Kavşak

Dikkat: İzlemeden Okuma! Bu yazı filmin sürpriz sayılabilecek gelişmelerini de içermektedir.

Anlat İstanbul’un yönetmenlerinden Selim Demirdelen’in ilk filmi Kavşak. Güven, bir şirkette muhasebecidir. Evli ve bir çocuk babasıdır. (Ancak karısını ve çocuğunu hiç görmeyiz.) Bir gün Arzu da aynı şirkette işe başlar, yer darlığından Güven’in odasına masa eklenir. Arzu, Güven’in hayatına zorla girmeye, onun sırlarını daha ilk günden deşmeye çalışır. Öte yandan aynı şirkette çalışan Haydar’ın kardeşi hastadır. Güven’in ev sahibi işkenceci polis Vedat, sürekli karısını ve kızını döver, annesine apartmanı sattırmaya uğraşır.

Bütün bu karakterlerin hayatları kesişir demek isterdim, ama pek öyle olmuyor. Hepsinin öyküsünü ayrı ayrı izliyoruz. En sonunda ise sadece Arzu ve Güven’in yollarının geçmişte bir trafik kazasıyla kesiştiğini öğreniyoruz. (Film için önemli olan bu trafik kazası o kadar kötü çekilmiş ki tam olarak neler olup bittiğini anlamakta zorlanıyoruz.) O zaman neden diğer karakterleri izlediğimizi merak ediyoruz. Film için, annesi hastalanınca vicdanı olduğunu hatırlayan işkencesi bir polise gerek var mıydı? Ya da sadece ailesindeki bir hasta yüzünden iş yerinde sürekli hayalet gibi dolaşan Haydar’a? Güven’e küçücük bir teması olan bu hikâyelerin, ana hikâye için ne anlamı var? Bu gibi sorularla tamamlanıyor film.

Kavşak, bir kesişen hayatlar denemesi gibi duruyor bu haliyle. Filmin en başarılı yanı ise çok iyi çizilmiş Güven karakteri ve onu canlandıran Güven Kıraç’ın oyunculuğu. (Ödül alan Sezin Akbaşoğulları değil.) Bu her daim tedirgin ve mutsuz adamda Güven Kıraç gerçekten çok iyi bir iş çıkarmış. Filmin müzikleri iyi, ancak o güzelim Bülent Ortaçgil şarkılarının, sahnenin altını çizmek gibi amaçlarla ziyan edilmesi beni bir seveni olarak çok üzdü. Belki böyle bir filmde duymak isteyeceğim şarkılar değil bunlar, “Sana Geldim” benim için böyle bir sonun şarkısı değil.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir