Kaz Dağı/Kaz Dağları

Kaz Dağı/Kaz Dağları

Kaz Dağı veya Kaz Dağları olarak her iki isiminde kullanıldığı Edremit Körfezi’ nin kuzeyinde Çanakkale ve Balıkesir arasında yer alan doğası ve tarihi ile etkileyici, huzur dolu bir güzellik.  Mitolojide,  adı ida dır ve tanrılar tanrısı Zeus  buradan hükmeder. Türkler Anadolu ya yerleştiğinde zamanla adı Kazdağı olur.

İstanbul’ dan Eskihisar-Topçular feribotu ile karşıya geçerek Bursa-Edremit-Akçay-Altınoluk istikameti ile gidilebilir. Bir başka alternatif ise İstanbul-Edirne paralı yolunu kullanarak Kınalı çıkışından çıkılır ve Çanakkale ye feribot ile geçilerek Turuva-Edremit Körfezi-Küçükkuyu-Altınoluk istikameti kullanılabilir. Otobüs ile ulaşımı tercih edenler için Altınoluk a bir çok firmanın seferleri mevcut. Buradan sonra bir çok dolmuş veya toplu taşıma ile bir çok merkeze ulaşabilirsiniz.

Benim kaldığım ve son derece memnun olarak ayrıldığım “İdaköy” de konaklamak isterseniz ayrıntılı bilgiye linki tıklayarak ulaşabilirsiniz. http://www.idakoy.com (Buradan Sema-İskender Azatoğlu çiftine sevgiler)

Bir doğa aşığı olarak belirtmeliyim ki, Türkiye bizler için  her yerinde sürprizler barındıran eşsiz bir ülke. Otuz seneyi aşkın bir süredir büyük şehirlerde  yaşamamdan kaynaklı bazı zamanlarda böyle doğa harikası bir çok yere sahip olduğumuzu unutuyorum. Fakat gezdiğim bir çok doğa harikası yeri gözlerimin önüne getirdiğimde grinin tonları dışında ne kadar çok yerimiz olduğunu düşünerek rahatlıyorum.  İşte Kazdağları da böyle bir yer. Bir kez gezip gördüğünüzde sonraki zamanlarda hafızanızdan gözlerinize taşıdığınızda dahi size huzur veren, dudaklarınıza bir gülümseme yerleştiren bir yer. Bir doğa harikası. Kirlenmemiş bir bölge. Doğru zamanda koruma altına alınmış bir milli park. Bilinçli yerli halka sahip, hak ettiği önemi ve özeni alan nadir bölgelerden biri. Bir çok nadir kuş, böcek, çiçek türüne, ayı,sincap, karaca gibi yaban hayata ev sahipliği yapan bir yer. Kazdağları doğası hakkında o kadar çok şey yazılabilir ki, sayfalar yetmez. Kesinlikle görülmesi gerekir.


Merkezden 10dk uzaklıkta rampa yukarı yolu bir taksi tutarak çıktık. İda Çiftlik Evi oldukça hakim bir manzaraya sahip son derece samimi bir çiftlik evi. Tavsiye ederim. Günün yorgunluğunu kahvenizi yudumlarken, muhteşem manzarayı seyrederek atabilirsiniz. Yürüyüş yapabileceğiniz bir çok parkur var. Bu parkurların hepsinde karşılaştığınız meyveleri afiyetle yemek serbest :) Bir çok enteresan isimli çay, gölet ve şelale var. Benim en çok ilgimi çeken, Hasan ve Emine nin dramatik öyküsünün yaşandığı “Hasan Boğuldu Göleti”. Bölgede ziyaret etmenizi tavsiye ettiğim müzeler de var. Zeytinyağı müzesi ve ilginizi çekebileceğini düşündüğüm unicef tarafından desteklenen Tahtakuşlar köyündeki Etnoğrafya müzesi gibi. Kazdağlarının en derin göletlerinden olan Mıhlıçay da yüzebilirsiniz. Pınarbaşı bölgesinde, çağlayan ırmak yanında huzur dolu bir yemek yiyebilirsiniz.

Bu bölgeye gitmeyenler için önemle tavsiye ediyorum. 2-3 günlük bir organizasyon ile değerlendirebileceğiniz ve kesinlikle memnun kalacağınız bir ara tatil olabilir. Çevre bölgeleri de katarak (Altınoluk vs.) geniş kapsamlı bir tatile de çevirebilirsiniz.

İyi eğlenceler.

Author: Oğuzhan BAL

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir