Masum Suretler

İstanbul Modern Fotoğraf Galerisi’nde simge olarak kullandığı sessiz suretlerle zamansız ve mekansız öyküler yaratan Lale Tara’nın yeni sergisi “Masum Suretler” açılıyor. 1 Haziran 2011- 4 Eylül 2011 tarihleri arasında sürecek olan serginin küratörü Engin Özendes. Lale Tara, “Masum Suretler” başlıklı son fotoğraf sergisinde izleyiciyi, “Hayal mekan ve hayal zamanda kurgulanmış, alternatif gerçeklik, umut ve düş kırıklığı üzerine bir öyküyü izlemek üzere farklı bir dünyaya davet ettiğini” belirtiyor.

Bu sergisiyle, Canlı/Live, Hello Earth Goodbye ve Doppelgaenger (RUI) sergilerinin izleğini sürdüren Lale Tara, suretlere dair öykülerine yenisini ekliyor. Özellikle Rönesans resminde çok belirgin olarak işlenen anne ve çocuk temasına bambaşka bir gözle bakmaya çağırıyor bizi. Sanatçı, fotoğrafladığı suretlerine yine masalsı, doğaüstü nitelikler kazandırıyor.

Bu olağanüstü yolculukta kadının, anne ve cinsel imge olarak görselleştiği yanlar arasında bağlantılar kuruluyor. Anne ve oğlu, gerçekle düşün iç içe geçtiği görüntülerde, izleyicide yeni hikayelerin yaratılmasına olanak sağlayan bir öykü sunuyor. Fotoğraftaki iki yolcu aniden başka bir boyutta, farklı mekanlarda belirirken, zaman ve mekana ait doğrularımızı çapraşıklaştırıp, kadın ve kutsal tanımlarını suretler üzerinden yeniden düşündürerek, ardında yanıtlanacak başka sorular bırakıyor. Lale Tara, görüntülediği suretlerin, farklı mekan ve zamanlarda, gerçekçi hal ve ifadeleriyle, alternatif bir gerçekliği direttiklerini vurguluyor.

Zamanı belli olmayan bir yolculuk

Küratör Engin Özendes, Lale Tara’nın Canlı/Live, Hello Earth Goodbye ve Doppelgaenger (RUI) sergilerinden sonra, “Masum Suretler” adlı son fotoğraf serisinde izleyiciyi, mekanı ve zamanı ortadan kaldıran bir anlatımla baş başa bıraktığını ve suretlerle yeni öyküler yarattığını belirtiyor. Lale Tara’nın terk edilmiş, eski mekanlarda bulduğu büyüleyici atmosferi, kullandığı olağanüstü ışıkla yansıttığına değinen Engin Özendes, Öykü devam ederken mekan, bir eski fabrikada, terk edilmiş bir tren istasyonunda, eski bir kütüphanede, yıkık bir kilisede kendi bilinmezliğini sürdürüyor” diyor.

Özendes, sergi alanındaki video gösteriminde ise, oyuncak atlıkarıncanın kısırdöngü içinde, hızlı ama zamansızlık belirtisi olan devinimiyle bir ağacın gölgesinde huzur arayan genç kadın ve bebeğinin devinimsizliğinin, izleyeni yine zaman kavramında bilinmezliğe düşürdüğünü ifade ediyor. Lale Tara’nın fotoğraflarında, mizansenden kurguya, öyküden Ümit Ünal’ın tasarladığı Rönesans dönemi kostüm ve aksesuar seçimine ve mekana kadar her şeyin çerçevelere titizlikle yerleştiğini vurguluyor.

Lale Tara

The New School (New York) ve OCTET: School of Visual Arts (New York)’ta fotoğraf eğitimi alan Lale Tara’nın “yediayyedigün” adlı görsel günlüğü 2005 yılında Robinson Crusoe Kitabevi tarafından yayınlandı.

Canlı (Bilsar, 2006) ve Hello Earth Goodbye (Bilsar, 2007), doppelgänger (RUI) (x-ist, 2009) isimli sergilerinin yanı sıra Contemporary İstanbul’09 ve 10, ST-ART 2009 (14. Avrupa Çağdaş Sanat Fuarı, Strasbourg), Art- HK 10 ve 11 (Hong Kong Uluslararası Sanat Fuarı) ve Paris’te Maison des Métallos’ta gerçekleşen “Türk Çağdaş Fotoğrafı Üzerine Subjektif Bir Panorama” adlı sergide yer aldı. 2010 yılında ayrıca, Sakshi Galeri, Bombay (Hindistan)’da gerçekleşen “Yeninin Geleneği” Sakshi Galeri, Taipei (Tayvan)’daki “Tarih ile Masal Arasında: Güncel Fotoğraf”  ve Londra’da “Ne Burada Ne de Orada: Kültürel Melezlik ve Üçüncü Alan Üzerine Düşünceler”  JAMM (Art & Beyond) başlıklı karma sergilere katıldı.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir