Only God Forgives

only god forgives

Henüz izlememiş olanlar ve izlemeyi düşünenler lütfen bu yazıyı okumasınlar.

Kısa keseceğim. Şaşırtıcı derecede kötü bir film. Yönetmen ve oyuncu ikilisinin Drive gibi bir güzellikten sonra böyle bir işle ortaya çıkmaları çok garip.

Film bir intikam hikayesi anlatıyor. Birbirleriyle hesaplaşmaları olan adamlarımız karşı karşıya gelene kadar kılıçla kol kesildiğini, adam şişlendiğini, göz oyulduğunu, kulağa demir sokulduğunu, surata kızgın yağ fırlatıldığını falan görüyoruz. Sonra Julian adlı karakterimiz temiz bir dayak yiyor. Sonra sahneye yine kılıç çıkıyor ve bir boğaz kesiyor. Sonra o kılıcın kardeşi diyebileceğim başka bir kılıç gelip karın deşiyor. Kılıcı tutan el karna giriyor falan.

Refn için kadraj çok önemli, orasını anladık. Belli bir stilin altına düşmemeye özen gösteriyor. Fakat film ağırlıklı olarak öyle bir havada ilerliyor ki sıradan bir B filmi izliyormuşum hissi uyandırdı bende. Zaman zaman da öğrenci filmi kıvamına büründü. Araya hayalle gerçek arasında sahneler de ekleyerek “Aslında bu gördüğünüzden daha derin bir şey anlatıyorum ben” demeye çalıştı sanki. Sembolojiyle pek aram olmadığından Fransız kaldım o bölümlere. Az konuşan, çok bakan, robotsu bir şekilde hareket eden ve vurduya kırdıya, delip deşmeye meraklı adamlardan fazlasını göremedim ben. Anne karakteri de pek klişeydi.

Böyle bir kadro daha kötüsünü çıkartamazdı herhalde. “Film aslında gerçekten bu gördüklerinden daha fazlasını anlatıyor” diyen birileri varsa lütfen paylaşsın ve Refn’in derdini anlamam konusunda yardımcı olsun.

Author: Akin Cetin

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir