Midlake İstanbul Konseri

Uzun zamandır dinlediğim bir grup değil Midlake, yeni tanıştığımız da söylenebilir. Aslında bu tanışma kötü bir zamana geldi, hayatımda yeniliğin etkisi ciddi anlamda bir düşüşe geçmeye başladı ve yeni müziklere kayıtsız kaldığım, eskiye saplanıp kaldığım bir döneme girdim. (Geçici bir dönem olduğunu düşünüyorum) Böyle bir dönemde Midlake, Acts of Man ile elinden geleni yaptı. Dinler dinlemez hemen sevdim ama devamını getirme heyecanı olmadığından sadece The Courage of Others albümü ile yetindim. Sonrası da konser haberi ve benim bu yazıyı yazmama sebep olan o güzel konser hakkında.

Grup iki gün üst üste Salon İKSV’de sahne aldı. İlk günün grup açısından daha heyecanlı olacağını düşünüyordum, bu yüzden ikinci güne giderken bazı şüphelerim vardı. Ama yanılmışım, hatta belki de daha doğru olanı yapmışım! (En doğrusu iki güne de gitmekmiş) Yanlış anlamadıysam “Buraya iki gün üst üste gelen dinleyicilerimiz var ve bugün tekrar gelenler için bir hediyemiz olsun” tarzında bir şeyler söyleyerek daha önce hiçbir yerde çalmadıkları yeni bir şarkı çaldılar. Ayrıca yaklaşık bir yıldır turnede dolaştıklarını söyleyip, bu akşamdan sonra artık evlerine gidebileceklerini ve bu şarkıları bir sene daha çalmayacakları için bu akşamın daha özel olduğunu söylediler. Söylemekle kalmadılar ve o özel akşamı yaşattılar. Konserde gitara doyduğum söylenebilir, sahnede beş gitar vardı ve grubun konser performansı gitar üzerine kurulu. Bu gitarları dengeleyen, belki de ehlileştiren flütler de müziğin özünü yakalamak için ideal. Bu kadar gitar ve konserin içinde kopup giden grup elemanları olunca performans kulaklara yüklenen cinsten oluyor. Konserlerin her zaman albüm dinlemekten farklı bir deneyim olmasını isteyen birisi olarak bu durumun da hoşuma gittiğini belirtmeliyim.

Grubun tüm elemanları sahnede oldukça sempatik duruyor. Yeni nesil grupların saç-sakal ve gömlek kombinasyonu Midlake’in de vazgeçilmezi. (Fleet Foxes’ı anıyoruz, Salon’a istiyoruz!) Bir kez bis yaptılar, ardından da duyduğum en samimi sözlerle konseri sonlandırdılar. (Bu sefer gerçekten gitmemiz lazım, ama hemen yan tarafa geçeceğiz. Gelin tanışalım, elinizi sıkalım, sarılalım vs.) Sadece bir albüm dinlediğimden listelerinde bir eksik olup olmadığını belirtemem ama The Courage of Others’tan epey şarkı çaldılar ve genel olarak insanları mutlu eden bir listeleri olduğunu düşünüyorum.

Neredeyse her konserden sonra “şu ana kadar izlediğim en güzel konserdi” ya da “hayatımın konseriydi” diyenler olur. Genelde bu görüşlere katılmasam da, güzelliği bu naiflikte tarif etme çabasını hoş görürüm. Midlake dün akşam birçok kişiye bu sözleri söyletecek çok güzel bir konser verdi. Kaçıranlar “gerçekten” çok şey kaçırdılar.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

1 Comment

  1. Midlake’in iki gün birden sahne alacağını duyduğumda biraz şaşırmıştım ama beklentilerimin çok üstünde bir tatlılığa/yetkinliğe sahiptiler. Yalnız konsere ikinci gün gidenler, çok şahane bir başka etkinliği kaçırmış oldular, zira Ed Harcourt denen insanevladı Babylon sahnesinde krallık kurdu adeta. Akustik bir konserdi ve bir ara mikrofonsuz söylemeye bile başladı Ed. Belki de ayrıca yazmalıyım bu performansı, zira Midlake yazısında Ed’cilik yapmak istemem.
    Midlake dilerim yine yine ve yine gelir. Benim için de konserin zirve noktası bis yaptıkları zaman oldu, en ciğerli şarkılarını bis’te söylüyorlar galiba. Handiyse gözlerim dolacaktı. :)

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir