Tabutta Rövaşata

Türk Sineması’nı seviyor, adam akıllı işler yapıldığında bir başka mutlu oluyor ve gururlanıyorum. Gururlanışımın hamasî, nasyonalist bir sebebi yok; alışık olduğumuz ucuz manzara bir ân için de olsa gözlerimin önünden siliniyor ya, o işte, o yetiyor bana. Genelde de eğer bir Türk filmini sevmişsem, sağır sultana duyurana değin yazarım, anlatırım, konuşurum. Tabutta Rövaşata da onlardan biri ve bendeki yeri çok ama çok ayrı. O yüzden çizmeleri giymeli.

Derviş Zaim‘in 1996 yılında, gerçek kişilerin yaşamları üzerine çektiği filmin başrolünde Ahmet Uğurlu var. Filmdeki Mahsun Süpertitiz rolü için uzun süre Rumelihisarı civarlarında bir düşkün hayatı yaşamış Uğurlu. Kılıksız, aç biilaç dolaşmış, kendisini alıştırmaya çalışmış. Sonra ‘Reis’.. yani Tuncel Kurtiz. Oynadığı her rolün altında kalkabilen bu büyük oyuncu, burada bir denizciyi oynuyor. Mahsun ve tıpkı onun gibi diğer düşkünler, evsizler Reis’in liderliğinde, daha doğrusu kol kanat germesiyle günlerini tüketmeye çalışıyorlar. Sonra o sarı fularlı, eroin bağımlısı uzun bakışlı kadın.. Kıraathane tuvaletinde pamuk ve enjektörle hem kollarını hem hayatını uyuşturan.. Durmadan kaşınan, ‘durmadan susan’: Ayşen Aydemir. Sonra, bir kayıkta donarak ölen Sarı..

Sevgili okuyucu, donarak ölenler ısınarak dirilerler mi? Ölü toprağına şarap dökülen evsizler, dokuz tahta altında sarhoş olurlar mı? İçleri ısınır mı? Ah ah..

Leit-motif’leri oldukça fazla, İtalyan Yeni-akım sinemasının tekniklerinden oldukça faydalanılmış, kendi sinemasının en özgün örneklerinden biri olan Tabutta Rövaşata’da gösterilmek istenen tek şey, ayakta kalabilme güdüsüdür. Yani benim baktığımda, ve sizi temin ederim ki bir hayli baktım, filmde görebildiğim bu. Kimileri inşaatlarda yatar, üşüyen ellerini kendince ‘ödünç’ aldığı bir arabanın klimasında ısıtır; kimileri kendisini esrara, eroine, alkole verir: yani bir şekilde düştüğü yerde kalma çabası. Standartlarının farkında umutsuz bireylerin, yaşam pratiği. Bu film bana çok dokunuyor.

2006′yı 2007′ye bağlayan gece, Sarı’nın toprağına akıtılan şaraptan içerken izlemiştim ilk.. Uyuşturucu parası için fuhuş yapan, “Mahsun beni Taksim’e götür” diye haykıran Ayşen Aydemir’in, çekimler sonrası, ödül aldığı gece öldüğünü bilmiyordum henüz. Tüm o ürkeksi duruşu, külü uzayıp giden sigarası, fuları bana dokunmamıştı o kadar. Tavuskuşu çalacak kadar aç kalan Mahsun’un, eline geçen üç-beş kuruşla “Sarı’ya gideriz diye düşündüm, içki aldım” demesi örselememişti içimi. “Ama arkadaşlar iyidir” diyen o gariban ses.. Öyle sanıyorum ki insan anlamaya başladıkça, anladıklarından korkar oluyor. Mesela ben bu filmi izledikçe, kafamın bir yanında “Otobüs Çalarım” diyen Baba Zula melodisi, diğer yanında Yansımalar’dan “Yaban Gülü” .. Mecbur bırakıldığımız hayata lanet okuyasım geliyor, inandıklarımdan sıyrıldığımı hissederken de gözümden düşen bir damla yaşı fark ediyorum. Galiba bir kıyımın oyuncularıyız;

ve anlatması izlemesinden daha zor.

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • 11 Temmuz 2011 -- Altın Koza’nın Jüri Başkanı Derviş Zaim
    Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek olan 18. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında yer alan Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması'nın Jüri Başkanlığı'nı ünlü yönetmen Derviş Zaim yapacak. Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 – 25 Eylül tarihleri arasında yapılac...
  • 03 Nisan 2011 -- Yönetmen Buluşması / Derviş Zaim
    6 Nisan, Saat 17:00, Akbank Sanat Akbank Sanat, 30. İstanbul Film Festivali'ne paralel bir etkinlikte usta yönetmen Derviş Zaim'i izleyicileriyle buluşturuyor. Son filmi "Gölgeler ve Suretler" Ulusal Altın Lale Yarışması'nda yer alacak olan usta yönetmen, sinemasından, yönetmenlik tecrübeleri...
  • 28 Mart 2011 -- 22. Ankara Uluslararası Film Festivali Ödülleri
    22. Uluslararası Ankara Film Festivali’nin ödülleri belli oldu. Derviş Zaim’in “Gölgeler ve Suretler” filmi “En İyi Yönetmen” ve “En İyi Film” ödülleri başta olmak üzere toplam yedi ödülün sahibi oldu. Ödüller; En İyi Film Ödülü: "Gölgeler ve Suretler” Mahmut Tali Öngören Özel Ödülü: “K...

One Comment

  1. film izlenmeye değer gerçekten.Türk sineması adına ben de sevinmiştim filmi izlediğimde.Ahmet Uğurlu nun oyunculuğu sayesinde müthiş bir film..

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam protection by WP Captcha-Free