Son Hafriyat

Şimdilerde televizyona indiğinden epeyce popüler oldu Behzat Ç. Her Temas İz Bırakır ile girmişti edebiyatımıza, devamı da Son Hafriyat ile geldi.

Agresif, dediğim dedik, Ece Temelkuran’a göre ergen ve atletik, Murat Menteş’e göre “en kral adam” Behzat Ç. Her Temas İz Bırakır’ı okuduktan sonra dizi olacağını öğrenmiştim, garip bir şekilde ilk defa sevdiğim bir roman kahramanı televizyona yansıdığında canım sıkılmadı. Diziyi de sevdim, izliyorum. Son Hafriyat’ı da dizi kafamda oturduktan sonra okuyabildim, bu yüzden her karakterin bir imajı vardı ve okuma serüveni daha kolay ve nispeten heyecansız geçti diyebilirim.

Behzat’ı sevmemizin en önemli nedeni bir polis olmasına rağmen herkese yakın olabilmesi. Başkomiser dediğin adamlardan farklı. Babanın, hikâyesi bol, az ama öz konuşan rakı düşkünü arkadaşlarından birisi gibi. Böyle olunca da kolay sahiplendim ben bu adamı, sevdim ve sevdiklerime yaptığım gibi hatalarını çoğunlukla görmezden geldim. Bu durum da Son Hafriyat’ı okuyana kadar geçerliydi, artık geriye yönelik en sert bakışların atılma zamanı!

Son Hafriyat üç ayrı dengesi olan ve hepsini korumaya çalışan amatör bir cambaz gibi. Ayrı tellerin uçlarını birleştireceği kesin ama Inarritu kadar niyetini belli etmiyor. Katil ve hikâyeleri bir yanda, konuşmamayı tercih eden Behzat Ç. diğer yanda. Bir de bunlara cinayet büro ekibinin soruşturması ekleniyor. Üç ana konu üzerinde ilerleyen kitap heyecanla sonuca bağlanıyor. Emrah Serbes yine bir noktayı çok iyi başarmış, kitabın sonunu tahmin etseniz dâhi o sonu görene kadar inanmıyorsunuz ve mutluluk hayalleri kuranlar koşarak uzaklaşıyor!

Alper Canıgüz ve Murat Menteş de sevdiğim yazarlar. Aynı dönemde ortaya çıkıp bir takım absürtlükler üzerine yazmalarından olsa gerek edebiyatları birbirinden ayırt edilemez hale geldi bende. Emrah Serbes de bu dönemin diğerlerinden biraz farklı oyuncularından. Ancak bu son kitapta diğerleri ile ortak bir noktada buluşuyor. Behzat’ı “gerçek” adamlıktan çıkartıp çizgi roman karelerinde koşturmuş, düşünce balonlarıyla konuşturmuş. Hikâyeye eklediği yardımcı karakterlerin adları da bu gerçeklikten kopuşa katkıda bulunmuş. Behzat Ç. kullanmayı çok sevdiğimiz “adam gibi adam”lıktan çıkmış, “polis olmasaydı katil olurdu” diyebileceğimiz bir adama doğru hızla ilerlemiş. Psikolojik durumu elbette ki vurgulanıyor ancak hayattan kopan bir adamın elinde biraz da güç olduğunda dönüşeceği ilk şeye dönüşmemeli Behzat Ç. En azından böylesini hak ettiğini düşünecek kadar seviyoruz.

Serbes oğlu Behzat Ç.’ye acımasız davranmış olsa da Son Hafriyat okunmalı. Polisiye türü “kolay ve hızlı” okunan bir tür, artık aklımızda Behzat da Harun da var. Yeni bir bölüm izler gibi, birkaç saatte yeni bir kitap okuyabilirsiniz.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

1 Comment

  1. serbes oğlu behzat ç. :) acımasız yorumları sever, teşekkür ederiz.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir