Genç Bir Fotoğrafçı Olarak Nuri Bilge Ceylan

Nuri Bilge Ceylan günümüzün en iyi yönetmenlerinden birisi. Benim de en sevdiğim yönetmenlerden. Kendisine ne zaman o garip “neden film çekiyorsunuz” sorusu sorulsa hep bilmediğini söyler. Aşağıda bulunan fotoğraf üzerine görüşlerinde de neden fotoğraf çektiğini bilmediğini söylüyor. Neden yaptığını bilmese de ne yaptığını çok iyi bilen bir adam Nuri Bilge. Milliyet Sanat Dergisi’nin Mayıs 1982 sayısının “Türk Fotoğraf Sanatında Gençler” dosyasında fotoğraf üzerine görüşleri var. 23 yaşındaki Nuri Bilge’nin fotoğraf sanatı üzerine görüşleri;

“1959 yılında İstanbul’da doğdum. Fotoğraf çekmeye 1975 yıllarında küçücük bir kutu makineyle başladım. Halen Boğaziçi Üniversitesi Elektrik Bölümü 3. sınıf öğrencisiyim. Fotoğraf görüşüm çalışmalara başladığım günden bugüne dünya görüşüme paralel olarak şekillendi.

Fotoğraf makinesi harika bir alet ama kişiyle dünya arasında bir duvar örüyor gibi geliyor bana. Teleobjektiflerle çalıştığım yıllar bu duvar çok daha belirgin gelirdi. Son yıllar geniş açılı objektifleri yeğlememin nedeni de bu olsa gerek. Aslında sabit bir fotoğraf ve sanat görüşüm yok. Değişmeyi severim. Sadece bir tek konu ya da teknik üzerinde yoğunlaşmış bir fotoğrafçı olmak istemezdim. Bazıları fotoğraftan sinemaya, karikatüre, resme atlayabiliyor. Ya da tersi. Bu da güzel. – Bir şeyden diğerine atlamak.

Fotoğrafı çektikten hemen sonra ve birinci banyoda şekillenmeden biraz önce en büyük zevki duyuyorum. Ortaya çıktıktan sonra biraz hayal kırıklığı oluyor galiba. Düşlerde en güzeli, en kusursuzu canlandırılıyor çünkü. Bu nedenle bir karanlık oda çalışması ardından, birden çok yorgun hissederim kendimi çoğu kez.

Siyah beyaz fotoğrafı daha doyurucu buluyorum. Daha değişik, düşsel bir ortama götürdüğü için belki. Çoğu fotoğraflarımı çekmeden önce kafamda kısmen planlarım. Bu, zaten olağan halleriyle bile komplike olan, hele kamerayı alıp da karşılarına dikilince iyice karmakarışık bir hal alan konuyla aramdaki ilişkiyi kolaylaştırır. Bir yerde bir süre kalmayı yeğlerim. Daha iyi tanımak için. Çoğu yer sıradan görünür ilkin. Zaman ve gözlemle değişir. Ayrıntılarını ortaya koyar.

Tam olarak neden fotoğraf çektiğimi bilmiyorum. Bazen aylarca fotoğraf makinesini elime almadığım oluyor. Sonra birden bir şeyler oluyor. Küçük bir şey. Eski bir kitapta gördüğüm küçük bir fotoğraf, bir film, bir gazete makalesi bir kıvılcım oluyor. Yeniden yoğun bir çalışma içine giriveriyorum.

Fotoğrafla uğraşmak, her geçen gün dünyaya daha büyük bir merakla, sevgiyle bakmamı, bunun yanında kendimle ve kitlelerle daha yapıcı iletişim kurmamı sağlıyor. Sevmekte ve merak etmekte özgür olduğum için mutluyum.”

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir