Ondine

Syracuse adlı balıkçının ağına bir kadın takılır. Adının Ondine olduğunu söyleyen bu kadın kimselere görünmek istemez ve Syracuse’un evinde saklanır. Syracuse alkol bağımlılığı nedeniyle herkesin “soytarı” dediği şanssız bir balıkçıdır. Kızı Annie böbrek yetmezliği hastalığı çekmektedir. Böyle bir durumda Ondine’in varlığı bir mucizeye dönüşür. Şarkı söyleyerek balıkları çağıran bu kadın Annie’nin hayal gücünün de etkisiyle fantastik bir karakter oluverir. Ondine, gerçekten de başka bir dünyadan gelmiş gibidir. Bütün gün yüzer, ürkektir, başka dilde şarkılar söyler, konuşulanları çoğu zaman anlamaz, yüzünde uzak bir bakış vardır. İzleyici de Ondine’in denizkızı olabileceğine inandığı anda aslında fazlasıyla gerçek bir karakter olduğu ortaya çıkar.

Film, “böyle acımasız bir dünyada yaşıyorsak, elbette gerçek dışı bir şeylere tutunmak zorundayız” diyor ve sanki Ondine’in gerçek olamayacağını kanıtlamak istiyor diye düşündüm izlerken. Ondine’in Annie ile ilgili dileği biraz dolaylı bir yoldan gerçekleştiğinde de buna uğraşıyor gibiydi. “Sihirli değnek değil belki, ama bu da bir yol işte” diyerek. Ama sonuç yine gerçeğin acımasızlığına çıkıyordu hangi yoldan gidersek gidelim. Buna rağmen avutucu bir mutlu son da uydurulabilirdi elbet.

Filmin sorunu da galiba gerçek sularına dümen kırdığında çıkıyordu ortaya. Hem yönetmenin kadına bakışında sorun olduğunu, hem de Syracuse’ün aslında üzerinde yeterince çalışılmamış bir karakter olduğunu düşündüm. Kadın film boyunca denizden ıslak iç çamaşırlarıyla çıkan ve her fırsatta bize ne kadar çekici olduğu gösterilen bir karakterdi. Syracuse ise önce şans getirdiğini düşündüğü kadının aslında lanet olduğunu bir anda düşünerek kolundan tutup fırlatabilecek tutarsız bir adam.

Yani kısacası dünya öyle güzel bir yer değil, hayal kurmalı, ama onların çekiciliğine fazla da kapılmamalıyız. Ama her şeye rağmen bu sıcak yaz günlerinde hâlâ gösterildiği serin bir sinema salonunda İlahların Aşkı’na denk gelirsek de kaçırmamalı, iki saat yakıcı sıcaktan kaçıp İrlanda soğuğuna sığınmalıyız, pek bir şey beklemeden.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir