Kıskanmak

“ Nedenler kadar nedensizliğin de insan varoluşunda önemli bir şey olduğunu düşündüğüm için yapıyorum bu filmleri. ”*

Zeki Demirkubuz sinemasını tam da bu nedenle seviyorum. Kader’in mantıkla açıklanamaz inatçı aşığını, Masumiyet’in kabına sığmaz öfkesini hep bu yüzden sevdim.

Önce Demirkubuz’un romanı uyarlayacağını öğrenince ne gerek vardı şimdi dönem sinemasına diye düşündüm. Ama Seniha’nın karanlık yanlarını düşününce heyecanlandım, dönem sineması belki tamam ama yönetmenin elinde nasıl bir Seniha’ya dönüşecekti ki o. Demirkubuz hem kitaptaki kadar karanlık (kitaptakinden daha çirkin) bir Seniha yaratmış, hem de Türkiye sinemasında neredeyse hiç olmadığı kadar iyi bir dönem filmine imza atmış.

Seniha kıskançlığı yüzünden yanında kendisini sığıntı hissettiği abisi ve eşinin hayatının mahvolmasına neden olur. Kendisinin söylediği gibi abisi yaşadığı sürece ona hayatta mutluluk diye bir şey yoktur. Kısaca hikâye böyle. Kitapla karşılaştırmak mutlaka gerekli değil belki ama kaçınılmaz -yönetmen ilgisini çeken bölümleri filme almış olsa bile. Romanda Seniha’nın abisini kıskandığı bilinir, sıkça da tekrar edilir, ama filmde bu biraz daha muğlâk, Seniha’nın davranışlarını anlamakta zorlanıyoruz. Filmin sonlarına yakın bir yerde kendisi açıkça söylemese, yaptıklarının nedeninin kıskançlık olduğunu anlamayabiliriz de. Bir şeyler seziyoruz, Seniha’nın derdi Mükerrem ile değil belli, ama ne? Kitabı bildiğimiz ve filmin adı “Kıskanmak” olduğu için böyle bir beklentimiz oluşuyor doğal olarak, ama kitabı unutsak bu sefer de Seniha öyle nedensiz yere, sadece kötülük olsun diye böyle davranacak birine benzemiyor, ya da çok iyi çizilmediği için onu böyle kabul etmekte zorlanıyoruz.

Sanırım yönetmen Seniha’yı diğer filmlerindeki karakterleri kadar sevmemiş, benimsememiş. Kendiliğinden açılan kapılara rağmen bu filmi onun filmi yapmayan bir şey var.

*Altyazı Dergisi Kasım Sayısı

Bunları da Okuyabilirsiniz

  • 21 Mart 2011 -- İstanbul Film Festivali’nin 30 Yılından 20 Yönetmen
    Fotoğraf Sergisi, Festival sonuna dek Atlas Pasajı’nda. İstanbul Film Festivali’nin 30. yılı vesilesiyle bu yıl arşiv niteliği taşıyan özel bir kitap yayımlanacak. 2 Nisan Cumartesi gününden itibaren satışta olacak “30: İstanbul Film Festivali’nin 30 Yılından 20 Yönetmen” adlı kitapta, festiv...
  • 06 Aralık 2009 -- Türk Sinemasında Yeni Bakışlar – 2
    "Türk Sinemasında Yeni Bakışlar" programının ikinci yönetmen konuğu Zeki Demirkubuz. Aralık ayı boyunca yönetmenin "İtiraf", "Bekleme Odası", "Kader" ve "Masumiyet" filmleri Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi Sineması'nda gösterilecek. 11 Aralık'ta ise yönetmenle bir söyleşi gerçekleştirilecek. İl...

One Comment

  1. Çok başarılı bir açılışa sahip film. Ayrıca Türkiye’de dönem sineması dediğimizde maalesef olay “müsamere”den öteye geçemiyor, bu durumu kıran ve başarılı bir dönem filmi diye nitelendirebileceğimiz bir çalışma olmuş. Ayrıca Seniha karakteri de son derece farklı ve iyi çizilmiş. Özellikle son sahnedeki “daha fazla anlaşılma kaygısı” ve bazı diyaloglardaki -oyunculuğu da kötü etkileyen- dil kullanımı gibi eleştirilebilecek yanları olsa da oldukça beğendiğim bir film oldu. Kubuzetto serisini merakla takip edeceğim :)

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Spam protection by WP Captcha-Free