“Her şeyin sonundayım” Tezer Özlü-Ferit Edgü Mektuplaşmaları

[Ankara,Eylül,1966]Cuma

[Tezer Özlü’den Ferit Edgü’ye]

Sen trendesin şimdi. Ben de oturuyorum burada. Saat 12’ye geliyor. Gecenin bu saatlerinde insanlar kısıyorlar seslerini. Sessizlik bürüyor ortalığı. Ben de daha iyi duyuyorum dinlediğim müziği. Daha çok yitiriyorum tüm düşüncelerimi. Olmayan düşüncelerimi. Uyuyabilmem için hiçbir neden yok. Sabah 8’de kalkmış olmam, o ilgisiz büro,ev,ben,beni yoramıyor artık. Uyanmam için de hiçbir neden yok.

Bu kelimeleri alt alta, yan yana dizmem için de. Bir gece. Diğerleri gibi. bir ben. Diğer benler gibi.  Bugün eski ben’lerimden biri olduğumu duydum. Karşılıklı gülsek.

Gülebilir miyiz dersin?

Gülebilir misin?

Bu gece okuyacak bir şey bulamıyorum. Bugün senin Bozgun’u okumaya çalıştım.Üç  kelime okuyabildim. Elim,elimden çıkan kelimeler,benden uzaklaşıyor. Bu satırlar ben değil artık. Kafamdan geçenleri  yazamam.Bir şey geçmiyor çünkü.

Geçenlerde düşümde yüksek bir yapının camının altında , bir parmak kadar dar bir yere abanıp kalmıştım. İçeriye girsem,girmeye yeltensem ,camdan odaya bir adımımı atsam ,düşüp ölecektim. Ama o cam kenarına yapışıp, boşluğun üstünde kendimi tutacak gücüm kalmamıştı. Nasıl olsa çözülecekti ellerim. Ve ben düşecektim boşluğa.

Yarın bütün gün trende gidecek olan sen misin?Nereye? Niçin?

Yarın bütün gün büroda oturacak olan ben miyim? Neden?Niçin?Hiç bir yerde olmak istemiyorum ki.

Belki de ben bugün ilk defa her şeyin sonundayım.

Gene bir  yığın günler geçip gidecek ve ben kendime,işte bugün ilk defa her şeyin sonundayım mı diyeceğim?

Korkuyorum. Korkuyorum. Korkuyorum.

Tezer

Share This Post On

3 Comments

  1. Bir yazarın mektuplarını ve günlüğünü okurken hep biraz yanlış bir şey yapıyormuş gibi hissediyorum. Yazarın bunları okuruna yazmadığını, bir dostuna ya da kendisine yazdığını bilerek suçlu hissediyorum, ama okumaktan da alamıyorum kendimi.

  2. başkasının mahremiyetine izinsiz/habersiz girmek gibi. haklısın. kendimize yapılsa affetmeyeceğimiz bir okuma biçimi belki de. hatta kuşkusuz öyle. okumaktan alamıyoruz;kendimize de duyduğumuz meraktan belli ki.ben ne zaman okusam bu ya da benzeyen satırları sesini duymadığım bir dostun elinden çıkmış gibi gelir ve ben buradayım!diye haykırmak isterim. duysa da yetmeyeceğini bildiğim sesimle. karanlıkta hep tek başınasındır değil mi?

  3. Öyle bir şey ki Tezer Özlü, yazdıkları öyle değerli ki.. Aslında elinde olmadan edebiyat yapıyor bu çok sevdiğim yazar. Yazdığı her şey okunası oluyor, o yüzden mahremine girmiş gibi değil aslında, o kadar güzel anlatmış ki acılarını, hissettiklerini, yazdıkları ile edebileşmiş..

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir