Soykırım Üçlemesi

Aynı anda 2. dünya savaşı üzerine izleyip, seyredip, okuyunca böyle üçü bir arada yazayım dedim.

Devlet tiyatrosu malum bu sezona birçok yeni oyunla girdi. Bunlardan çoğu vasatı aşamazken onlara nazaran “Annemin Cesareti” isimli oyun izlenesi.  Savaş zamanında evden kız kardeşini görmek için yola çıkan boşu boşuna tutuklu eşi, bir oğlu er diğeri yazar olan kadının başına gelenlerin hikâyesine II. Dünya savaşındaki Yahudi soykırımı eşlik ediyor. Oyuna danslı bölümler eşlik ederken, sahnelemesindeki flashbackli bölümlerle farklı bir anlatım yakalanmış oyunda. Bu ay boyunca Üsküdar Sahnesi’nde halen oynanıyor.  Bu da iyi bir yazı oyun için, ilgilenlere..

http://melihanik.blogspot.com/2010/02/tabori-annemin-cesareti-istanbul-devlet.html

Diğeri ise gösterime gireceğine inandığım Tony Gatlif’in son filmi Özgürlük. Daha öncekinin aksine kadın, erkek ve yol hikâyesi yerine kalabalık bir Çingene ailesine yapılan soykırım üzerine bir film. Yahudilere yapılanların arkasında kalmış çingene eziyetini bilmeyenler için filmin sonu pek yaralayıcı. Exils ya da Vengo kadar sevmesem de Tony Gatlif ne yapsa izlenir diyorsanız görseniz bir şey kaybetmesiniz. Ama korkum Gatlif beyin Kusturica gibi şaşırması ve çingenelerle ilgili ne yapsam olur kolaycılığı. İşte bir de bu yazıyı okuyun.

http://aklimtakildi.blogspot.com/2010/04/ozgur-olmak-istiyorum-korkoro.html

Bu üçlünün sonuncusu Jerry Kosinski’nin Boyalı Kuşu. Gatlif’in filminde Çuçoro lakaplı aslında Fransız olan ancak yetim kalınca Çingen aileye sığınan bir çocuk var pek güzel gözlü. O çocuk bana işte Boyalı Kuş kitabındaki kara kafalı çocuğu anımsattı. Rengi, şaçı başından dolayı dışlanan, oradan oraya sürüklenen 6 yaşındaki bir çocuğun hikayesi ustalıklı bir kurguyla anlatan Kosinski’nin kült romanıdır Boyalı Kuş.

Kitapla ilgili bir yazı buldum pek güzel…

http://dyedbird.blogspot.com/2010/02/boyal-kus-jerzy-kosinski.html

Vesselam biz de kendi ülkemizdeki yaşanmış, yaşananları daha çok yazalım, oynayalım, çekerek yüzleşelim kendimizle diyerek yazımı Bulutsuzluk Özlemi’nin sevdiğim Boyalı Kuş isimli şarkısından bir bölümle noktalıyorum.

bi boyalı kuştum
bi boyalı kuştum ben.
umut ettim çok,
çok hayal kurdum,
yükseklerde uçtum.

Author: Metin Akdemir

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir