“Filmlerdeki Fotoğraflar” Ingmar Bergman Filmleri 2. Bölüm
Şub09

“Filmlerdeki Fotoğraflar” Ingmar Bergman Filmleri 2. Bölüm

  Etkinliğin 19 Ocak’taki ilk bölümü hayli zayıf geçmiş, beklentimi karşılayamamıştı. Bergman’ın sineması hakkında konuşmanın zor olduğunu bildiğim, bunun da sadece bir giriş olduğunu düşündüğüm için ikinci bölümü merakla bekliyorum. Benim en büyük eleştirim biraz dağınık bir başlangıç yapılması ve başlığında “fotoğraf” olan bir etkinliğin filmlerin görselliğine gereken önemi vermemesi oldu. Yine de ikinci...

Read More
Sinematografi İnsan Yüzüdür
Oca18

Sinematografi İnsan Yüzüdür

Ne yazık ki Türkçe’de Ingmar Bergman ile ilgili pek fazla kitap yok. Her satırını neredeyse çizerek okuduğum Afa Yayınları tarafından basılan “Büyülü Fener” sinemasında önemli bir yer tutan hayatına, iç dünyasına adım atmak için önemli bir kaynaktı. Daha sonra Agora Sinema Kitaplığı, Büyülü Fener’i yeniden bastı, Nisan Yayınları “İmgeler” adlı bir kitap çıkardı. Özel bir çaba gösterildiğinde...

Read More
Efter Repetitionen
Ara13

Efter Repetitionen

Aslında bir replik eklemek istedim, ama Bergman filmleri hakkında konuşmaya can attığım için filmle ilgili de birkaç şey söyleyeyim dedim. Ingmar Bergman’ın 1984 yılında televizyon için çektiği bu filmde gözde oyuncuları Erland Josephson ile Ingrid Thulin oynuyorlar, genç oyuncu rolündeyse Lena Olin var. Tiyatro sahnesinde, provadan sonra yönetmen Henrik Vogler’in yalnız kalmasıyla başlayan film, yönetmenin genç oyuncu Anna Egerman ve...

Read More
Persona
Oca01

Persona

Persona üzerine pek bir şey yazmak mümkün değil, bunun için Bergman’a biraz daha yakın olmak, yüzüne iyice bakmak gerekir. Eğer dış ses olup Elisabeth Vogler’ı konuştursaydım, aşağı yukarı şöyle bir giriş yapardım; “Her sabah uyandığımda hayata karışmak için özel bir çaba sarfediyorum. Yüzüme taktığım maske mi gerçek, yoksa altında saklı olan ve benim “ben” demekten çekinmediğim varlık mı? Her şey sahte, gerçekten...

Read More
Karins Ansikte
Ağu04

Karins Ansikte

1984 yapımı 14 dakikalık bu kısacık belgeselden bile Bergman hakkında bir şeyler öğrenebilmenin mümkün olduğunu görüp şaşırıyorum izlerken. Öğrenmek sözcüğünü duysa sinirlenebilirdi belki yönetmen, bu nedenle hissedebilmek demeli. Annesi Karin’in yüzünün peşine düşüyor Bergman bu belgeselde, müzik ile birlikte fotoğraflar üzerinde dolaşıyor. Onun  gözlerine, ellerine, yakasındaki iğneye dokunup geçiyor. Her zamanki incelikli...

Read More
Sayfa 1 - 212