İletişim’den Yeni Kitaplar

MİLİTARİST MODERNLEŞME: Almanya, Japonya ve Türkiye, Murat Belge, İletişim Yayınları, 830 s., 35,00 TL

Murat Belge, Militarist Modernleşme’de  Almanya, Türkiye ve Japonya’da yaşanan militarist modernleşme sürecini karşılaştırmalı örneklerle ele alıyor: Almanya örneğini İtalya, Japonya örneğini Hindistan ve Türkiye örneğini Yunanistan ile karşılaştırıyor.

Belge, yalnızca orduların modernizasyonuyla sınırlı kalmayan, tüm toplumun askerî disiplin ve itaat yöntemleriyle “terbiye” edildiği farklı modernleşme deneyimlerinin tarihsel ve toplumsal yönlerine odaklanıyor.

Militarist Modernleşme, farklı coğrafya ve tarihsel/siyasal deneyimler içinde biçimlenmiş ulus-devlet örnekleri arasında, hamasi vaazların, “kan ve demir”le gerçekleşeceği iddia edilen projelerin, disiplin ve itaatin, tarihi ve toplumu ancak “şiddet”le kavrayabilen bir dünya görüşünün nasıl hakimiyet kurabildiği sorusuna cevap arıyor. Ele alınan ülkelerin siyasal geçmiş ve deneyimlerini tarihsel bir analize tâbi tutarken “ideolojilerin militarizasyonu”nun nasıl gerçekleştiğini tartışıyor. Militarizmin tahakküm kuramadığı örneklerde, bunu engelleyen toplumsal, siyasal ya da kültürel reflekslerin nasıl işlediğini inceliyor.

DAĞDA DUMAN YERİ YOK, Abdullah Ataşçı, İletişim Yayınları, 239 s.,19,50 TL

Köy büyük bir yangınla sarsıldı, her şey küle karıştı ve herkes o tren yolculuğuna, küllerinden yeniden doğmak için çıktı, geçmişle hesaplaşmak ve geleceğini bulmak için… Bütün yolcular yanlarına en büyük yüklerini, sır dolu hikâyelerini aldılar.

Abdullah Ataşçı, Dağda Duman Yeri Yok ile taşraya ışık tutan, yoksulluğun suskunluğunu bozan şiirsel bir masal anlatmıyor yalnızca, inançların ortak anlatılarından aşkın evrenselliğine uzanan insan hikâyelerinin arka planına bütün bir ülkenin görmezden gelinen gerçeklerini de büyük bir ustalıkla yerleştiriyor.

Kesinlemelerden ve keskinliklerden uzak bir yaklaşımın yazarı; (yazdıklarını) önyargıların ve kalıplaşmış düşüncelerin berisinde tuttuğu da su götürmez bir gerçek…

Ethem Baran

KÜLTÜR ÖRÜNTÜLERİ, Ruth Benedict, Çev. Mustafa Topal, İletişim Yayınları, 304 s., 21,50 TL

Ünlü antropolog Ruth Benedict’in, özellikle kültürel çalışmalar konusunda temel başvuru kaynaklarından biri olarak görülen kitabı Kültür Örüntüleri, insan hayatının şekillenmesinde kültürün rolüne dair çarpıcı bir bakış sunuyor. Üç Kızılderili toplumunun karşılaştırıldığı bu çalışma, toplumların davranışlarındaki çeşitlilikleri yargılamadan ortaya koyuyor. Dolayısıyla Batı toplumunun “en iyi, en gelişmiş” kültür olduğu yönündeki görüşü reddederek, her kültürün kendisini nasıl ele alıyorsa öyle kavranması gerektiğini öne sürüyor. 1930’lu yıllarda yazılmış olmasına rağmen, Kültür Örüntüleri’nin günümüzde hâlâ temel bir eser olmasını sağlayan da kültürel çeşitliliğe yaptığı bu vurgu. Özellikle antropoloji ve etnoloji alanlarında çığır açmış bir isim olan Benedict’in birey ve kültür ilişkisini incelemesi bakımından büyük önem taşıyan araştırması, insan olmanın anlamları üzerine derin bir kavrayış sağlıyor.

“Bugün çağdaş dünyada kültür kavramıyla ilgili sözcüklerin bunca rahat kullanılmasında… elinizdeki kitabın büyük bir payı var.”

Margaret Mead

“Benzersiz ve çok önemli… Kültür Örüntüleri, daha özgür ve daha hoşgörülü bir yaşam için yol gösterici bir tabela niteliğinde.”

New York Times

“Benedict’in Kültür Örüntüleri, çeşitliliğin değerini bize öğretmede temel bir metin…”

Amerikan Antropoloji Derneği

MANGA: Bir Kültürel Direniş Aracı, Mehmet Korkut Öztekin, İletişim Yayınları, 270 s., 19,50 TL

Japon çizgi romanı Manga, global ölçekli popüler kültürün yeni fenomenlerinden biri. Mangalar, dinamik çizgileri ve güçlü anlatı evreniyle bütün dünyada şaşırtıcı genişlikte bir okur kitlesine sahip. Manga dendiğinde, hâkim çizgi roman anlayışından farklı bir şey kastedildiği hemen anlaşılıyor. Üslupsal duruşu, plastik kalitesi, çizgi romana özgü ardışıklık ilkelerinin kullanılış biçimi, görsel ve yazılı öyküleme sürecinden, konu seçiminden, yöntem ve uygulamaya kadar pek çok alanda tamamen kendine özgü oluşu, böylesine kesin bir tanımlamanın yapılmasına sebep oluyor. Çok satıyor, gündemde yer tutuyor ve taklit ediliyorlar. Mangalardan çizgi film uyarlamaları yapılması, iyi örneklerinin genç kuşak sinemacıların beğenilerini ve üsluplarını etkilemeleri, farklı alanlarda tartışılmaları kimseye şaşırtıcı gelmiyor. Çünkü karşımızda güçlü, cazip ve bereketli bir mecra var…

Mehmet Korkut Öztekin, manganın tarihine, takıntı, tepki ve beğenilerine odaklanarak, global başarısının nedenlerini irdeliyor. Heyecanlı, tutkusunu paylaşan, ehlivukuf olduğunu gösteren sabırlı ve mesafeli bir dil kullanıyor. Bazen Japon tarihine, kimi zaman siber punk edebiyata ve diğer fantastik türlere değinen, hikâyeleri maharetle tartışan akıcı ve derin bir denge tutturuyor.

Manga hakkında yazılmış çok iyi bir kitap…

EDEBİYAT VE FELAKET, Marc Nichanian, Çev. Ayşegül Sönmezay,  İletişim Yayınları, 264 s., 19,50 TL

Fransa, ABD ve Türkiye’de edebiyat alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Nichanian’dan “Felaket” sonrası tanıklıkları ve edebiyatı üstüne kapsamlı bir araştırma. Yıl 1909 Adana… Ermeni katliamı… ve Zabel Yesayan.. Yıl 1915 İstanbul… Yaklaşık  250 Ermeni aydın bir gecede gözaltına alınıp Anadolu’ya gönderiliyorlar; sayıları 1,5 milyonu aşan Ermenilerin “Felaket”i başlıyor…

Zabel Yesayan, Hagop Oşagan, Daniel Varujan ve diğerleri “Felaket”i anlatmanın yolunu edebiyatta buluyorlar. “Hakikati-olmayan” olayı, yani tarihteki yerini bulamamış olan olayı edebiyatla anlatıyorlar.

Nichanian kitapta şu sorunun cevabını arıyor: “Hakikati olmayan bir suç için affetme olasılığı var mıdır?” Cevabı ise yine, bir “Felaket”ten kaçmaya çalışırken yazıya ve metne sarılan Walter Benjamin’de buluyor: “Manevi dünyanın tasarrufunda zamanın anlamı… olabilecek en esrarlı yoldan affetmeye ulaşır, ancak hiçbir zaman barışmaya değil.”

YUNAN MİTOLOJİSİ, Anna Milbourne, Louie Stowell, Çev. Esin Uslu, İletişim Yayınları, 304 s., 35,00 TL

Olympos Dağı’nın tepesinde, bulutların üzerine kurulmuş bir saray, içinde dünyaya hükmeden tanrılar… Aşağıda ise krallar, canavarlar ve sıradan insanlar…

Tanrılar tanrısı Zeus, aile ve sadakat tanrıçası Hera, deniz tanrısı Poseidon,  bitki ve toprak tanrıçası Demeter, yeraltı dünyasının tanrısı Hades ve diğer güçlü tanrı ve tanrıçalar…

Dünyanın en güçlü erkeği olduğunu herkese kanıtlayan Herakles, Troya Savaşı’nın kahramanı İthaka Kralı Odysseus, aşkı uğruna ölüler ülkesine gitmeyi bile göze alan Psykhe, tanrı Apollon’un cezasıyla kulakları eşek kulaklarına dönüşen Kral Midas…

Tek gözlü devler, uçan atlar, dokuz kafalı ejderhalar, yarı insan yarı hayvan yaratıklar, periler, büyücüler, cadılar…

Harika illüstrasyonlar ve geniş bir rehber eşliğinde keyifle okuyacağınız bu kitap, sizi Yunan mitolojisinin muhteşem dünyasıyla tanıştıracak

ANNEM, KARGALAR VE BEN, Şebnem İşigüzel, Resimleyen. Betül Akzambaklar,  İletişim Yayınları, 39 s., 13,00 TL

“Çocuk olmak güzel bir şey değil. Büyümeye çalışmak da öyle. Anne ve babalar, yani büyükler, böyle düşünmüyor biliyorum.

Evet, oyun oynamak güzel.

Koşmak, eğlenmek güzel.

Ama o kadar.

Kimi zaman çok sıkıcı bir şey çocukluk. Can sıkıntısı, boğaz ağrısı, gözyaşı. Güzel bir şey var ki hayal kurmak.Büyüyünce, anne baba olunca, güzel hayaller kurulmuyormuş. Çünkü insan çocukken hayallerine inanıyormuş.”

Şebnem İşigüzel kendine has üslubunu duyarlılığıyla harmanlayarak bu defa çocuklar için yazdı.

KÜRTÇE-TÜRKÇE

Ördek Ölüm ve Lale, Werdek, Mirîn Kulîlka Nîsanê, Wolf Erlbruch,Kürtçe Çeviri. Helîm Yûsiv, İletişim Yayınları, 39 s., 13,00 TL

Küçük Ördek, bir gün Ölüm’le karşılaşır. Ölüm, Ördek’i almaya gelmiştir. Tanışıp sohbet ederler. Ördek Ölüm’ün kim olduğunu, neler yaptığını ve gitme zamanı geldiğinde, Ölüm’ün onu nereye götüreceğini anlamaya çalışır.

Ördek, Ölüm ve Lale, küçük bir çocuğa hayatın en temel parçalarından birini anlatabilmenin en sıcak yolu…

2009 yılında Türkçede yayımlanan Ördek, Ölüm ve Lale, şimdi çift dilli olarak Türkçe ve Kürtçede…

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir