Kasım’da Salon Başkadır!

UFUK & BAHAR DÖRDÜNCÜ

3 Kasım 2010 Çarşamba 20.30
Kapı açılışı 20.00
Arasız 55′ sürer.
Ayakta 30 TL Öğrenci 15 TL

J. Brahms: Macar Dansları No: 1-21 (Dört el piyano için)

Büyük Fransız piyanist F. R. Duchable’nin “eksiksiz bir teknikle donatılmış, gayretli çalışan, bize canlı ve hayal gücü dolu yorumlar sunan iki piyanist” olarak nitelendirdiği Ufuk ve Bahar Dördüncü, Kasım ayının ilk konserinde Salon’un konuğu oluyor. Sıradışı bir teknik, uluslararası ödüller, dünyanın önde gelen salonlarında ve Türkiye, Avrupa ve Japonya’da müzik festivallerinde konser deneyimi, her biri eleştirmenler ve dinleyicilerden tam not alan albüm çalışmaları… Hepsi, başarılarıyla dünyanın dört bir yanında adından söz ettiren bu piyano ikilisinin müzik yaşamının parçaları. Ufuk ve Bahar Dördüncü, Brahms’ın Macar Dansları ile bu kez Salon dinleyicilerini büyüleyecek.

GALAXY MÜZİKEVİ – (Detaylar için tıklayınız)
4 Kasım 2010 Perşembe 21.30
Kapı açılışı 21.00
Ayakta 25 TL Öğrenci 15 TL

MUSIC IS FUN BY LENOVO: HEALTH
5 Kasım 2010 Cuma 22.30
Kapı açılışı 21.30
Ayakta 30 TL Öğrenci 20 TL

2006 yılında Los Angeleslı dört noise-rock tutkunu müzisyen tarafından kurulan Health bugüne dek, ikisi ünlü disko hitlerinin sıradışı remixlerinden oluşan dört albüm çıkardı ve “Heaven”, “Die Slow” ve “USA Boys” gibi hitleriyle kısa sürede üne kavuştu. Boston menşeli ünlü müzik dergisi The Phoenix’in “California’dan çıkan en iyi yeni grup” olarak övdüğü ve büyük bir coşku içinde geçen canlı performanslarına “muhakkak görülmesi gereken 50 sahne performansı” listesinde yer verdiği Health’in özgün sahne şovuyla müziğin gürültü ve coşkuya komşu sınırlarında dolaşmak için bu konseri kaçırmayın!

GEVENDE
6 Kasım 2010 Cumartesi 22.30
Kapı açılışı 21.30
Ayakta 25 TL Öğrenci 15 TL

İlk albümleri Ev 2006 yılında yayımlanmıştı. O günden bugüne yaptıkları projeler, birlikte çaldıkları müzisyenler ve gerek Türkiye’de gerekse yurtdışında verdikleri konserlerle Türkiye’nin önemli grupları arasında yerlerini aldılar. Özellikle konser performansları ile dikkat çekip dünyanın önemli müzik etkinliklerine seçilerek sınırlarını genişletme anlamında önemli adımlar attılar. Albümleri Türkiye dışında da dağıtılmaya başladı. Dünya üzerindeki önemli dijital dağıtım ağlarına dahil oldular.  Uluslararası müzisyenlerle aynı festivallerde yer alıp birlikte projeler gerçekleştirdiler. Kısacası tek bir albümle bugüne kadar oldukça fazla yol katettiler. Şimdi ise biriktirdiklerini ceplerinden dökme zamanı. Gevende’nin ikinci albüm tanıtım konseri, Salon’da.

TERENCE BLANCHARD QUINTET
9 Kasım 2010 Salı 21.30
10 Kasım 2010 Çarşmaba 21.30
Kapı açılışı 21.00
Masa 60 TL Oturmalı 40 TL Öğrenci 25 TL

Terence Blanchard, dâhiyane yeteneği ve grup liderliğindeki başarısıyla günümüzün en iyi trompetçilerinden biri olarak görülüyor. 1990 yılından bu yana birlikte çalıştığı Spike Lee’nin filmleri için yaptığı müziklerle de büyük beğeni toplayan ve bu albümlerle Grammy ve Altın Küre’ye aday gösterilen Blanchard, 2005 yılında “En İyi Enstrümantal Caz Albümü” dalında Grammy ödülünü kazandı. Trompetle ilkokul yıllarında tanışan usta müzisyen, Blue Note etiketinden çıkardığı Bounce ve Flow albümleriyle cazda yepyeni ufukları keşfe çıkarak muhteşem yapıtlara imza atmış oldu. Bu trompet ustasını, beşlisiyle birlikte Salon sahnesinde dinleme şansını kaçırmayın.

PHONEM BY MILLER: THE GO FIND
11 Kasım 2010 Perşembe 21.30
Kapı açılışı 21.00
Ayakta 30 TL Öğrenci 20 TL

Nihayet The Go Find biletlerinizi nereye sakladığınızı bulmanın vakti geldi! Geçtiğimiz Nisan sis dolayısıyla şehrimize ulaşamayan The Go Find, bu ay İstanbul’da! Sabah mısır gevreğiyle dolu bir kâseye süt koyarken çıkan o benzersiz çıtırtıyı düşünün: işte The Go Find’ın müziğinin güzelliği böyle küçük ve sevimli ayrıntılarda yatıyor. Miami ve Stars on the Wall albümleriyle dikkat çeken Belçikalı topluluğun son albümü Everybody knows it’s gonna happen, only not tonight, akustik gitarlar, neşeli synthesizerlar ve yumuşak bir vokalle bezenmiş hayalperest indie-pop şarkılarından oluşuyor. Dinleyenleri ilk gençlik aşklarının tasasız dünyasına taşıyacak bu konser öncesinde, I Create Soundscapes ve Hey Rabies olarak da tanıdığımız Berk Çakmakçı’nın yeni projesi Soft Gates sahnede olacak.

GARANTİ CAZ YEŞİLİ: MIDLAKE
22 Kasım 2010 Pazartesi 21.30
23 Kasım 2010 Salı 21.30
Kapı açılışı 21.00
Ayakta 40 TL Öğrenci 25 TL

Teksas’ın Denton kentinde beş müzisyen, Cocteau Twins’in basçısı tarafından keşfedilirse ne olur? Midlake’in böyle başlayan hikâyesi, 2004 tarihli çıkış albümü, içinden yetenek, vizyon ve farklılık fışkıranBamnan and Slivercork ile devam etti. 2006 tarihli The Trials of Van Occupanther ve özellikle Roscoe adlı parçayla büyücek bir hayran kitlesi kazanan topluluk, bu yıl çıkan The Courage of Others ile bir kez daha olağanüstü bir albüme imza atmış oldu. Midlake ile özdeşleşen, insanın içini ısıtan o analog gitarların baki kaldığı bu yeni albüm, öncekilerden daha folk, daha duygusal, daha karanlık ve daha esrarengiz. “Acts of Man” ve “Children of the Grounds” gibi parçalarıyla bir takıldı mı kendini defalarca dinlettiren bu albümün ardından Midlake, İstanbul’daki ilk konseri için, iki akşam üst üste Salon’da.

CHIVAS JAZZ KNIGHTS: STACEY KENT
24 Kasım 2010 Çarşamba 21.30
Kapı açılışı 21.00
Masa 70 TL Oturmalı 50 TL Öğrenci 35TL

Bu yüzyılın en parlak keşifleri arasında sayılan ve Fransız şanson geleneğiyle cazı zarafet dolu tarzıyla bir araya getiren Stacey Kent, 2001 yılında Britanya Caz Ödülleri’nde, 2002’de de BBC Caz Ödülleri’nde en iyi caz vokalisti seçildi. 2009 yılında Grammy adayı olan Kent, 2007 yılında çıkardığı Breakfast on the Morning Tram ile büyük başarı yakalamış, dört parçası büyük yazar Kazuo Ishiguro tarafından yazılmış olan bu albüm Fransa’da altın plak mertebesine yükselmişti. Yeni albümü Raconte-moi…‘da(Anlat Bana) Georges Moustaki ve Henri Salvador gibi Fransız müziğinin efsane isimlerinden şarkılara da yer veren Kent’i The New York Times şöyle tanımlıyor: “Amerikan caz klasiklerinin çiçekleri üzerinde ışıl ışıl parlayan bir kelebek. Stacey Kent, Kasım ayının bu güzel akşamında sesindeki ışıltıyı Salon’a getiriyor.

PAGANINI TRIO
25 Kasım 2010 Perşembe 21.30
Kapı açılışı 21.00
Ayakta 50 TL Öğrenci 30 TL

Burhan Öçal (vurmalı çalgılar)
Tuluğ Tırpan (piyano)
Atilla Aldemir (keman)

Burhan Öçal, Tuluğ Tırpan ve Atilla Aldemir, 19. yüzyılın dahi müzisyeni Paganini’nin kaprislerini piyano ve vurmalı sazlar ile yorumlayacakları yeni projeleri “Paganini Trio” ile Salon’da. Bu gecede tüm dünyada adından sıkça bahsettiren ünlü perküsyon sanatçısı Burhan Öçal’a, besteci ve piyanist kimliğiyle harikalar yaratan Tuluğ Tırpan ve dünyanın en seçkin orkestralarında çalmış bol ödüllü kemancı Atilla Aldemir eşlik ediyor. Klasik müzik, caz ve dünya müziği arasında bir köprü kuran bu üç virtüöz, Paganini’nin asla kaybolmayacak müzikal mirasını yepyeni bir kimlikle tekrardan canlandıracak.

BABA ZULA “SİNE-KONSER”
26 Kasım 2010 Cuma 22.30
Kapı açılışı 21.30
Ayakta 30 TL Öğrenci 20 TL

BaBa ZuLa’nın sinemayla olan ilişkisi 14 sene öncesine dayanıyor. 1996 yılında Derviş Zaim’in Tabutta Rövaşata adlı filmine müzik yapmak üzere kurulan grup, Dondurmam Gaymak ve Renkli Türkçe gibi uzun metrajlı filmlerin yanı sıra sayısız kısa film müziğine imza attı. Eserleriyle Fatih Akın’ın İstanbul Hatırası başta olmak üzere pek çok belgeselde yer alan BaBa ZuLa, 2006 yılında 1970lerin kült filmleri arasında sayılan Kilink İstanbul’da adlı filme canlı müzik yaparak sinemayla olan ilişkisini farklı bir boyuta taşıdı. 1920lerde Istanbul’da cekilen Jalma La Double adlı uzun metraja Lille’de, Turhan Selçuk’un Ay Fatihleri adlı eserine Paris’te müzik yapan topluluk, İstanbul’da çekilen ilk yabancı film olan Enis Aldjelis, Doğu’nun Çiçeği içinhazırladığı müziklerle, Amsterdam’ın ünlü Paradiso kulübü ve Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin ardından, Salon’da.

OVI MÜZİK SERIES BY NOKIA: SERTAB ERENER & DEMİR DEMİRKAN “PAINTED ON WATER”
27 Kasım 2010 Cumartesi 22.30
Kapı açılışı 21.30
Ayakta 50 TL Öğrenci 30 TL

Sertab Erener ve Demir Demirkan’ın yeni projesi Painted on Water, adını ebru, yani “suya resim yapma” sanatından alıyor. Türkiye’nin 14 yöresine ait, 14 türkünün Batı müziği normlarındaki düzenlemelerini içeren bu ortak proje, cazdan modern rock’a, funktan minimale, poptan enstrümantal fusion-caza kadar birçok farklı müzikal rengi bir araya getirerek, tıpkı bir ebru teknesindeki boyalar gibi beklenmedik, efsunlu bir sonuç ortaya çıkarıyor. Albümdeki parçaların sözleri de Demir Demirkan ile daha önce Madonna ve Celine Dion gibi isimlerle çalışmış olan Phil Galdston’a ait. Sertab Erener’in güçlü sesiyle halk şarkılarından esinlenen bu modern dünya yapıtlarına nasıl hayat verdiğini merak ettiğinizi ve bu konseri kaçırmak istemediğiniz için hemen harekete geçeceğinizi biliyoruz.

Not: En güncel etkinlik bilgilerine Salon İKSV web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir