Sinemacılardan Sinema Genel Müdürlüğü’ne Açık Mektup

Yeni yıla Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Mesut Cem Erkul’un açıklamaları ile başladık. Sn. Erkul’un “Kültür ve Turizm Bakanlığınca, Türk filmlerini destekleme konusunda yeni bir mekanizma oluşturularak gişe yapan filmlerin yanı sıra, tüm aile bireylerinin birlikte izleyebileceği, genel izleyiciye hitap eden yapımların teşvik edilmesini” de içeren açıklamalarını şaşkınlıkla takip ettik. Öncelikle, Sinema Genel Müdürlüğü’nün Ticaret ya da Sanayi değil hâlâ Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bünyesinde olduğunu hatırlatmak isteriz. Kültürel, sanatsal ürünler hiçbir zaman kâr / zarar hesabı ile değerlendirilmemelidir.

Sinemamız son on yıldır istikrarlı bir yükseliş̧ içindedir: Filmlerin kalitesinin artmasının yanı sıra, sinemamız büyük festivallerde kendisine daha fazla yer bulmakta ve ödüller kazanmaktadır. Birçok önemli festivalde son dönem Türkiye sineması gösterimleri yapılmakta, ülke sinemamız her geçen gün güçlenmektedir. Tüm bunlar yurtdışında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın milyonlarca lira harcayarak yapabileceği tanıtımdan çok daha kuvvetli ve kalıcı bir tanıtıma olanak sağlamaktadır. Bu başarı ancak sanatçının özgürlüğü ve ortaya çıkan yapımların özgünlüğüyle açıklanabilir. Sinemayı özgür bir sanat olarak görenler için bu durum son derece açıktır. Bunun anlamını kavrayamayanlarsa bu başarıyı yok saymakta ve sanat sinemasını âtıl hale getirmek için kendi lobilerini sürdürmektedir. Sinema Genel Müdürlüğü’nün en önemli görevi sinemamızdaki bu yükselişi sürdürmek için gerekli çabaları göstermek olmalıdır.

Bu yükselişte şüphesiz Sinema Genel Müdürlüğü’nün (eski adıyla Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün) sinema filmlerinin yapımına verdiği desteklerin önemli bir katkısı olmuştur. Sinemayı bir sanat dalı olarak gören biz sinemacılar artık bu desteklerin daha profesyonelce ve yeni ihtiyaçlar da gözetilerek düzenlenip genişletilmesi taraftarıyken Genel Müdürümüzün yaptığı tespit ve tanımlar bizi endişeye sevk etmiştir. Sinemamızı temsil eden en üst düzeydeki bürokratlardan olan Sinema Genel Müdürümüzün yaptığı açıklamadan bir bölümü paylaşmak isteriz: ”Eskiden kahramanlık filmlerine, tarihi Türk filmlerine gidilir, çıkıldığı zaman onun etkisinde kalınırdı. Bir Malkoçoğlu vesaire etkilerdi… Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da engellilerin, Türk ailesinin yapısını güçlendirici eserlerin ortaya çıkmasında çok istekli… Kültür ve Turizm Bakanlığı Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu, bilindiği gibi filmleri değerlendiriyor. Bu teşvik mekanizmasını genel izleyiciye 100, 7-13 yaş arasına 85, 13-18 yaş arasına 75 olarak oranlarsak ticari olarak da teşvik etmek mümkün olabilir. Bu yöntemi de deneyeceğiz.”

Son on yıldır Türkiye sinemasını uluslararası festivallerde temsil eden filmlere bakıldığında bu açıklamanın neye karşılık geldiğini sorgulamak gerektiğini düşünüyoruz. Bu bakış̧ açısıyla yaklaşılsaydı son yıllarda uluslararası başarılar kazanan filmlerin birçoğu desteklenemezdi. Kurgulanmaya çalışılan bu teorik zeminin hem sanatın tümünde ve doğal olarak sinemada tek bir karşılığı vardır; sansür ve adam kayırma. Sanatın doğasına, maddi koşullarla ve çerçevesi müphem Türk aile değerleriyle sınır çizmek kabul edilemez. Bu tanımlamalarda aslında filmlerin daha çekilmeden sansüre uğraması, belirli bir çizgideki sinemanın teşvik edilmesi, zaten kâr etme amacı taşıyan ticari yapımların bir daha ödüllendirilmesi gibi Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın asli görevi olmayan birçok amaç güdüldüğü görülmektedir.

Biz aşağıda imzası olan sinemacılar olarak Sinema Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı ama bizim hiçbir haberimiz olmayan bu değişikliklerin bir an önce bizlerle paylaşılmasını talep ediyoruz. Sinemamızın sorunlarını bizzat muhatapları olan bizlerle tespit edip çözümlerin beraberce geliştirilmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

İmzacılar:

Aliye Uçar

Aslı Ertürk

Aslı Filiz

Aslı Özge

Aydın Bağardı

Aziz Akal

Baran Seyhan

Belma Baş

Belmin Söylemez

Biket İlhan

Bingöl Elmas

Çayan Demirel

Çiğdem Vitrinel

Dersu Yavuz Altun

Derviş Zaim

Durul Taylan

Ebru Şeremetli

Emel Çelebi

Emre Yeksan

Ender Yeşildağ

Enis Rıza

Funda Özyurt

Göktuğ Özgül

Hakkı Kurtuluş

Hasan Özgen

Haşmet Topaloğlu

Hikmet Yaşar Yenigün

Hüseyin Karabey

İlksen Başarır

İnan Temelkuran

Kutluğ Ataman

M. Caner Alper

Mahmut Fazıl Coşkun

Mecit Beştepe

Mehmet Binay

Mehmet Eryılmaz

Mehmet Güleryüz

Melik Saraçoğlu

Meral Okay

Metin Avdaç

Murat Düzgünoğlu

Murat Saraçoğlu

Mustafa Temiztaş

Mustafa Ünlü

Nadir Öperli

Nalan Sakızlı

Nida Karabol

Nur Sürer

Orhan Eskiköy

Ozan Turgut

Ömer Tuncer

Ömür Atay

Önder Çakar

Özcan Alper

Özgür Candan

Özgür Doğan

Özkan Küçük

Pelin Esmer

Rüya Köksal

Selim Demirdelen

Selim Evci

Semih Dindar

Semih Kaplanoğlu

Şenay Ertorun

Seren Yüce

Serkan Acar

Sevilay Demirci

Seyfettin Tokmak

Seyfi Teoman

Seyhan Kaya

Sırrı Süreyya Önder

Tarık Tufan

Tolga Esmer

Tolga Örnek

Tuncel Kurtiz

Tülin Özen

Türker Korkmaz

Ümit Ünal

Veli Kahraman

Yağmur Taylan

Yamaç Okur

Yasin Ali Türkeri

Yeşim Ustaoğlu

Zeki Demirkubuz

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir