Hoop Gitti Kafa

Olan biten her şeyi kabullenip hemen ona uygun eyleme geçmek zorunda mıyız her zaman, ya aklımız direnirse, karşı çıkarsa, inatla kabul etmezse…

Berkun Oya’nın yazıp yönetip Onur Ünsal ve Bartu Küçükçağlayan’ın oyunculuklarıyla sahneye konan Hoop Gitti Kafa bu sorunun cevabını arıyor gibi. Adamlardan biri kötü bir haber vermek üzere gelmiştir, ama diğeri bu haberi almak istemez. Duymamak, algılamamak, kabullenmemek için her yolu dener. Hatta bu yollar o kadar komikleşebilir ki, oyunun temelindeki üzüntüyü bile unutup gülüverir izleyici.

Aslında hüzünlü olan bir oyunu çok büyük bir enerjiyle, 30 dakika boyunca dans edip yer yer kavga ederek oynuyor özellikle Bartu Küçükçağlayan. Ortada bir metin var mı, bu oyunun metni yazıldı mı gerçekten merak ettim. Çünkü çoğunlukla doğaçlamaya dayanıyor gibi görünüyor sahneleme. Bu da oyunun izleyiciyle bağlantı kurmasını kolaylaştırıyor. Oyunu beğenmekle birlikte daha iyi olabilirdi miydi diye de düşündüm bazen, çünkü acı bir haberi almak istememek, kabullenmemek fikri harika bir fikirdi ve bundan çok güzel oyunlar/filmler çıkabilirdi.

Bir de “kısa film gibi” diyen izleyiciye hak vermemek mümkün değil, oyunun sonunda dans ederek de bir anlamda kapanış jeneriğini sergilemiş oldular. Ama bu olumsuz bir eleştiri midir, tiyatro hep bildiğimiz sınırlar içinde belirli kalıplarla mı oynanmalıdır? Peki tiyatro böyle değişip bir tür performansa dönüşürken izleyici de değişiyor mudur? Bu sorular aklımızın bir köşesinde dursun.

Oyunun gün ve saatleri www.krek.net‘ten takip edilebilir.

Author: Nezaket Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir