Kynodontas Dişimi Ağrıttı

Bazı filmleri ya kimse izlemesin, ya da izleyenler birbirine anlatmasın. Yoksa kafanıza kaseti yersiniz. Ben de dvd’yi yedim kafama film bitince. Köpek Dişi geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde gösterildi, ancak gösterime girmedi. Acaba nedeni Yunanistan’daki kriz mi? (Yunanistan yapımı bir film Kynodontas)

Üç çocuk, anne ve babadan oluşan aile şehrin uzağında çitlerle çevrili evlerinde dünyevi maddelerden uzak (baba, kısmen anne hariç) yaşamaktadırlar. Kavramların, hayvanların, cinselliğin evin içindeki manası bize uzaktır. Çünkü biz bu dünyanın elemanlarıyız. Evin çocukları hiç dışarı çıkmamış, cinselliği bile dışarıdan gelenden öğrenmişlerdir. Tek eğlenceleri oyunlar, ödüllerdir. “Kuku”nun anlamı “lamba”, “zombi”nin anlamı “sarı bir çiçek” olarak öğretilir onlara. Dil bile ailenin/iktidarın belirlediği bir şeydir. Aslında bu bizim için de geçerli. Kaka, kuku, kahkaha ayıptır.

Film boyunca babanın ve annenin çocuklarına neden bunu yaptıklarını çözmeye çalışıyoruz, ama neden hak getire. Çünkü ebeveynler yaptıklarının nedenlerini kendileri de bilmezler; bilseler de açıklamazlar.

Filmle ilgili edilecek çok laf var hele ki bale sahnesi. Bu evdeki bale müsameresi bile garip. Zaten hali hazırda baleyi manasız bulurken, bu sahne beni ihya etti. İnsanoğlu baledeki gibi mükemmel değildir, hiçbir zaman öyle dans edemeyeceğiz. Filmde evin gözü dışarıdaki kızının dansı takdire şayan.

Bu filmi izlemek için çabalayın, hak ediyor çünkü. Sonu bile çaba istiyor.

Bunu seven bunları da sevebilir;

The Ballad of Jack and Rose

Home

Hwal (Yay)

Author: Metin Akdemir

Share This Post On

4 Comments

  1. Son günlerde izlediğim hiçbir filmden sonra bu kadar düşünmemiştim. İktidar, dil ve aile üzerine söyledikleriyle -olumlu anlamda- çok kafa karıştırıcı bir film bu. Özellikle dışarda eğitilmeye çalışılan köpek ile aile içinde eğitilen çocuklar arasında yönetmenin nasıl bir paralellik kurduğunu merak ediyorum. Eğitimini tamamlayamayan köpek eve gelemezken, yine eğitimini tamamlamayan -köpek dişi düşmeyen- çocuklar dışarı çıkamıyorlar. Ama sonuçta köpek gibi havlıyorlar. Bunun ne demek olduğunu bilmiyorum, ama üstüne düşünmekten de memnunum. Metin’in söylediği gibi hakkında söylenecek çok söz var, herkesin farklı okuyabileceği sahnelere sahip film.
    Gösterim şansı bulabileceğini sanmıyorum, ama -Altyazı’nın Haziran sayısında da belirtildiği gibi- hiçbir şeylerin olmadığı vizyona iyi bir alternatif.

  2. Yalnız, filmin yaptığı bir şey bir parça kafa karıştırıcı, dış dünyaya dair gördüğümüz yerlerin sadece korkunç bir fabrika ve köpek eğitim merkezi olması neredeyse bizi de dışarıda bir şey yok ki diye düşünmeye sevk ediyor. Filmin, babanın davranışını meşru kılma çabası olduğunu düşünmesem de dışarıya dair algısının biraz muğlak olduğunu düşünüyorum.

  3. “Das Experiment’in aile içine uyarlanmışını Haneke çekmiş” diye düşünmeden edemedim ben izledikten sonra.

  4. teşekkürler Metin Akdemir. filmle ilgili benim anlayamadığım nokta da film aktivitesi olarak, daha önce aile içinde çekilmiş video kayıtlarının izlendiği bir ailede, büyük kız nasıl olur da Rocky ve Jaws filmlerinin repliklerini ezbere bilir.
    cevabı da muhtemelen yine “baba”nın şirketinde çalışan kızın, “hizmeti mukabili” gizlice getirdiği videolarda saklıdır.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir