Kings of Convenience Öncesi Erlend Øye

Kings of Convenience konseri Eirik Glambek Bøe’in gözünde ani gelişen bir rahatsızlıktan dolayı ertelendiğinde tanıdığım birçok insan sevindi! Babylon’un kısıtlı kapasitesi ve konser fiyatlarını belirlerken biraz yüksek uçması insanlarda böylesine ilginç bir tepki oluşturdu. Ancak sonuçta önemli olan Eirik’in sağlığıydı, neticede kendisi Norveç’ten gelemedi ve konser ileri bir tarihe ertelendi. (Sağlığı da iyiye gidiyormuş, hatta sanırım konserlere kaldıkları yerden devam ediyorlar.) Aslında bu erteleme konsere bilet almayı başaran şanslı azınlık açısından bir avantaj oldu. Zira İstanbul’a gelen Erlend Øye “hazır gelmişken” kısa solo konserler verebileceğini söyledi ve iki gece üst üste Babylon’da yaklaşık 45-50 dakika sahne aldı.

13 Nisan Cuma akşamı için bilet alabilmiştim ve bu güzel insanı sahnede dinleme şansını kaçırmadım. Günümüzün en iyi müzisyenlerinden birisi olan Erlend sahnede oldukça eğlenceli bir insan. Çok içten ve iyi niyetli duruyor ve gözünüzün içine bakıp gülümsüyor. Sahneye çıktığında bunun kısa sürecek bir solo performans olduğundan bahsetti ve cover şarkılar çalacağını söyledi. Tek gitarla sahne alan Erlend sevdiği şarkıların kendi versiyonlarını çalacağını da özellikle ekledi.

Benim hatırladığım/çıkarabildiğim kadarıyla Pet Shop Boys’un Se A Vida E (That’s The Way Life Is) şakısını son derece ilginç bir şekilde yorumladı. Norveç’te kalan Eirik için Pink Floyd – Wish You Were Here ile şovunu yaptı! Daha önce de birçok kez çaldığı Big Star – Thirteen’i yine güzel yorumladı. Nico’nun These Days’ini yine çok güzel bir şekilde çaldı. Kendi şarkılarından Mrs. Cold geldi, bir önceki gece Stay Out of Trouble ve Power of Not Knowing çalmış. Kapanışı ise Norveç’te baharın gelişini kutladıkları şarkıyla yaptı, Erlend’i kendi dilinde şarkı söylerken dinlemek ve şarkıdaki -io kısımları çok eğlenceliydi!

Sahnede sürekli izleyici ile temas halindeydi. Konuştu, sordu, cevaplara göre anlattı. Bergen’e gelen bir kişiye onu orada bulamayacağını, yakın zamanda İtalya’ya taşındığını söyledi ve bu kadar laflamanın üzerine de Sound of The Day diye bir şarkı yaptı. Sabah kalktığı andan itibaren yaşadıklarını gayet eğlenceli bir şekilde anlattı! Boğaz gezisini, kendisine “İstanbul’a hoşgeldin” diyen yunusları ve konsere kadar geçen zamanını izleyicinin Sound of the Day vokali ile aktardı.

Kings of Convenience çok önemli ve büyük bir grup. Aslında kendileri bile ne kadar önemli olduklarının farkında değiller sanırım. Yakın zamanda izleyecek olmamızdan dolayı da çok heyecanlıyım. Erlend neler göreceğimizin kısa bir özetini geçti, mutlu mesut bir elli dakika yaşadık. Şimdi tarihinin açıklanmasını beklediğimiz ve birçok şarkıyı ezberden söyleyeceğimiz o büyük konseri bekliyoruz.

Bir de küçük not düşeyim, Erlend epey yaşlanmış!

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir