Orada

Gösterimden nedense pek sessiz sedasız geçen bir film oldu Orada. Üzerine pek bir şey söylenmedi. Oysa Türkiye sineması için oldukça farklı bir filmdi.

Yıllardır birbirini görmeyen iki kardeş, annelerinin ölümü nedeniyle bir araya gelirler. Cenazeden sonra da, kendilerini yıllar önce terk edip adaya yerleşmiş babalarını ziyaret etmek ve orada birbirleriyle yüzleşmek zorunda kalırlar.

Film böyle bir hikâyeyi anlatırken klişe yollara sapmıyor ve sinemamız için yeni olan bir anlatımın peşinden gidiyor. Açıkçası bunu yaparken gerçekten önemli bir şey de yaparak bir cenaze törenini tüm ayrıntılarıyla sinemamıza sokuyor. İzlerken bir “Six Feet Under” bölümü izlediğim hissine kapıldım ya da “Okuribito” filmi (Son Veda) geldi aklıma ve neden şimdiye kadar sinemamızda hiç böyle ayrıntılı bir cenaze töreni izlemediğimizi anlamadım. Ancak bunun dışında çocukların babalarını görmek için adaya gitmeleri ve orada yaşadıkları çözülme ne yazık ki çok etkileyici olamıyor, aslında öyle bir vaadi olduğu halde hikâyenin. Böyle düşünmemizde Bergmanvari bir baba figürü bekliyor olmamızın da biraz etkisi var sanırım, ama karşımıza Erol Günaydın çıkıp “Nasılsınız Çocuklarım” deyince neşeli bir şekilde, hayal kırıklığına uğruyoruz, (Dolunay Soysert ve Sinan Tuzcu, yer yer gözümüze batsalar da idare ediyorlar; ama Erol Günaydın hiç olmuyor böyle bir rolde.) diyaloglar da böyle bir sahnenin yaratabileceği ağırlıkta değiller. Bu nedenle buralarda -ki en önemli sahnelerinde- film iyice sarkıyor. Bu ailenin sorununun ne olduğunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Bergman etkileri var, ama Bergman derinliği yok, yine de bütün bunlar, filmin Türkiye Sineması için yeni bir deneme olduğu yönündeki fikrimi değiştirmiyor.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir