Pirates of Silicon Valley

Paul Freiberger ve Michael Swaine’in “Fire in the Valley: The Making of The Personal Computer” romanından  1999 yılında Martyn Burke tarafından uyarlanan bazı yerleri belgesel bazı yerleri kurgusal olan ve şu anda dünyanın en güçlü adamlarından ikisi olan Apple’ın kurusucu Steve Jobs ile Microsoft’un kurusucu Bill Gates‘in, şirketlerini ticari korsanlıklarla nasıl kurduklarını gösteriyor. Film 7o’lerin başında geçtiği için Steve Jobs’u önce hippi olarak görüyoruz. Uyuşturucu kullanıyor, uzun saç ve sakalla beraber renkli tişörtler ve sandaletler giyiyor. Ama zamanla iş kurmak için ihtiyaç duyduğu krediyi bankalardan alamadığından dış görünüşünde değişiklikler yaparak sürekli eleştirdiği IBM’in yöneticilerine benzemeye başlıyor. Aynı zamanlarda Bill Gates de Albuquerque/New Mexico’da Altair adını verdikleri bir prototip için BASIC programlama dilini geliştiriyor. Apple özellikle kişisel bilgisayar satışlarının başarısıyla büyürken, bir yandan da yeni teknolojileri araştırıyorlar ve karşılarına Xerox’un şu anda işletim sistemlerinin temeli olan Kullanıcı Ara Birimli (GUI) işletim sistemi çıkıyor. Xerox’un yönetim kurulu başkanının “Xerox’un fare adında bir şeyi dikkate almasını mı istiyorsun?” sözüyle artık Apple istediğini almış ve onu Macintosh’a göre yazmıştır. Bunu öğrenen Bill Gates, Steve Jobs’u Macintosh’un üç tane prototipini kendilerine vermeye ikna eder ve böylece Windows’u yaratır ve bunu da Macintosh’dan önce piyasaya sürer.

Film aslında hayatımızda bu kadar çok kullandığımız işletim sistemlerini göstermese basit, sıradan bir gençlik filminin ötesine geçemez. Fakat Apple ve Microsoft’un nasıl kurulduklarını, kurucularının hırslarını gösterdiğinden farklı bir gözle izletiyor kendini. Özellikle Steve Jobs’un hırsından dolayı çalışanlarını günlerce uykusuz, sürekli aşağılayıp nasıl  çalıştırdığını, biyolojik kızını senelerce sebepsiz kabul etmediğini, en yakınındaki insanlara kötü davrandığını gözler önüne seriyor. Film boyunca Jobs’un iyi bir yönünü kesinlikle göremiyoruz. Bununla birlikte Gates, Jobs’un yanında daha naif bir insan olarak çiziliyor. Ama sonunda film, Xerox’un mühendislerinin yarattığı devrim’den sanayi hırsızlığıyla nasıl iki büyük teknoloji firması çıktığını ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor.

Benim için film verdiği bilgiler açısından çok başarılı, sürekli gözümüzün önünde olan programların, cihazların asıldan nasıl geliştiği, ne aşamalardan buraya geldiğini görmek gayet ilginç. Artık Windows’a ve Apple ürününe bakarken çok daha fazla şey göreceğimden eminim.

Author: Orhan Sümer

Share This Post On

2 Comments

  1. Bu adamların çok zengin olduklarını biliyor ama nasıl olduklarını pek bilmiyorduk, bu film oldukça aydınlatıcı oldu. Ayrıca çok güzel bir yazı olmuş eline sağlık :)

  2. Güzel tanıtım ama Apple 1 ve 2 yi tasarlamış ve filmin başındaki arama olayını gerçekleştiren Steve Wozniak’tan da söz etmek gerek. Bu arada alın teriyle çalan Bill Gates’ı Steve Jobs’tan daha çok sevdim :)

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir