S.O.S İstanbul

Dün akşam Kuruçeşme Arena’da birincisi gerçekleştirilen organizasyon. Toplumu duyarlı davranmaya çağıran ve “farkındalık” uyandırmaya çalışan bir organizasyon olan S.O.S İstanbul, başta küresel ısınma ve kadına yönelik şiddet gibi konularda bireyin üzerine düşenlerin ne olduğunu anlatmaya çalıştı. Bunun için de gönüllü ünlüler ve Tema ile Greenpeace gibi Sivil Toplum Örgüt’lerinden destek aldı. Pelin Batu, Aylin Aslım, Ceyda Düvenci ve Derya Alabora gibi ünlüler konserlerin arasında gösterilen kısa filmler eşliğinde konuşmalar yaptılar.

Organizasyonun amacı güzel olsa da maalesef ben bu tarz dev ekranlı, konserli, eğlenceli organizasyonlarda büyük bir samimiyet eksikliği hissediyorum. Uzaktan baktığımda toplumun bir kesiminin kendini iyi hissetme çabası gibi duruyor ve maalesef yakına gelince de durum değişmiyor. Gecenin küresel ısınmaya katkılarını, her gece ışıklandırılan güzel köprü manzarasıyla birleştirirseniz anlatmak istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz. Neyse ben artık “benim” asıl konum olan konserlere geçeyim;

Mekân olarak Kuruçeşme Arena’nın seçilmesi güzeldi. Son güne kalanlar için 110 YTL gibi bir bedel söz konusuydu ancak içinde Rem olunca birçok kişi bunu sorun etmedi, 80 YTL ön satış aslında uygun bir fiyat. İkisi Türkiye’den dört grup sahne aldı, önce Ayyuka, ardından Spiritualized, hava kararınca da Mor ve Ötesi sahneyi Rem’e bıraktı. Performanslara geçersem;

Ayyuka’yı izlemedim, tek günlük festivallerde festival havasına giremiyorum, işin içine yol ve olaya dâhil olma zorlukları da giriyor bu yüzden de üst üste dört grup izlemek zor geliyor. Ayyuka da ilk sahne alan grup olduğu için şanssızdı. Saat 17.15 gibi mekâna gelip hemen Spiritualized konserini izlemeye başladım. Sahneye dağılışları çok iyi olmasa da muhteşem bir performans sergilediklerini söyleyebilirim, uzun zamandır adam gibi konser izleyemeyen beni hemen havaya soktular ve daha fazla Spiritualized dinlemem gerektiğini hatırlattılar. Ayrıca Massive Attack sonrası böylesine bir “ses” deneyimi yaşamak çok hoşuma gitti, bundan sonra Spiritualized dendiğinde “bir doğa olayı” şeklinde cevap verebilirim sanırım.

Mor ve Ötesi adı her anıldığında “yine mi” dediğim ama konserlerinde de tüm şarkılarına eşlik ederek keyif aldığım bir grup. Bu konserleri de öyle oldu, gerçi hala Spiritualized sonrasında sahne almalarını aklım almıyor ama sanırım Türk halkını konsere hazırlama konusunda başarılılar. Gerçi izlediğim en kötü performanslarıydı, zaman zaman şarkıya girmediler, bazen de hatalı çaldılar ve kalitesiz bir performans gösterdiler, yine de seyirciyi şarkılara eşlik etmeye alıştırdılar.

Saatler 21’i gösterdiğinde Rem sahneye çıktı, Arena’yı ilk kez böylesine kalabalık görüyordum, en önde biraz sağ taraftan izledik konseri ve Michael Stipe’ın nasıl kusursuz bir frontman olduğunu her şarkıda yeniden anladık. Fırtına gibi girdiler ve muhteşem bir iş çıkarttılar. Tecrübeli ve efsane grupları sahnede izlemenin en önemli avantajı gerçekten stüdyo kayıtları kadar kusursuz çalıp bunu konser enerjisi ile birleştirebilmeleri sanırım. Bir de sahnede ne yapması gerektiğini bilen ve insanı özel hissettiren bir heyecanları var. Everybody Hurts hariç beklediğim şarkıların tamamını çaldılar. Seyirci de hiç fena değildi, daha bilinçli ve mutlu bir kitle vardı konser sırasında, birçok şarkıya da eşlik ettiler. Boğaz manzarası ile birleşince de Michael Stipe “çok yakında” demeyi borç bildi sanırım.

Not: Resim Madrid konserinden. R.E.M Tour sitesinden. Bir de söylemeden edemeyeceğim bu sene Barrack Obama’yı da o kadar alkışladık ki, artık sinirlenmeye başladım.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir