Swans: “I feel dead, I feel cold, I am blind”

Swans

Heder olmaya hazır olmalı: Sınırlandırılamayan müziğin kalbi bir kez daha İstanbul’da atacak.

Zamanında kohlear kanallarımızda gondolla gezintiye çıkmış nice müzikal topluluğu bu yıl bir bir gözlerimizin önüne sunan Salon İKSV, katlimize ferman çıkarıyor: Michael Gira ekibini de toplamış — müzik tarihinin en cool oluşumlarından biri, İstanbul’u ziyaret ediyor. Göğsümüzde iz bırakmaya.

Swans bir roman olsaydı Gustav Meyrink’in Der Golem’i olurdu: Zira korkuya bulanmış merak, ağır ağır kanımıza zerk ediliyor. Huzuru bulamamışlara feylesofik talkımlarını kırık melodiler arasında ve gözyaşları ve umutsuzluk ve hınç ve isyan ve sükûnet ve anarşi ve melankoli ve kaybediş ve unutuş ile sunuyorlar. Karşılıksız sevmediklerinden, fedakârlık da bekliyorlar.

Özeti “az insan, minimum kakofoni, kusursuz” olabilecek o doğa olayına şahitlik edişimizin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Gira o gece tek başına gibiydi, işin aslı ise öyle değildi. Başımızdaki ağrı kemikte dolanan romatizma gibi kalplerimize ulaştı, yorgunluk yerini sessizliğe bıraktı. Şaşkınlık efektlerini dudaklarımıza zamkladığımız o gecenin ardından hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Bir tür rüyaydı; uyanmak istemeyeceğiniz kadar dehşetli bir albenisi olan. Gira, şiirlere şayan görünüşüne rağmen epey kötü huylu bir doğa aksesuarı olan kuğu’dan adını alan ekibi ile yapabileceklerini tahayyül edemeyeceğimiz kadar deli bir adam. Anadan üryan sahneye çıktığı vaki bu modern morosophe, kirli ve gürültülü müziğini darmadağın hisler altında ezilen düşüncelere temas ettirmesini epey iyi bilen, öyle bir araya geldi mi dravdan da ses çıkarmayan beberuhiler topluluğunu lideri olarak kalbimize basmaya geliyor.

Nirvana’nın bile ‘tekrar’ birleştiğini açıkladığı bir tuhaf yılı aşındırırken, 2012’de kulaklarımızı dövmüş ve Pitchfork tarafından yılın en iyi ilk elli albümü içerisinde gösterilmiş The Seer akabinde ülkemizde dinleyici kitlesini epey bir arttırdığına sevinçle hayret ettiğim destansı ekip, Nisan ayının ilk pazar gününü paramparça etmek için yandaş arıyor.

Tuhaf bir not: Kuğu, 18 Nisan’da gerçekleşen bir fırtınanın adı. Gerçekleşme olasılığı 25% deniyor. Bu ise gerçek, kaçınılmaz, denedim 100% çalışıyor.

Binnetice orada olun.

Kaçırdıklarımız kaçtıklarımızdır.

Orada olun.

Kaçırdıklarımız yerlerinde kalmıyor.

Orada olun.

Her şey bunda: tek sorun bu.

Orada olun.

Şiirle, şarapla ya da erdemle, nasıl isterseniz, ama orada olun.

Author: Fırat Aydın

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir