Kent – Röd

Kent - Röd albüm kapağı
İsveç’in en az otomobilleri, kızları ve köftesi kadar sevdiğimiz grubu Kent’in yeni albümü Röd (Kırmızı) sessiz sedasız piyasaya çıkmış. Kent bu albümde bir önceki albümleri Tillbaka Till Samtiden’de kaydığı elektronik yönü görmezden gelmemiş.  Bunun yanında albümde bolca synth-pop ve alternative rock öğeleri duyuyoruz. Tabii ki bu Joakim Berg’in kendine özgü vokali ve Kent’in nefes kesen gitarlarının bir yere gittiği demek değil.
 
Albümünün açılışı beklenmedik şekilde vasat ve etkileyicilikten uzak. İlk şarkı “18:29 -4” bir koro çalışması ve intro niteliğinde. Peşisıra gelen Taxmannen ilginç bir synth tonuyla açılıyor ve fazla heyecan yaratmadan bitiyor. Bir sonraki şarkı Krossa Allt (Her şeyi parçala) derli toplu bir Kent şarkısı. Vokal melodisi çok güzel, vokale eşlik eden synth, gitar ve kemanlar da güzel. Ama şarkının sonundaki bridge pek hoş olmamış.
 
Hjarta (kalp) albümün en sıkıcı parçası. Başarısız bir pop parçası olmuş. Sjukhus(Sucuklar (Şaka şaka: Hastane)) bu şarkıdan sonra yine yavaş başlayan ama ortalarına doğru kendine gelen, albümün en başarılı şarkılarından biri.
 
Albümün diğer ağır toplarını ise ard arda dinlemekte fayda var. Ensamheten, Vals for Satan (e bu kadar da ingilizce bilin bi zahmet) ve albümün ilk single’ı Tontarna (Aptallar!) albümü zirveye taşıyan şarkılar. Vals for Satan isminden beklenmeyecek derece hareketli bir parça. Sıkılmadan defalarca dinlenebilir. Ensamheten basslineları ve son iki dakikasındaki müthiş enerjiyle sizi esir alabilir. Tontarna ise bence grubun şimdiye kadar yaptığı en iyi parçalardan biri. Synthlerin hayvanca kullanıldığı efsane bir girişe sahip. Nakaratı harika. Bariz Röyksopp kokan bir şarkı. Zaten bence bu albümü yaparken bol bol Depeche Mode ve Röyksopp dinlemişler. Bu üç şarkıyı da iyi bir subwoofer sistemle veya kulaklıkla dinlemenizi öneririm.
 
Ağlak şarkıların unutulmaz adamı Wereyda (Fırat)’ın aksine ben bu albümü gayet başarılı buldum. Bir dö jag, hagnesta hill veya isola değil ama bir önceki albümden epeyce iyi ve kent diskografisinde güzel bir yer edineceğini düşündüğüm bu albümü tüm gönül dostlarına tavsiye ediyorum.

Author: Anıl Okay

Share This Post On

2 Comments

  1. Ne güzel gruptu Kent, bu elektronik olaylarına sarmadan Hagnesta Hill ayarında devam etselerdi -ki ben jag döden’i de seviyorum- çok daha iyi olurdu. Yine de tavsiyene uyup dinleyeceğim bu albümü, musik non stop!

  2. Öncelikle paylaşım için teşekkür ederim. Facebook ta bu yazının paylaşımını gördüğümde düşündüğüm ilk şey, Kent i bilen ve sevenlerin çoğunluğunu İsveç lilerin dışındakilerin oluşturduğu oldu. 2 yıl kadar önceki İsveç gezimde en populer müzik marketler de dahil bir çok satış ofisinde Kent in hiç bir albümüne rastlamadım. Hatta samimi İsveç li arkadaşım ve etrafındakiler grubun adını dahi bilmiyorlardı. Gereğinden fazla globalleşen İsveç halkının dışarıdaki müziklere olan aşırı tutkunluğuna mı verirsiniz yoksa benim beceriksizliğime mi bilmem ama ben tüm çabalarıma rağmen İsveç te Kent in albümünü bulmayı başaramadım.

    Fakat şimdi bu yazıyı görünce anladım ki İsveçlilerden daha çok onların gruplarını takip edebiliyoruz :)

    Tekrar paylaşım için teşekkürler, hoşçakalın.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir