Pesprens Ada, Burgaz

Hazır Haziran da gelmemişken Burgaz’a gitmenin tam vaktidir. Ah sabah geçti sabahtan gitmek lazım deyip, öğlen olunca vazgeçmeyin, ben saat 3 vapuruna bindim, gayette zaman yetiyor. Gün boyu zaten vapur saatleri var. Aşağıya linkini koyuyorum.

Ben en çok Burgaz’ı seviyorum prens adalarının içinden, daha az kullanılmış ve bakir sanki. Bir de Kalpazankaya var ki asıl gitme nedeni. Kalpazankaya’ya iki yoldan varılıyor. Birine Öğretmen Evi’nin oradan yürüyerek yarım saatte varıyorsunuz. Asıl ormanın içinden yürünen ve manastır ve manastırın yanındaki mezarlıktan giden bir yol var. Manastırı size 10 yaşlarındaki bekçi Osman gezdirirse ne ala. Kaybolmaktan korkmuyorsanız tepesinden adaya bakmak şahane. Biz denk geldik, tepedeki düzlükte iki bembeyaz atı görünce Totoro’yu bile göreceğiniz inancı doğuyor. Vişne ağaçlarının kokusu efil efil. O yorgunluğun üstüne Kalpazankaya Restaurant’da iki duble…

Kültür turu istiyorsanız Sait Faik’in evi ve birkaç kilise (Aya Yani Kilisesi, Aya Yorgi Manastırı ve Kilisesiyle, Sankt Georg Manastırı ve Kilisesi de Burgazada’nın diğer tarihi yerleri) mevcut.  Piknik için de bu aralar çok rüzgarlı kalın giyinin Martı Koyu uygun. Ada zaten küçücük buraları nasıl bulurum demeyin, sora sora adayı keşfedin…

www.istanbul.net.tr
www.kalpazankaya.com

Author: Metin Akdemir

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir