Momentos

Biz evi olanlar (elbette, ev sahibi olamayanlarımız da dahil), bir ev içinde büyüyerek topluma karışanlar, evsizlik kavramına dair ne bilebiliriz? Sizi bilemem, ben hiçbir şey bilmiyorum. Bundan 3 sene önce ilk gözağrımız Plansekans’a yazmıştım The Saint of Fort Washington‘ı. Film bittiğinde bir gözüm Sır Çocukları diğer gözüm Tabutta Rövaşata; öyle kalmıştım. Çünkü oldum olası bir üşümek imgesidir kafamda canlanan, bir beton soğukluğu, Abe Kobo’nun Kutu Adam‘ı ya da lisede, en yakın arkadaşlarımdan birinden aldığım o harikulade kitap hediyesi: Oktay Güzeloğlu’nun kaleminden Beyoğlu’nda Garibanın Otopsisi Yapılmaz. ‘Zın Zın Nazım’ ve ‘Kırköylü Mustafa’ öykülerinden hatrımda kaldığınca, hayatın tekmelediği insanlardan ve  insan hayatlarından mürekkep etkileyici bir derlemeydi. Çok sonraları, muhteşem Ilha das Flores‘i izlemiş ve ‘Dumpster diving‘ terimini öğrenmiştim (çöp kamyonlarının benliğimde yarattığı huzursuzluğu kavramsallaştıranlara teşekkür ederim). Sonuçta empati güzel bir yalan: insana anlamayı özletir. Güzeloğlu’ndan Sokak Mobilyaları, Nami Başer’in felsefe ile yoğrulmuş tautogramlı, novellalı, şiirli Evsizlik Defterleri,Tom Waits’den evsizlere adanmış şiirli Hard Ground vs.. yetmedi işte.

Şimdi karşısına geçtiğimde, 7 dk boyunca evsizlik adına hiçbir şey bilmediğimi haykırıyor bana Momentos. Hayata, hacim kapladığımız topluma, çevremize, kendimize, her şeye yabancıyız. Belki de bundandır, üç ayda bir tekrar kitapçı yollarına düşüp Camus’nün Yabancı’sını alıyorum. Kitabı kaç kez okudum, filmi kaç kez izledim, bilmiyorum. Evsizlik ne demek, hâlâ bilmiyorum.

Siz biliyor musunuz?

 

MOMENTOS from Nuno Rocha on Vimeo.

Author: Fırat Aydın

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir