Made in Dagenham


1968 yılında Ford’un İngiltere’deki Dagenham fabrikasında çalışan kadınlar, vasıfsız işçi muamelesi görmeye karşı ayaklanır ve erkeklerle eşit ücret talebiyle greve giderler. Yürüttükleri kararlı mücadele sonunda da kademeli olarak eşit ücret almaya hak kazanırlar. Elbette bu süreçte aileleriyle sorunlar yaşayacak, kadınların hak talep etmelerine alışık olunmayan bir yerde, zamanda yaşadıklarından isteklerini kabul ettirmekte zorlanacaklardır. Yine de bizim hayal bile edemeyeceğimiz kadar “pembe” bir şekilde sonlanacaktır mücadeleleri.

Hamile kadınların karınlarının tekmelendiği, eylemlerdeki kadınların arkasından “kadın mı kız mı bilmiyorum” gibi sözlerin sarf edildiği, kadınlar gününde kadınların coplandığı bir ülkede yaşadığımızdan kadınların haklarını güle oynaya talep etmeleri ve sonunda kazanmaları bize fantastik bir film hikâyesi gibi görünebilir, görünüyor da. Bu nedenle filmi alaycı bir gülümsemeyle izlerken yakalayabiliriz kendimizi, Rita’nın (Sally Hawkins) önderlik ettiği bu eğlenceli, renkli kadın grubunun ne olursa olsun neşelerinden ödün vermeyen halleri bizim anlayabileceğimizden çok çok uzak çünkü. Yine de zaman zaman alaycı da olsa gülümsesek ve hiçbir mücadelenin böyle ufak tefek bedellerle atlatılamayacağını bilsek de eğlenebiliriz tabi filmde -filmin  politik yanının olmamasına hiç aldırmazsak.

Nigel Cole’u Calendar Girls (Takvim Kızları) filmiyle tanımıştık. Kadınlar üzerine hikâyeler anlatmaya ve bütün cinsiyetçi tuzaklara düşerek ilerlemeye devam ediyor. Bir hak mücadelesi filmini bile tarihsel ve politik gerçekliğinden soyutlayarak içi boş bir seyirlik haline getirebiliyor ya tebrik ediyoruz kendisini. Geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde gösterilen Made in Dagenham, “Kadının Fendi” adıyla gösterimde.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir