Süper Güçsüz Kahramanlar

The Dark Knight Rises’ın vizyona girmesi münasebetiyle beyazperdenin süper gücü olmayan kahramanlarına değineyim istedim. Gerek filmin dünyasındaki konumu bakımından önem teşkil eden, gerekse izleyene örnek olacak/olmuş karakterlerden bir liste yaptım. Listeler kişisel olduğu için aşağıdakileri hiçe sayabilir, fikirden yola çıkarak kendi listenizi yapabilir, yorumlarda bulunabilirsiniz. Buradan yola çıkıp “Kahramanlar ve Düşmanları” diye ayrı bir liste de yapılabilir.

Liste sıralama gözetilmeksizin hazırlanmıştır.

Batman

Christopher Nolan Batman Begins’te vurgulamadan önce de Batman’i süper güçleri olmadığı için severdim zaten. Süperman gibi doğuştan süper değil, Örümcek Adam gibi örümcek tarafından ısırılıp da süper güçler kazanmıyor, Bruce Banner gibi gama ışınlarına maruz kalıp da Hulk olmuyor falan filan. Bizlerin yüzlerce kat zengin hali gibi bir şey Bruce Wayne. Bilinç düzeyi geliştikçe yaşadığı yeri daha temiz daha güzel bir yer yapabilmek adına babasının mirasının da yardımıyla önce kendi korkularını hallediyor, sonra bu korkuyu düşmanlarının üzerine salıyor. Kervan yürüdükçe itler ürümeye ve üremeye devam ediyor. Batman doğru bildiğinden şaşmayıp yarenleriyle birlikte düşe kalka ve inatla ilerliyor.

Joel Schumacher’in elinde hancının kızına dönen Batman’i çok güzel bir yere getirdi Nolan. Yakın bir gelecekte birileri tekrar el atmaya cesaret edebilir mi, ederse nasıl bir şeyler yapmak, nasıl yenilikler getirmek ister, merak ediyorum ama uzunca bir süre bulaşmazlar herhalde Batman’e.

Theo Faron

Eskilerin aktivisti, şimdilerin olmasa da olur türünden yaşayanı. Çocuksuz bir gelecekte eski eşinin ricasıyla hamile bir genç kızı Human Project adlı gemiye götürmeye niyetlenenlerin arasına katılıyor Theo. Para için başladığı bu yolculuğu canını dişine takarak çıplak ayakla ve parmak arası terlikle devam ettiriyor, spor ayakkabılarla tamamlıyor. O hengamenin içinde ayrı düştüğü Kee’yi ne yapıp edip buluyor, götürmesi gereken yere sağ salim götürüyor. Bitik bir yaşam için onurlu bir ölüm. Perdede gördüğüm en fedakar karakterlerden.

Sean

Birilerine yol göstermek, yarenlik etmek, rehber olmak çok önemli bir şey. Birilerini örnek almak ve birilerine örnek olmak gerekiyor. İyi, güzel olalım; güzelliklerle yarışalım. Sevdiklerimiz, saydıklarımız çok da başka şeyler istemiyorlar bizden (Merhaba, ben sevgi pıtırcığı!) Bunlar nadir bulunan türden insanlar benim için. Bu sebeple Sean Will için olduğu kadar özdeşlik kurabilmek açısından benim için de önemli. Sahip olduğu potansiyeli nereye yönlendirmesi gerektiğini bilmeyen, bilse de burnunun dikine gitmekten ayrı bir haz duyan Will’e rehberlik ediyor Sean. Girebileceği yolları gösteriyor, ihtimalleri sıralıyor. Will’in çekip alıp, yaşantısına entegre ettiği şey ise çok daha başka oluyor.

Burun kıvıranlar vardır elbette ama hem Gus Van Sant’ın hem de Damon ile Affleck’in kariyeri açısından ilginç bulurum Good Will Hunting’i. Öyle bir projenin yaratıcılarından olup Oscar aldıktan sonra senaryoya yıllar boyunca bulaşmayıp Allah ne verdiyse yılda ikişer üçer filmde rol almak anlaşılır ama biraz garip geliyor bana. O zamanlar daha saf duygularla sinema yapmak istiyorlarmış sanırım.

Samwise Gamgee

Listenin en dost canlısı karakteri. Dost sıfatının altını, üstünü, sağını, solunu boşluk bırakmayacak şekilde dolduruyor. Orta Dünya’nın hakkı yenmiş en birinci kişisi. Nikola Tesla’yla, Barcelona’nın Iniesta’sıyla uzaktan akraba olabilecek mangal yürekli Hobbit. Derdiyle, kederiyle, arızasıyla, yüzüğüyle birlikte Frodo’yu da taşıyor ama yine de yaranamıyor. Frodo yüzüğün gücüne kendini kaptırıverirken hem onunla hem de pislik Gollum’la uğraşıp duruyor. “Ben bir söz verdim Bay Frodo” diyerek kapıdan kovulsa bacadan giriyor. Alfred’i oluyor Frodo’nun; ödev duygusuyla, görev bilinciyle hareket ediyor, Elf Ekmeği’nden yemiyor yediriyor. (Yazarken yemin ederim nefret ettim Frodo’dan!) Güç yüzüğünü kısa süreliğine taşıyıp geri verebilmesi de ayrı bir olaydır. Sonuçta Gandalf bile cesaret edemedi o yüzüğü eline almaya.

Donnie Darko

Aslında kendim için daha anlamlı kılmak amacıyla bu filmle ilgili bir dosya hazırlamak niyetindeyim. Fakat şimdilik bu kısa yazıyla yetinelim. Şu illüstrasyonu filmi çok iyi anlayan birisi yapmış. Çünkü Gretchen’ın da değinip ağzının payını güzelce aldığı sahnede de altının çizildiği gibi bir süper kahraman Donnie. Film boyunca gördüklerimiz Donnie hayattayken olanlar. Arabasıyla birlikte Gretchen’ı kurtarmak için solucan deliğine dalıp her şeyin başladığı güne geldiğinde belki Frank bu sefer onu uyandırmadığından, belki odasına bir uçak motoru düşeceğini hatırlamadığından, belki de Zaman Yolculuğunun Felsefesi’ndeki Manipule Edilmiş Uyanış’ı yanlış yorumladığından bir rahatlama nefesi alarak uykuya dalıyor. Sonra odasına uçak motoru düşünce filmde izlediğimiz olasılıklar da kökünden kurutulmuş oluyor. Sırf sevdiği uğruna dünyayı yok olmaktan kurtarmış oluyor Donnie. (Kadınlar Uğruna Yapılanlar veya Kadınların Yol Açtıkları konulu bir liste yapılabilir gibi geldi şu an. Durumdan şikayetçi değilim ama var yani böyle bir şey. Truva, Star Wars: Revenge of the Sith, The Social Network… Düşüneyim azcık daha.) Her neyse. Mantıkta yanılıyor olabilir, sonuçta ben de filmle ilgili bir şeyleri yanlış yorumluyor olabilirim. Fakat şüphe yok ki Donnie yarı bilinçsiz de olsa bir kahramandır.

Ajan Wiesler çok yakışırdı bu listeye. Hatta Theo Faron ve Samwise’la birlikte en çok o yakışırdı sanırım. Fakat o kadar özel ve korunaklı bir yeri var ki ne desem bilemedim, çok ayrı bir köşede öylece kalsın istedim. Ryan Gosling vesilesiyle önce Dan Dunne’ı eklemeyi düşündüm. Usta çırak ilişkisine Sean ile değindiğim için eklemekten vazgeçtim. Sonra Driver geldi aklıma. Bundan da Gosling o kadar da torpillim olmasın diyerek vazgeçtim. Boy A’den Jack girebilirdi. Dolayısıyla DeUsynlige’den de Jan. (Bu iki filmin karşılaştırmalı incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.) Gattaca’dan Vincent geldi aklıma. Sonra Jerome’un kahramanlık sıfatını daha çok hakettiğini düşündüm. Sonuçta Vincent’tan daha fedakardı, yakışırdı bu listeye. Paul Thomas Anderson filmlerinden de herhangi bir karakter girebilirdi. A Guide to Recognizing Your Saint’ten Antonio. Kosmos yakışırdı. Mahmut Hoca, Muhsin Bey, Canım Kardeşim’den Murat’la Halit – uzadıkça uzar böyle.

Sona gelince fark ettim ki bu listede kadın yok! Ayrımcılık yaptığım zannedilmesin, bu listenin ilk versiyonu olsun, kadınlardan oluşturduğumuz ikinci bir liste daha yaparız. Filmlerde kadınların konumuna dikkat etmeme sebep olan Nezaket Abla kızmasın bana.

Author: Akin Cetin

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir