Saklı Hayatlar

Çorum katliamından kaçıp İstanbul’a yerleşen bir Alevi ailesi ile ev sahipleri Sünni aile başlangıçta iyi anlaşmaktadırlar. Çünkü Aleviler kendilerini saklayarak yaşar, hatta Sünniler gibi davranmak zorunda kalırlar. İnançlarının tesadüfen ortaya çıkmasıyla da hayatları değişir. Ancak bu sürede Alevi Nergis ile Sünni Murat birbirlerine aşık olmuşlardır. Onlar için inanç farkının önemi yoktur, ama aileler aynı şekilde düşünmezler.

Film, aşk hikayesini merkezine yerleştiriyor ve bunu yaparken de bazı şeyleri daha iyi anlatabilme imkanını kaçırıyor bana kalırsa. Üstelik birtakım kolaycı tuzaklara da düşmüyor değil. Alevi ve Sünni ailelerin tepkilerini eşitliyor, Çorum’dan kaçarak İstanbul’a gelmiş bir annenin korkularını yeterince önemsemiyor, hatta paralel kurguladığı ibadet sahneleriyle de aslında birbirlerinden farkları olmadığını söylemeye çalışıyor gibi. Oysa farklı olsalar ne olur, tüm sorunların çözümü, farklılıkları kabullenebilmek değil mi?

Filmin aşk merkezli bir öykü anlatmasına itirazım yok -daha fazla insana ulaşmanın yolu bu çünkü. Ama bunu yaparken yönetmen Haluk Ünal keşke “açılın, aşıklar geliyor!” tavrı takınmasaymış. Böyle olunca bir flashbackle geçiştirilmiş Çorum’da yaşananlar, pencereleri kurşunlanan öğrencilerin dertleri hiç umursanmamış, gecekondu mahallesinde sergi açmaya çalışan fotoğrafçı gençler biraz karikatürize olmuş…

Ama tüm olmamış yanlarına rağmen böyle bir film çekilmesini önemsiyor, şu ana kadar Maraş ve Çorum’da olanlarla ilgili neden hiç film izlemedik diye de hayret ediyorum.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir