Langadank

Langadank, Metin Üstündağ’ın “İlk LANGplay” dediği aforizmalarla dolu kitabı. Güneş Yayınları’ndan çıkmış, kapağındaki fotoğrafta Met-Üst’ü gözlüklü, dağınık saçlı hâli ile görüyoruz. Tabii ki siz göremiyorsunuz çünkü kitap kapakları hep küçüktü ve paylaşamadım, kusuruma bakmayınız.

Hayatın değersiz, beyhude olduğunu haykıran derin sözler Dorian Gray’in Portresi’ni okurken oldukça manalı gelirken, Met-Üst’ün Langadank’ını okurken -elbette o hayat, Türkiye’de olduğundan- biraz daha manalı, biraz daha yaralayıcı gelebiliyor. İnsan karanlık bir haz alıyor bu pseudo-nihilist sözlerle karşılaştığında.. Herneyse; Langadank, 7 adetini 5 tl’ye aldığım kitaplardan biri. Çünkü bulmak için sahaf sahaf gezdim ve işte şimdi oradan aklıma takılan, beni otobüs camlarından uzun uzun dışarıyı izlemeye iten birkaç Met-Üst güzelliğini paylaşacağım. Çok uzatmadan, söz üstadda:

  • bir bir daha iki etmeyo artık, biz ayrıldık..”
  • bakım ve onarım nedeniyle yarın bazı semtlere demokrasi verilemeyecek..
  • niçin kendini öldürmüş? – çok şey biliyormuş..
  • boynumuzun büküklüğü idam ile düzelmez ki..
  • aşk insanın kendisini başkası ile aldatması..
  • nefes alıp verdikçe daralır yüzölçümün..
  • üniversite içmiyorum bıraktım: YÖK’sürtüyor!
  • doğmakla yitirdiniz hiç olma şansınızı..
  • rahatsız olmayan insanlardan rahatsız oluyorum..
  • çoğulcu demokrasiden yana olan birinci tekil şahıslar şimdi hapiste..
  • sınıfsız bir toplumun gerekliliğine lise son sınıfta iki dersten çaktığımda karar vermiştim..
  • bütün dünya ayrıları, birleşin!
  • eskiden ne güzeldi eskiler..
  • içeri nasıl düştün? – dışarıyı öldürdüm..
  • beni soran olursa cevap e şıkkı..

Author: Fırat Aydın

Share This Post On

1 Comment

  1. amcam gıne dokturmus yaa

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir