Murat Belge ile Şiir Üzerine

Bilgi Eğitim, Edebiyatla Buluşma adı altında düzenlenen yedi hafta sürecek bir sertifika programı açtı. Program kapsamında yazar ve akademisyenler her hafta cumartesi günü bir konu hakkında seminer verecekler. Murat Belge, Bülent Somay ve Süha Oğuzertem gibi hocaların dersine girme imkânı sağladığından böyle bir fırsatı kaçırmak anlamsız olur diye düşünüp kaydımı yaptırdım. Programın açılışını da Murat Belge Şiir üzerine verdiği seminer ile geçtiğimiz hafta yaptı.

Konu herhangi bir kapsam daraltması olmadan genel olarak “şiir” olduğunda üç saatlik bir süre pek bir şeye yetmez. Murat Belge de bu durumu belirterek giriş yaptı ve üç saatlik süre boyunca anlayacağı şeylerin şiire sadece dokunabileceğini, gerisinin bize kaldığını vurguladı. Çevirisini yaptığı ve daha önce “Şiir Sanatı” dergisinde yayımlanan Edmund Wilson’ın “Is verse a dying technique” isimli makalesinden başlayarak koşuk/şiir farkına değindi ve dilin zamanla değişen yapısını anlattı. Ardından da ilgi çekici bir kültür adamı ve orta karar bir şair olarak nitelediği Matthew Arnold ve hazırladığı ilk antoloji üzerinde durdu. 20.yy’a girerken Verse kavramının anlamını yitirip, Free Verse diye yeni bir türün ortaya çıkışını, bu türü geliştiren en önemli isimlerden birisinin de Walt Whitman olduğunu anlatarak ilk saati sonlandırdı.

İkinci saat biraz daha şiir tekniği üzerinden ilerledi. Güncel şiirde kullanılan ses, ölçü ve kelimelerin nasıl bir araya gelmesi gerektiği anlatılırken farklı dil yapılarından dolayı şiir algısının da değiştiğini, vurguya önem veren dillerde kafiye gerekliliğinin olmadığını belirtti.

Son bölüm ise merak ettiklerimizi cevaplama bölümüydü. Bu bölümde belirtilen “güncel Türkiye şiiri hakkında da biraz konuşabilir miyiz” isteği bizi kapanışa kadar götürdü. Son dönem Türkiye şiiri hakkında pek bir bilgiye sahip olmadığını belirten Murat Belge, Yahya Kemal’den günümüze kısa bir özet geçti, bu anlatımda doğal olarak en çok Garip ve İkinci Yeni akımları üzerinde durdu.

Şiir gibi bir konuda üç saat kesinlikle yeterli değil, ancak yine de Murat Belge’nin bir dersine girmiş olmak, ders ortamında kendisini görmek bile oldukça faydalı. Ayrıca modern sanat üzerine yaptığı “insan bir şey anlamasa da zekice bir söz söylemesi bekleniyor” itirafı ve ardından gelen Woody Allen-Manhatten alıntısı ile kendisini neden bu kadar sevdiğimi daha anlamamı sağladı. Artık önümüzdeki derslere bakıyoruz.

Not: O kadar yazdım bir Alexander Pope demedim! Pek bir dağınık olsa da en azından aklımda kalanları yazıya dökmek ve geri döndüğümde detaylı olarak hatırlamak için yazdım, umarım okuyana da bir faydası olmuştur. Ayrıca bu seminerlerden haberdar olmamı sağlayan ve tuttuğu notları benimle paylaşan Zeynep Zengin’e de teşekkürü borç bilirim.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

1 Comment

  1. Sevgili Burak, benim gibi katılamayanlar için içeriği anlattığın için öncelikle teşekkürler. Murat Belge, Bülent Somay ve Süha Oğuzertem gibi hocaların bir seride toplanması magazinsel olarak ifade etmek gerekirse yıldızlar geçidi gibi olmuş. Serinin devamını bekliyoruz. Biraz daha detaylı yazmanı da ayrıca rica ediyorum.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir