It’s a Free World…

Sayısız ödüle sahip usta İngiliz yönetmen Ken Loach 2007 yapımı “It’s a Free World…” ile yıllardır değindiği toplumsal sorunlara bu sefer farklı bir sinema diliyle yaklaşıyor. İngiltere’deki göçmen ailelerin dramını ve sömürülenin bir anda sömürgeciye dönüşebildiği bu özgür dünya anlatımını öyle ustalıkla yapıyor ki; film sonunda yediğimiz tokat farkındalık yaratmasına rağmen uzun süre kendimize gelemememizi de sağlıyor.

İngiltere’deki bir iş bulma merkezinden kovulan genç anne Angie, ev arkadaşıyla beraber kendi işini kuruyor. Filmin başında acıyarak yaklaştığımız Angie ipleri ele aldıkça, bizde filmin dikkat çekmeye çalıştığı İngiltere’deki göçmen sorununa ezen tarafın bakış açısından dahil olmuş oluyoruz. Loach, bu filminde ezilenleri filmin ana karakteri altında gösterip seyirciyi daha kolay etkileme yolunu seçmemiş. Sömürülen bir kadının dâhi fırsatlar dahilinde tüm ahlaki değerleri yıkabileceğini ve para kazanma uğruna her şeyi yapabileceğini mükemmel bir sinema diliyle seyirciye aktaran Loach, filmde en fazla yakınlaştığımız karakter olmasına rağmen Angie’nin yaptığı her hareketin bencilce ve savunulacak bir tarafı olmadığını bizlere hissettirtiyor.

Oyunculuklardan biraz bahsedecek olursak; Angie’yi canlandıran Kierston Wareing bir iki sahne dışında kötü diyemeyeceğiz bir oyunculuk sergilemiş. Angie’nin ev arkadaşını –Rose- canlandıran Juliet Ellis ise Wareing’e göre daha iyi bir oyunculuk sergilediği çok açık. İkinci planda olmasından olsa gerek seyirci ekranda kendisini daha fazla görüp onu daha fazla tanımak istiyor. Fakat bu filmde önemli olan kötüler ve onların göz göre göre yaptıkları! Rose’un ikinci planda kalması filmin başarılı anlatımı için mutlaka gerekli. Diğer tüm oyuncular ise rolünü layığıyla yapmış diyebiliriz.

Verdiği mesajla “uyanın işte yaşadığınız dünya burası, işte özgür dünya dediğiniz yer burası” diyen Ken Loach, hassas bir konuyu kötülerin gözünden çok iyi anlatıyor. 2007 yılının en anlamlı filmlerinden biri olan “It’s a Free World”’ü kaçırmamanızı öneririm.

Author: Muhsin

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir