Sinemacılar Kaygılı, Sinemacılar Diken Üstünde…

Sinema Meslek Birlikleri’nin yayınladığı bildiri;

Her türlü zor koşullara, haksız rekabete, sendikasız, telifsiz çalışma koşullarına rağmen, halkımızın oturma odalarını şenlendiren sinemacılar her zamankinden daha yorgun, daha mutsuz, daha kaygılı ve diken üstünde. Bizler, dizi film endüstrisinin oluşturduğu sinerjiyle Türkiye Sinemasına büyük katkılar sağlıyoruz. Uluslar arası alanda büyük başarılara imza atıyoruz. Bununla da yetinmiyor Ortadoğu’da ve Balkanlarda eserlerimizle Anadolu kültürünü komşularımızla, kültürel bağlarımızın olduğu ülkelerle ve dünyayla paylaşıyoruz. Türkiye’de üretilen mal ve hizmetlerin ihracatında iş adamlarımıza ve emekçilerimize son derece kıymetli kapıların açılmasına vesile oluyoruz.

Tüm bunlar olurken RTÜK’ten çıkan bir karar bizleri hayal kırıklığına, tarifsiz kaygılara sürüklüyor. Kararı birlikte okuyalım;

“ Yapılan değerlendirmeler sonucunda, söz konusu dizi filmde 3984 Sayılı Yasanın 4. Maddesinin ‘yayınların toplumun milli ve manevi değerlerine aykırı olmaması’na ilişkin (e) bendinin, tarihe mal olmuş bir şahsiyetin mahremiyeti konusunda gerekli hassasiyet gösterilmemek suretiyle ihlal edilmiş olduğuna ve ilgili yayın kuruluşunun 3984 Sayılı Yasanın 33. Maddesi gereğince uyarılmasına karar verilmiştir.”

Tiyatronun, sinemanın daha genel bir ifadeyle dram sanatının sınırlarını tarih boyunca iktidarların çizmeye çalıştığını ancak iktidarların tarihte yerlerini alırken, dram sanatının artan bir ivmeyle insanlık varolduğundan beri toplumlara yol gösterdiğini, aydınlattığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Öte yandan, RTÜK’ün bunu bilmediğini düşünmek dahi istemiyoruz. RTÜK’ün çağdaş ülkelerde olduğu gibi düzenleme ve denetleme görevini icra etmesini bekliyoruz. Milli ve manevi değerlerimizin sınırlarını binlerce yıllık mesleğimizden değil, devletin bir kurumundan öğrenmek zorunda olmanın, daha da kötüsü bizlere zorla öğretilmeye çalışılmasının kaygısını yaşıyoruz.

Evet bizler de RTÜK’ü göreve çağırıyoruz. RTÜK’ten çağdaş ülkelerin normlarını gözetmesini, 3 milyar liralık küçük ama katma değeri açısından ölçülemeyecek kadar büyük ve etkili endüstrimizi gözetmesini ve kollamasını istiyoruz. Telif hakları yasalarının “hakim durumun kötüye kullanılarak” hiçe sayıldığı, çalışma koşullarının 19. yy.’ın koşullarından daha beter olduğu, acımasız sektörümüzün sorunlarına bizlerle birlikte çözüm bulmasını, dünyanın yükselen yıldızı olan ülkemizin sanatının ve sanatçısının yanında yer almasını istiyoruz.

Hükümetimizden de 12 Eylül referandumundan sonra verdiği sözleri hatırlamasını, “daha fazla demokrasi” için özellikle Sendikal Haklar, Telif Hakları ve RTÜK yasasında yaptığı çalışmaları AB standartlarında olgunlaştırmasını bekliyoruz. Hükümetimize endüstrimizle ilgili demokratik ve çağdaş yasaların hazırlanması konusunda sinema sektörü olarak her türlü katkıyı vermeye açığız.

Halkımıza, RTÜK’e ve hükümetimize bir kez daha kaygılı olduğumuzu, her zamankinden daha fazla diken üstünde olduğumuzu ama her zamankinden daha büyük bir dikkatle gelişmeleri izleyeceğimizi ilan ediyoruz.

SİNEMA MESLEK BİRLİKLERİ

GÜÇ BİRLİĞİ

BİROY

BSB

FİYAB

SETEM

SESAM

SEYAP

SİNEBİR

TESİYAP

Not; Yazı, Siyad.org‘dan alıntıdır.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir