Resim altı

Bornova Bornova

12 Eylül’ün yarattığı kaybolmuş gençliğin hikayesini anlatmak istediğini söylüyor İnan Temelkuran, iyi de anlatıyor. Ama ben ödüllere boğulacak kadar da iyi bir film olduğunu düşünmedim. Evet tamam yönetmenin ilk filmi “Made in Europe”a göre daha gelişmiş bir sinema diline sahip Bornova Bornova. Ama yine ilk filmde olduğu gibi bazen nedenini anlayamadığım anlatım yollarına saptı yönetmen. Filmin sonunda da daha fazla şey söylemek uğruna daha iyi bir final ıskalanmıştı sanki.

Up

Yaşadığın eve balonlar bağlayıp uçarak maceraya atılma fikrini ve içindeki yaklaşık dört dakikalık sessiz sekansı o kadar çok sevdim ki başka hatalarını görmek istemedim sanırım filmin. Yer yer biraz “About Schmidt” tadı da almadım değil.

District 9

Irkçılık eleştirisini uzaylılar üzerinden yapmak gerçekten iyi fikir de bazen eleştirdiği tuzaklara yakalanmasa film. Uzaylıları, çirkin, pis, bağımlı göstermekle de egemen bakışın altı çizilmiş olmuyor mu? Yönetmen görsel anlatım olanaklarıyla uğraşmak yerine senaryo üzerine biraz daha fazla kafa yorsaymış keşke.

Neşeli Hayat

Yılmaz Erdoğan’ın da bir “Hokkabaz”ı oldu. Derdini güzel güzel anlatan sıcak bir film olmuş. Yılmaz Erdoğan da tam olarak hakkını verdiği bir karakterle çok iyi bir oyunculuk çıkarmış.

Not; Son zamanlarda izlediğim en kayda değer filmlerle ilgili iki çift söz etme ihtiyacından doğdu bu yazı. Daha sonra burda haklarında daha detaylı yazılabilir -yazılmalıdır da.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir