Suede – Bloodsports

2013suedebloodsportsalbum600G160113

 

Hayatımda en sert müziği dinlediğim dönemlerde bile Suede’in yeri bambaşkaydı. 2010’daki geri dönüşleri hala uzun süredir duyduğum en güzel müzik haberi olarak güncelliğini koruyor. 2 sene önce İstanbulda verdikleri konserde grubun enerjisinin yerli yerinde oluşu yeni albüm haberini aldıktan sonra heyecan dozunun artmasına neden olan sebeplerden sadece biriydi.

Brett Anderson, Bernard Butler ile birlikte The Tears’da akıllardan kolay kolay unutulmayacak bir albüm yaptıktan sonra iddiasız solo albümlere girişti. Love Is Dead, Back To You, The More We Posses.. gibi çok güzel şarkılar yaptı bu dönemde. Kişisel tatmin amaçlı albümlerden çok fazla şeyler beklenmemeliydi ama yine de kulaklarımız Suede’in bütün duyguları hareketlendirmeyi başaran müziklerini arıyordu.

Albüm çıkmadan önce Brett Anderson albüm hakkında “Dog Man Star” ve “Coming Up” arasında bir yerde olacağını belirtiyordu. Dinledikten sonra bunun bir bakıma doğru olduğunu düşünüyorum. A New Morning’deki ucuz pop kaygılarına girişmemişler.

Bildiğimiz ve tadından hoşlandığımız pek çok içerik ise yerli yerinde duruyor. Suede gelmiş geçmiş en seksi gruplardan biri, bunu da sahnedeki duruşlarından çok gitar tonları ile elde ediyor. Bu konuda Richard Oakes, Bernard Butler imitasyonuluğunun hakkını fazlasıyla veriyor.

Hızlı başlayan albüm ilginç şarkı sırası seçimi nedeniyle git gide yavaşlıyor. Gitar dominasyonuyla başlayan albüm daha sonra elektronik seslerin ön plana çıktığı şarkılara geçiyor. Son 4 şarkı ise Brett Anderson’ın sesinin pik yaptığı balladlardan oluşuyor.

Sonuç, tam da hipster salgının yaşam alanımızı tehdit altına aldığı dönemde şovalyeliğe soyunan Suede geri dönüş albümü nasıl yapılmalı sorularına cevap veriyor. 90lar brit pop’unun yetişkin bireyler tarafından yeniden canlandırılması çok başarılı.

Author: Anıl Okay

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir