Nezih Kitabevi Sansürü

Metis Yayınları her yıl özenle hazırladığı ajandalarına bu yılın başında bir yenisini daha ekledi. Yine titiz bir çalışmanın ürünü olan “Irkçılığa, Ayrımcılığa ve Nefret Suçlarına Karşı” temalı ajandanın birilerini rahatsız edeceğini tahmin edebilirdik, ancak bunun bir kitabevi olabileceği aklımıza gelmezdi. Nezih Kitabevi, Metis 2011 Ajandasını satmama kararı almış, “ilkeleri” ile bağdaşmayan bu ajandayı iade etmek isteyen müşterilerine ise iade bedelini verecekmiş.

Biz de bugünden itibaren “Irkçılığa, Ayrımcılığa ve Nefret Suçlarına Karşı” olmayan ve açık açık sansür uygulayan Nezih Kitabevleriyle tüm alışverişimizi kesiyor, her hafta twitter’dan takipçilerimize hediye ettiğimiz kitapların yanına bir de Metis 2011 Ajandası ekliyoruz.

Metis Yayınları’nın ajandaları için yazdıklarını hatırlayarak bitirelim;

2011 Ajandası için “Irkçılık, Ayrımcılık ve Nefret Suçları”nı konu olarak seçtik. Gerekçesi hepimizin yaşadığı hayatta yatıyor. Türkiye, 20. yüzyıl boyunca ektiklerini biçiyor, ırkçı zihniyetin cenderesinden çıkmayı başaramıyor. Irkçı zihniyetin ürünü olarak uzun süredir bir savaş hali içinde, bir nefret toplumu içinde yaşıyoruz.

Konuyu Metis Ajandalarının mucidi olan araştırmacı arkadaşımız Levent Şensever önerdi ve hazırladı. Nefret söylemi ve nefret suçları, Türkiye’de olduğu kadar dünyada da yeni bir kavram. Nefret suçları, ırkçı ve ayrımcı bir zihniyetin korkularına, inanç kalıplarına, klişelerine dayanıyor. Yani şiddetten, saldırıdan, cinayetten, sokaktaki vurdu kırdıdan önce yanlış inanç, yanlış bilgi, yanlış düşünce söz konusu.

Bu ajanda bir anlamda okurlarımıza bir davet. Nefret suçlarının yasalarda ayrı bir tanıma kavuşturulması, yasal mevzuatın nefret suçlarına hassas hale getirilmesi önemli bir hukuk mücadelesi. Hepimizin bir ucundan tutmamız, desteklememiz gereken bir mücadele. İçerde de alıntıladığımız gibi, evet, yasalar insanların birbirini daha çok sevmesini sağlayamaz ama birbirlerine karşı suç işlemelerini engelleyebilir. En azından bunu umabiliriz.

Kuşkusuz ayrımcılık kolay kolay bitmeyecek: Eşitlikten nasibini almamış hiyerarşik ve otoriter bir toplumda, “ırk”tan vazgeçildiğinde kültüre, oradan inanca ya da inançsızlığa, olmadı cinsiyete, olmadı başka bir farklılığa geçilecek. Çünkü asıl mesele, insanlar arasındaki mevcut farkları tahakküm edebilmek için kullanmak. Bunca eşitsizliğin olduğu bir dünyada ayrımcılıktan tümüyle kurtulmak bir hayal. Ama özlenen, gerçekçi bir hayal. Tarihten öğreniyoruz ki, insanın adalet arayışı da bitmeyecek, hep sürecek.

Güzel, bol kitaplı bir yıl dileğiyle

Metis Yayınları

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

3 Comments

  1. “Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe! Girişimi ve İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi olarak, nefret ve düşmanlık kışkırtıcılığına, şiddet tehdidine karşı 19 Şubat 2011, Cumartesi günü saat 15.00’da, Galatasaray Meydanı’nda ortak bir basın açıklaması yapacağız. Basını ve ırkçılığa, ayrımcılığa, nefret suçlarına karşı olan tüm dostlarımızı ortak basın açıklamamıza katılmaya davet ediyoruz.”
    http://www.durde.org/2011/02/durde-ve-ihd-istanbul-subesinin-basina-ve-kamuoyuna-ortak-duyurusu/

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir