David Beckham da üç oğluyla beraber salonun koltuklarına yerleşmişti.

Daha birçok isim vardı elbette törende. Ama aklımda kalanlar bunlar. Dahasını merak ediyorsanız buyurun adres kutucuğuna kopyalayıp yapıştıracağınız adres: http://www.youtube.com/watch?v=0m6oqN3Dgy8

[Yazıda sık sık kullandığım Lovatic, Blieber gibi isimler hayran gruplarının kendilerine vermiş oldukları rumuzlardır. Bir diğer mevzu ise hatrı sayılır hayran sayısına sahip ünlü/lerden bahsederken takım kelimesini kullanmam yabancı ülkelerde kurulan gruplardan kaynaklanıyor: “Team Edward, Team Jacob, Team Jonas” vb.]

Author: Buse Fazlıoğlu

[ 06.06.1993 ]

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir