Massive Attack – Heligoland

Massive Attack’ın ender gelişen osasuna ataklarının aralıklarından bile uzun süre sonra çıkardığı yeni albümü “Heligoland” nihayetinde 8 Şubat 2010 sabahı Virgin etiketiyle tüm ihtişamı ve görkemiyle raflardaki yerini aldı.


Mezzanine’in gelmiş geçmiş, yapılmış yapılacak en kışkırtıcı trip-hop albümü olması, grubun bir önceki albümü 100th Window’un yeteri kadar önemsenmemesine neden olmuştu. Gerçi, 100th Window’un Robert Del Naja’nın solo albümü olduğu düşünülürse (Grup üyeleri kayıtlarda yer almamışlardı) grup olarak 12 yıl aradan sonra  birlikte ürettikleri ilk albüm olan Heligoland, aynı zamanda Robert Del Naja’nın katkısının da en az olduğu albüm. Albüm aslında diğer Massive Attack albümlerinden çok farklı değil, grup yeni şeyler denemek yerine eski tarzlarında devam etmeyi tercih etmiş gözüküyor. Şarkıların çoğunun sindirilmesi zor şarkılar olduğunu ve albümü ilk dinlemeden sonraki ilk dinleme için cesaretinizi toplamanız gerektiğini söylemem gerek. Çünkü ilk etapta birkaç şarkı dışında sizi kendinize bağlayacağını düşünmüyorum.


Pray for Rain kaotik bir açılış şarkısıyken, dakikalar ilerledikçe bu kaotik ve yorucu şarkılar yerini daha görkemli ve etkileyici şarkılara bırakıyor. Massive Attack’in daimi tercihlerinden Horace Andy’nin 3D ile Splitting the Atom’daki düeti, Yine Horace Andy’nin tanrısal vokaliyle ruhuna kavuşan Girl I Love You, albümde yayınlanmadan önce ilginç klibiyle dikkatimi çeken ve albümün en hareketli şarkısı Paradise Circus, bariz bir şekilde Inertia Creeps kokan, hatta bu şarkının bir varyasyonu diyebileceğim Rush Minute, Melankolik eksikliği tamamlayan, Damon Albarn’ın “do you love me” lerini kafamıza kafamıza vuran Saturday Come Slow ve ağır aksak ritimleriyle, darbukasıyla, ölçüsüzlüğüyle, ruh haliyle albümdeki en beğendiğim şarkı Atlas Air’i albümdeki favorilerim olarak sayabilirim.


Gördüğünüz gibi neredeyse albümün tamamını favorilerim arasında yazdım ve ben bu albümü seviyorum. Belki diğer Massive Attack albümleri kadar hit çıkartmayacak ama görkemiyle, sürükleyiciliğiyle,ruh haliyle bazılarının canını fena yakacak bu albüm.

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • 14 Temmuz 2010 -- Massive Attack 2010 İstanbul Konseri
    Dün gece Kuruçeşme Arena’dan Massive Attack geçti. İki sene önce yine 13 temmuz günü harika bir konser deneyimi yaşamıştık, o gece için “bir doğa olayı” demiştim, şimdi artırıyorum “toplumsal bir olay, adeta bir uyanış” oluyor Massive Attack konserleri. Pek sevdiğim Martina Topley Bird’ü öncü...
  • 14 Temmuz 2008 -- Massive Attack / İstanbul
    World Card sponsorluğunda Echoes Productions tarafından Parkorman'da düzenlenen aşmış doğa olayı.. 2003 yılındaki konseri izleme şansım olmamıştı ama dün geceden sonra kaçırdığıma üzüldüm açıkçası.. 85ytl'lik bilet fiyatı tek grup için biraz yüksek sayılsa da içerik tatmin edici oldu, mekan zaten ...
  • 07 Haziran 2008 -- Portishead – Third
    Başlık Portishead – Third olsa da bu bir albüm kritiği ya da Portishead incelemesi değil, bu sadece müzik yazmanın zorluklarını bilen birisinin onlara ait düşünceleri.. 90’ların ortalarında Portishead Massive Attack ile beraber dünyayı değiştirmeye başladığında henüz 10 yaşındaydım, doğal olara...

2 Yorum

  1. Benim albümdeki favorim Psyche. Martina Topley Bird vokallerini seviyorum aslında, o yüzden Babel de sevdiklerimden. Genel olarak sevdim ben albümü, yenileri pek sevmiyorum genelde ama bu albüm güzel olmuş. Yazı da güzel olmuş, daha çok albüm incelemesi / eleştirisi bekleriz.

  2. Albümü ben de çok sevdim ama benim favorim saturday come slow. massive attack ve damon albarn bir araya gelince çok güzel bir şarkı çıkmış ortaya.

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam protection by WP Captcha-Free