Her Dağın Gölgesi Deniz’e Düşer

Her Dağın Gölgesi Deniz’e Düşer ülkemizde pek bilmediğimiz 60-70 dönemlerindeki siyasi olaylar ile 12 Eylül Darbesi üzerine yakın zamanda kaybettiğimiz Evrim Alataş’ın yazdığı bir roman. O dönemin önemli isimlerinden birisi olan Teslim Töre’nin ve köylülerin anlattığı gerçek hikâyeler ve bu hikâyeleri tamamlayan bir kurgu kullanılarak yazılmış.

Siyasi süreç bu kitapta yazarın dili gibi çocukça bir büyüme içerisinde, yaşanacak şeyler var, değişim, devrim her zaman kafalarda ancak “zaman, henüz o zaman değil” ve aslında gelip gelmeyeceği de belli değil. Bir çocuk gibi, kafa göz yararak, yarım yamalak büyüyor ülkedeki siyasi gerginlik. Halkı ayırma, birbirinden koparma ve farkına bile varılmayan farklılıkları “hayatımızın en önemli hadisesi” haline getirme işi zamanla tamamlanıyor. Malatya’daki bir Alevi – Kürt köyünde yaşayan halk, hiçbir değişim göstermemesine rağmen önce “alevi” sonra “kürt” ve en nihâyetinde “alevi-kürt” olarak dışlanıyor ve kendi içerisinde de parçalanmayı sürdürüyor.

Evrim Alataş güzel bir dille olup bitenleri anlatıyor, olayları kendi açısından anlattığı için sevmeyenleri olacaktır ancak diğer bakış açısı oldukça “resmi”, samimiyeti yakalayamıyoruz. Bu yüzden Evrim’in kalemiyle olan bu devrim mücadelesi sonuna kadar saygıyı hak ediyor. Bırakalım da köyüne gelen Deniz Gezmiş’i, Nurhak’ta yaşananları, ele geçirilen “Teslim”ini, devrim’in kaybolan kelime anlamını kendince anlatsın Evrim, sadece anlatsın ve dinleyelim, istediğimiz kadar hak verelim, gerisi bize kalsın. Apolitik kuşağımıza artık “masal” gibi gözüken bu gerçekler bir dönem yaşandı ve etkilerini hala hissediyoruz, sanırım uzun yıllar daha hissetmeye devam edeceğiz.

12 Eylül’de Evrim’in köyündeki gençler gibi yüzlercesi elektrikle ilk defa cinsel organlarında tanıştı. Gidenlerin çoğu gelmedi, gelenler de artık eski gidenler değildi. Bu yüzden aslında bugünlerde sıkça telaffuz ettiğimiz “12 Eylül ile hesaplaşma” sözünden korkuyorum, bu hesaplaşma kağıt üzerinde, oldu-bitti ile tanımlanabilecek, kolayca halledilebilecek bir durum değil. Ordu aldığı hayatlar, geleceğini çaldığı ülke ve binlerce anneye hesap vermeli, ama bu hesabı soracak olanlar kim olmalı? Çoğu şeyi adam gibi yapamıyoruz bu ülkede ve adam gibi yapamadıklarımız yapıldı sayılıyor, böylece bir daha deneme şansımız kalmıyor. Şimdi 1980’e hala insanları fişlemeyi sürdüren bu hükümet hesap sorduğunda bir daha hesaplaşma şansımız kalmayacak. Kullanmayı çok sevdiğimiz “sözde” kelimesiyle bu hesaplaşmayı da süsleyebiliriz, böylece yine olmamış gibi davranacağız ama bir daha da deneyemeyeğiz. Evrim, “Devrim” ve kendi adıma üzülüyorum, bu ülkenin ilkokullarında, liselerinde, üniversitelerinde “12 Eylül” tarihini duymadan okuyan öğrenciler adına, komünizm kelimesini küfür zanneden halkın çoğunluğu adına, Malatya’nın bu Alevi-Kürt köyünde Sosyalizm üzerine okumalar yaparken dantel örmeye başlayan genç kızlar adına üzülüyorum.

12 Eylül ile hesaplaşacaksak bunu sadece sembolik yargılamalarla değil Kemal Kara’nın yazdığı lise tarih kitaplarını değiştirerek yapalım. Aramızdaki onlar-biz ayrımını bırakarak, televizyonlarımızdaki ezber mantığı bozarak, Y.Ö.K denilen ucube yapıyı ortadan kaldırarak yapalım. “Gerçekten” eşitlikçi, özgür, insanların birbirini dinlemeyi başardığı bir ülke yaratmak için üzerimizdeki enkazı atmalıyız, işe Evrim Alataş okuyarak başlayabiliriz, ben inanıyorum.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

1 Comment

  1. Bu kitabı okuduğumda buraya hakkında bir şeyler yazmak istemiştim, ama bir türlü doğru sözcükleri bulamadım. İyi ki ben yazmamışım diye düşündüm bu yazıyı okuyunca, çünkü o sözcükler sendeymiş. Çok güzel bir yazı olmuş Burak eline sağlık.

    Çok önemli bir noktaya değinmişsin, gerçekleri tarih kitaplarından öğrenebilsin artık çocuklar. Daha demokratik bir ülke vaadinde bulunanlar, “12 eylül tarihi”ni ders kitaplarına alıp Kenan Evren’i ressam sanarak büyüyen çocuklara gerçeği anlatırlar umarım artık.

    Ve son olarak Evrim Alataş keşke böyle daha fazla kitap katabilseydi hayatımıza.

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir