Feist

Şimdiye kadar Feist dinlememiş olmanız adeta bir mucize. Zira siz özellikle Feist dinlemeseniz bile mutlaka dinlediğiniz bir grubun albümünde, izlediğiniz bir dizide ya da yeni aldığınız iPod’u denemek için açtığınız ilk şarkıda karşılaşmışsınızdır! Hatta çocuğunuz sayı saymayı Feist’ten bile öğrenmiş olabilir!* Bu “her yerden çıkan müzisyen” imajı kötü bir tanım gibi dursa da aslında yaratıcı bir insandan bahsederken olumlu bir özellik belirtiyor. Leslie Feist de tam böyle bir insan. Yaratıcı olduğu kadar aktif bir müzisyen olan Feist önce Metric, ardından da The Dears İstanbul’u ziyaret edince Kanadalı dostlarından aldığı tavsiye üzerine İstanbul’a da uğrayacak, 26 Ağustos akşamı Küçükçiftlik Park sahnesinde olacak.

(*Feist Susam Sokağı’nda çocuklara sayı saymasını öğretirken!)

Feist’in sesini ilk kez Kings of Convenience şarkısı Know How’da duydum, ardından da The Build Up gibi bir şaheser gelince “kimdir bu insan” arayışına girdim. Aynı zamanda Broken Social Scene elemanı olduğunu öğrenince onları da dinledim, Feist’i araştırmamın en önemli kazanımlarından birisi de bu oldu.

Leslie Feist şimdiye kadar dört solo albüm yaptı. ‘99 yılında az sayıda basılan Monarch (Lay Your Jewelled Head Down) ile solo kariyerine başladı, bu albümün kopyaları şimdi Ebay’de iyi fiyatlara satılıyor. 2004 yılında “Let it Die” ile ilk çıkışını yaptı, bu albümde Gatekeeper, Mushaboom, When I Was a Young Girl ve Bee Gees’den coverladığı Inside and Out gibi harika şarkılar var, konserde de dinlemeyi umuyorum. Let it Die ile yakaladığı hava 2007 tarihli The Reminder ile adeta kasırgaya döndü! 1 2 3 4 şarkısı iPod Nano reklamlarında çalınca Feist için adeta bir “Nikah Masası”na dönüştü, neticede The Reminder büyük satış başarısı yakaladı, Feist listelerde Top 10’lar arasında yer aldı ama solo kariyeri bu derece büyüyünce biraz panik yapıp müzikten uzak birkaç sene geçirmeye karar verdi. Bu kasvetli dönem bitince de 2011 yılında Metals geldi, şimdi de yeniden Avrupa’yı turluyor.

Projeden projeye koşan bir insan olduğundan ötürü kendisini dizilerde ya da filmlerde de görmek mümkün. Broken Social Scene’den arkadaşı Kevin Drew tarafından çekilmiş olan The Water isimli kısa filmde oynadı, aşağıda paylaşıyorum, merak ediyorsanız izleyebilirsiniz.

Author: Burak Kartal

Share This Post On

Submit a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir