<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Tramvay Durağı</title>
	<atom:link href="http://www.tramvayduragi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tramvayduragi.com</link>
	<description>Göğe Bakma Durağı..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 17 May 2012 11:41:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>The Great Masters</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/the-great-masters/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=the-great-masters</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/the-great-masters/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:41:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Orhan Sümer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Vesaire]]></category>
		<category><![CDATA[Alessandro Vezzosi]]></category>
		<category><![CDATA[Francesco Buranelli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8163</guid>
		<description><![CDATA[Rönesans’ın Sırları İstanbul&#8217;da Aydınlanıyor!  THE GREAT MASTERS: MICHELANGELO, LEONARDO, RAPHAEL SERGİSİ 16. yüzyıl İtalya’sının en ünlü üç ustasının bilim ve sanatta nasıl izler bıraktıklarını anlatan The Great Masters Sergisi dünyada ilk kez Türkiye’de sergilenecek.            1 Haziran – 31 Temmuz 2012 tarih aralığında Museo Ideale Leoanardo Da Vinci, Arter Tasarım ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: center;" align="center"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/thegreatmasters.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-8164" title="TGM" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/thegreatmasters.jpg" alt="" width="384" height="547" /></a></p>
<p align="center"><strong>Rönesans’ın Sırları İstanbul&#8217;da Aydınlanıyor!</strong><strong> </strong></p>
<p align="center"><strong>THE GREAT MASTERS:</strong></p>
<p align="center"><strong>MICHELANGELO, LEONARDO, RAPHAEL SERGİSİ</strong></p>
<p><strong>16. yüzyıl İtalya’sının en ünlü üç ustasının bilim ve sanatta nasıl izler bıraktıklarını anlatan T</strong><strong>he Great Masters Sergisi dünyada ilk kez Türkiye’de sergilenecek.           </strong></p>
<p><strong>1 Haziran – 31 Temmuz 2012 tarih aralığında Museo Ideale Leoanardo Da Vinci, Arter Tasarım ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi işbirliği ile MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Beş Kubbe Salonu’nda gerçekleşecek sergi, Türkiye’de gerçek anlamda hayata geçirilecek ilk interaktif sanat sergisidir.</strong></p>
<p>İsveçli sergi tasarım şirketi  “Excellent Exhibitions AB” tarafından tasarlanan ve alanlarında uzman İtalyan küratörler Alessandro Vezzosi ve Francesco Buranelli tarafından hayata geçirilen “The Great Masters” sergisi ilk kez Türkiye’de sergilenecek. <strong> </strong></p>
<p>Türkiye’de açılacak ilk interaktif sanat sergisi “The Great Masters”da ziyaretçiler Michelangelo’nun Sistin Şapeli’ndeki eserlerini, Davud heykelini, Leonardo’nun Son Yemek freskini, anatomi çalışmalarını, Vitrivius İnsanı’nı, Raphael’in yapmış olduğu birçok resmi ve Atina Okulu freskinin detaylı incelemesini modeller, dokunmatik ekranlar ve interaktifler vasıtasıyla öğrenme ve deneyimleme fırsatı bulacaklar.</p>
<p>Sergi, 3 büyük usta üzerinden yola çıkarak 16. Yüzyıl İtalya’sını ve Rönesans’ı anlatıyor. Bu dönemin en önemli keşifleri olan Perspektif, Anatomi ve Ayna sergi içinde farklı deneyimlerle ziyaretçi ile buluşuyor. Bilim ve sanatın iç içe geçtiği bu dönemde hem sanatçı, hem bilim insanı olarak insanlığa sayısız eser bırakan 3 büyük ustanın bu sıra dışı sergisi 1 Haziran – 31 Temmuz 2012 tarihleri arasında MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi, Beş Kubbe Salonu’nda gerçekleşecektir. Serginin biletleri sergi mekanında bulunan My Bilet gişesinden ve My Bilet web sitesinden temin edilebilir. Müze Kart Plus sahipleri sergiyi %10 indirimli olarak gezebilecekler.</p>
<p>Sergiyle eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek olan ve Pace Çocuk Sanat Merkezi&#8217;nin 3 büyük usta için geliştirmiş olduğu 3 ayrı yaratıcı ve eğlenceli sergi ve atölye etkinliklerinden 5-14 yaş arasındaki çocuklar yararlanabilecek. Yetişkinler için de oldukça farklı ve keyifli sergi etkinlikleri planlanlandı. Detaylar serginin web sitesinde ve My Bilet&#8217;te.</p>
<p>Aynı şekilde National Geographic Channel&#8217;in katkılarıyla dönemle ve sanatçılarla ilgili filmler, Tophane-i Amire açık hava sinema alanında her hafta Cumartesi gecesi saat 20:00&#8242;de ücretsiz olarak gösterilecektir.</p>
<p>2011 yılının son çeyreğinde <strong>santral</strong>istanbul’da “İklim Değişikliği: Hayata Tehdit ve Yeni Enerji Geleceği  Sergisi”ni açan ARTER TASARIM The Great Masters sergisini gururla sunar.</p>
<div class="shr-publisher-8163"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/the-great-masters/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Samatya’da Müzik: Zil ve Caz Festivali 2</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/samatyada-muzik-zil-ve-caz-festivali-2/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=samatyada-muzik-zil-ve-caz-festivali-2</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/samatyada-muzik-zil-ve-caz-festivali-2/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:35:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Furkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Vesaire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8158</guid>
		<description><![CDATA[Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ve Fatih Belediyesi’nin ev sahipliğini yapacağı “Samatya’da Müzik: Zil ve Caz” Festivali kapsamında 6 Haziran’da Mercan Dede &#8211; İstanbul  Quartet, 7 Haziran’da Erkan Oğur &#8211; Telvin ve 8 Haziran’da Şevval Sam konser verecekler. İstanbullu zil ustası Zilcinyanların anısına; “Zil ve Caz” adını taşıyan festival kapsamında 6-7-8 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/zilvecaz.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8159" title="zilvecaz" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/zilvecaz.jpg" alt="" width="320" height="213" /></a></p>
<p>Turizm Araştırmaları Derneği (TURAD) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen ve Fatih Belediyesi’nin ev sahipliğini yapacağı “Samatya’da Müzik: Zil ve Caz” Festivali kapsamında 6 Haziran’da Mercan Dede &#8211; İstanbul  Quartet, 7 Haziran’da Erkan Oğur &#8211; Telvin ve 8 Haziran’da Şevval Sam konser verecekler.</p>
<div>İstanbullu zil ustası Zilcinyanların anısına; “Zil ve Caz” adını taşıyan festival kapsamında 6-7-8 Haziran tarihlerinde sırasıyla Mercan Dede &#8211; İstanbul  Quartet, Erkan Oğur &#8211; Telvin ve Şevval Sam sahne alacaklar. Samatya Meydanı’nda gerçekleşecek konserler ücretsiz olarak izlenebilecek. Festival kapsamında Samatya Meydanı’ndaki işletmeler de festival için özel menüler hazırlayacak.</div>
<div></div>
<blockquote>
<div><strong>Samatya’da Müzik: Zil ve Caz Festivali Program: </strong></div>
<div></div>
</blockquote>
<div>
<blockquote>
<div>6 Haziran 2012 Çarşamba : Mercan Dede &#8211; İstanbul  Quartet</div>
<div>7 Haziran 2012 Perşembe : Erkan Oğur &#8211; Telvin</div>
<div>8 Haziran 2012 Cuma : Şevval Sam</div>
<div>Yer : Samatya Meydanı</div>
<div>Saat : 21.30</div>
</blockquote>
</div>
<div class="shr-publisher-8158"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/samatyada-muzik-zil-ve-caz-festivali-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/kent-duvarlarinin-yarim-yuzyili-burhan-dogancay-retrospektifi/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=kent-duvarlarinin-yarim-yuzyili-burhan-dogancay-retrospektifi</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/kent-duvarlarinin-yarim-yuzyili-burhan-dogancay-retrospektifi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sergi]]></category>
		<category><![CDATA[Vesaire]]></category>
		<category><![CDATA[Burhan Doğançay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8154</guid>
		<description><![CDATA[“Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı”  İstanbul Modern, yeni sergisinde çağdaş Türk sanatının önde gelen isimlerinden Burhan Doğançay’ın 50 yıllık çalışmalarından oluşan kapsamlı bir sergi sunuyor. Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi, sanatçının 14 ayrı dönemini ve dünyanın önde gelen müzelerinin koleksiyonlarında bulunan çalışmalarını izleyiciyle buluşturuyor. Yıldız Holding&#8216;in sponsorluğunda gerçekleşen sergi, Doğançay’ın yarım yüzyıllık sanatsal birikimini aktarıyor. 23 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: center;" align="center"><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/fromwalls.jpg"><img class="aligncenter  wp-image-8155" title="IST MODERN 5.tif" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/fromwalls-1024x1010.jpg" alt="" width="430" height="424" /></a></p>
<p align="center"><strong>“Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı”</strong><strong> </strong></p>
<p><strong>İstanbul Modern</strong>, yeni sergisinde çağdaş Türk sanatının önde gelen isimlerinden <strong>Burhan Doğançay</strong>’ın 50 yıllık çalışmalarından oluşan kapsamlı bir sergi sunuyor. <em>Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi</em>, sanatçının 14 ayrı dönemini ve dünyanın önde gelen müzelerinin koleksiyonlarında bulunan çalışmalarını izleyiciyle buluşturuyor. <strong>Yıldız Holding</strong>&#8216;in sponsorluğunda gerçekleşen sergi, Doğançay’ın yarım yüzyıllık sanatsal birikimini aktarıyor. <strong>23 Mayıs &#8211; 23 Eylül 2012</strong> tarihleri arasında İstanbul Modern Süreli Sergiler Salonu’nda yer alacak serginin küratörlüğünü <strong>Levent Çalıkoğlu</strong> yapıyor.</p>
<p>“Duvarlar toplumun aynasıdır” diyen Burhan Doğançay, 1960’lardan bugüne duvarlar aracılığıyla modern ve çağdaş kent kültürünün toplumsal, kültürel ve politik dönüşümünü araştırıyor. Bir kent gezgini olarak yarım yüzyıldır dünyanın farklı şehirlerindeki duvarların izini sürüyor. Zamanın her türlü müdahalesine açık bu yüzeyleri bir antropolog gibi inceliyor. Kamusal alandaki duvarların kişisel anlatı ve mesajlarla biçimlenmesini resmediyor, kent hayatındaki toplumsal dönüşümlere sosyal ve politik imgelerle işaret ediyor. Doğançay’ın çalışmalarındaki çeşitlilik, farklı üslup ve tekniklerle işlediği serilerden meydana geliyor.</p>
<p>Burhan Doğançay eğitim yıllarından bu yana dünyanın dört bir yanında gezerek kent kültürünü araştırıyor, 70’li yılların ortasından bugüne, fotoğraf makinesiyle seyahat ettiği 114 ülkedeki duvarların kaydını tutuyor. Kent duvarlarını tuval yüzeyinde yeniden yaratan Doğançay’ın son 50 yıllık çalışmaları fotoğrafçı kimliğiyle paralel ilerliyor. Çalışmalarında merkez aldığı kent duvarlarını fotoğraflarla arşivliyor, bu birikimden yararlanarak duvar sanatını icra ediyor. Bugün 30 bini aşan fotoğrafın bulunduğu geniş bir arşiv oluşturan sanatçı, 1982 yılında <em>Dünya Duvarları</em> adını verdiği fotoğraf sergisini Paris’teki Centre Georges Pompidou’da gerçekleştirmişti.</p>
<p>Sanatçının 1963 yılında başladığı “Genel Kent Duvarları” serisi,<em> </em>hem sergiye hem de Doğançay’ın duvar sanatına bir giriş sunuyor. <em>Kent  Duvarlarının Yarım Yüzyılı</em><em>: Burhan Doğançay Retrospektifi</em>,  “Kapılar”, “Sapak”, “New York Metro Duvarları”, “Hücum”, “Kurdeleler”, “Koniler”, “Boyacı Duvarları”, “Grego Duvarları”, “Formula 1”, “Çifte Gerçeklik”, “Alexander’ın Duvarları”, “New York’un Mavi Duvarları”  ve 2008 yılından bu yana sürdürdüğü “Çerçeveli Duvarlar” serisiyle devam ediyor.</p>
<p>1965 yılında New York’taki Solomon R. Guggenheim Müzesi’nin Doğançay’ın bir yapıtını satın almasıyla sanatçının çalışmaları ilk kez büyük bir müzenin sürekli koleksiyonunda yer aldı. Günümüzde sanatçının duvar resimleri, dünyanın önde gelen müzelerinde, önemli kurum ve özel koleksiyonlarında bulunuyor.</p>
<p>Burhan Doğançay&#8217;ın eserleri, Boston&#8217;daki Museum of Fine Arts, Londra&#8217;daki Victoria &amp; Albert Museum, Paris&#8217;teki Pompidou Center, Londra&#8217;daki British Museum, Münih&#8217;teki Pinakothek der Moderne, Stockholm&#8217;deki Moderna Museet, New York&#8217;taki Guggenheim Museum gibi dünyanın önde gelen 70’ten fazla müzenin koleksiyonunda yer alıyor.</p>
<p>Bu yıl <em>Ribbon Mania</em> isimli yapıtı New York&#8217;taki Metropolitan Museum of Art tarafından sürekli koleksiyona alınan Burhan Doğançay, Metropolitan Museum of Art’ın koleksiyonuna giren  ilk Türk sanatçı oldu.</p>
<p>Yıldız Holding sponsorluğunda hazırlanan, Münih merkezli yayınevi Prestel’in yayınlayacağı ve dünya çapında satışa sunacağı katalog, Doğançay’ın yapıtlarının geniş bir kitleyle paylaşılmasını sağlayacak. lSergi küratörü Levent Çalıkoğlu, <em>Tarihin Kaydı ve Duvarların Anatomisi</em> adlı katalog yazısında sanatçının 50 yıllık sanat kariyerini anlatıyor. Southhampton Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nden Profesör <strong>Brandon Taylor</strong> 2008 yılında Doğançay’ın yapıtlarını kaleme aldığı <em>Urban Walls</em> isimli kitaptaki analizlerine bu katalogda devam ediyor. Katalog yazarlarından <em>Art in America</em> dergisi editörü <strong>Richard Vine</strong> da sergideki serilere ve yapıtlara birebir referans vererek sanatçının çalışmalarını biyografik anlatılar eşliğinde açıklıyor. Yazar, editör ve grafik tasarımcı <strong>Clive Giboire</strong>, Doğançay’ın tüm serilerini analiz eden yazısıyla sanatçının geliştirdiği teknikleri inceliyor.</p>
<div class="shr-publisher-8154"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/kent-duvarlarinin-yarim-yuzyili-burhan-dogancay-retrospektifi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Deleuze ve Çağdaşları I</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/deleuze-ve-cagdaslari-i/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=deleuze-ve-cagdaslari-i</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/deleuze-ve-cagdaslari-i/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 May 2012 08:35:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seminer]]></category>
		<category><![CDATA[Vesaire]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8149</guid>
		<description><![CDATA[Akbank Sanat&#8217;da Gilles Deleuze üzerine İstanbul&#8217;da yapılan kolokyum dizisinin yedincisi bu sene Deleuze&#8217;ün dönemindeki düşünürlere odaklanıyor. Gilles Deleuze&#8217;ün etki aldığı veya etki verdiği araştırmacılar üzerine düşünülecek ve konu tartışmaya açılacaktır. Deleuze ve Çağdaşları seminerleri Akbank Sanat&#8217;ın, İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle, uzun zamandan beri gerçekleştirdiği sanatsal ve felsefi yaklaşım dizisinin devamıdır. Ali Akay&#8217;ın düzenlediği bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/deleuzevecagdaslari1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8151" title="deleuzevecagdaslari" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/deleuzevecagdaslari1.jpg" alt="" width="367" height="300" /></a></p>
<p>Akbank Sanat&#8217;da Gilles Deleuze üzerine İstanbul&#8217;da yapılan kolokyum dizisinin yedincisi bu sene Deleuze&#8217;ün dönemindeki düşünürlere odaklanıyor. Gilles Deleuze&#8217;ün etki aldığı veya etki verdiği araştırmacılar üzerine düşünülecek ve konu tartışmaya açılacaktır.</p>
<p>Deleuze ve Çağdaşları seminerleri Akbank Sanat&#8217;ın, İstanbul Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle, uzun zamandan beri gerçekleştirdiği sanatsal ve felsefi yaklaşım dizisinin devamıdır. Ali Akay&#8217;ın düzenlediği bu seminer dizisinde Gilles Deleuze&#8217;ün düşüncesinin çağdaşı düşünürler ile olan ilişkisini ele alınacaktır. Ali Akay, David Lapoujade, Pierre Montebello, Ahmet Soysal, Bertrand Prévost ile Pierre Zaoui&#8217;nin konuşmaları bu seminer dizisinin yönünü belirleyecektir.</p>
<p>Konferanslarda simültane çeviri yapılacaktır. Etkinlikler ücretsizdir.</p>
<blockquote>
<ul>
<li>28 Mayıs Pazartesi 18.30 &#8211; Pierre Zaoui &#8211; &#8220;Michel Foucault&#8221;</li>
<li>29 Mayıs Salı 18:30 Bertrand Prévost &#8211; &#8220;Georges Didi-Huberman&#8221;</li>
<li>30 Mayıs Çarşamba 18:30 Pierre Montebello &#8211; &#8220;Jacques Ranciere&#8221;</li>
<li>31 Mayıs Perşembe 18:30 David Lapoujade &#8211; &#8220;Pierre Clastres&#8221;</li>
<li>01 Haziran Cuma 18:30 Ali Akay- &#8220;Georges Dumezil&#8221;</li>
<li>02 Haziran Cumartesi 18:30 Ahmet Soysal &#8211; &#8220;Jean-François Lyotard&#8221;</li>
</ul>
</blockquote>
<p>Salon kapasitesi sınırlıdır. Etkinliğin davetiyeleri etkinlik saatinden bir saat önce Akbank Sanat gişesinden alınabilir.</p>
<p>Not: Akbank Sanat bülteninden alıntıdır. Ayrıntılar için etkinlik <a href="http://www.akbanksanat.com/web/134-11342-1-1" target="_blank">sayfasını</a> ziyaret edebilirsiniz.</p>
<div class="shr-publisher-8149"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/deleuze-ve-cagdaslari-i/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babylon İstanbul Sezonu Kapatıyor!</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/babylon-istanbul-sezonu-kapatiyor/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=babylon-istanbul-sezonu-kapatiyor</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/babylon-istanbul-sezonu-kapatiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 May 2012 14:12:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Vesaire]]></category>
		<category><![CDATA[Babylon]]></category>
		<category><![CDATA[Babylon İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Martyn]]></category>
		<category><![CDATA[Oldies But Goldies]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8144</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Kolektif Istanbul // 16 Mayıs Çarşamba 21:30 // 25TL – 15TL  Istanbul Grup, enerjik sahne performansları ve düğün repertuarlarından en yeni ve kitsch şarkılarla coşkulu ve bol danslı bir gece vaad ediyor. Kolektif İstanbul son derece hakim oldukları balkan soundunu funk ve caz altyapılarıyla, geleneksel melodiler ve enstrüman stillerini birleştiriyor. Gayda, klarnet, saksofon, kaval [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: center;"><img class="aligncenter  wp-image-8145" title="martyn" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/martyn-1024x682.jpg" alt="" width="430" height="286" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kolektif Istanbul // 16 Mayıs Çarşamba 21:30 // 25TL – 15TL</strong><strong> </strong></p>
<p>Istanbul</p>
<p>Grup, enerjik sahne performansları ve düğün repertuarlarından en yeni ve kitsch şarkılarla coşkulu ve bol danslı bir gece vaad ediyor. Kolektif İstanbul son derece hakim oldukları balkan soundunu funk ve caz altyapılarıyla, geleneksel melodiler ve enstrüman stillerini birleştiriyor. Gayda, klarnet, saksofon, kaval ve tuba, onların müziğindeki vazgeçilmezler. Kolektif İstanbul, sadece bir müzik grubu ya da müzik yapmak üzere bir araya gelmiş insanlar topluluğu değil… Geleneği bugüne taşıyan, onunla beslenirken bir yandan da onu zenginleştiren, özden uzaklaşmayan ama kendilerine özgü yöntemlerle onu işleyen, insanı olduğu yerde oynatan, içini fıkır fıkır eden “İstanbullu” bir ekip: Adı üstünde, şahane bir “kolektif”!</p>
<p><strong>Dutch Delight 2d Party: Martyn &amp; Dj Melon // 17 Mayıs Perşembe 23:00 // 20TL – 10TL</strong></p>
<p><strong>Martyn</strong></p>
<p>Türkiye ile Hollanda arasındaki diplomatik ilişkilerin 400.yıldönümü sebebiyle düzenlenen Dutch Delight etkinlikleri kapsamında modern dans müzik dünyasının son dönemdeki en çok öne çıkan prodüktörlerinden Martyn 17 Mayıs Perşembe gecesi Babylon’da performans göstermeye hazırlanıyor. Eindhoven’lı DJ ve prodüktör Martijn Deykers ya da elektronik müzik camiasının tanıdığı ismiyle Martyn, 2562 ile beraber Hollanda’nın dubstep sahnesine kazandırdığı en orijinal isimlerden biri olarak gösteriliyor. Drum’n bass ile başladığı kariyerinde bir noktada Kode9’ın “Sine of the Dub” single’ından oldukça etkilenerek yüzünü dubstep’e dönen Martyn, techno ve jungle elementlerini kullanarak house ve dubstep arasında sağlam bir köprü kuruyor. 2009 yılında yayınladığı ilk albümü “Great Lenghts” ile dubstep’in yeni formülünü dünyaya sunan Martyn, 2010’da Fabric Mix serisine de imza attı. Son olarak geçtiğimiz yıl “Ghost People” parçasıyla büyük beğeni toplayan Martyn, house müziği post dubstep ile mükemmel bir şekilde birleştirdiği etkileyici DJ setiyle, Hollanda Kraliyet Büyükelçiliği’nin katkılarıyla Babylon sahnesine konuk olacak.</p>
<p><strong>Club Exchange: Babylon Lounge presents TrouwAmsterdam &#8220;DJ Melon&#8221;</strong></p>
<p>Hollanda’nın önemli gece kulübü TrouwAmsterdam, Babylon Lounge’u ziyaret ediyor. Hollanda’nın lokomotif kulüplerinden TrouwAmsterdam’ın önde gelen DJ’lerinden biri olan Melon (Jeroen Hofer), 17 Mayıs gecesi Babylon Lounge’da setin başına geçiyor. Daha önce Fabric ve Panorama Bar gibi elektronik müziğin kalbinin attığı kulüplerde çevirdiği plaklarla dans pistleri sarsan Melon, şimdi de Amsterdam kulüp kültürünü İstanbullu müzikseverlerle buluşturacak.</p>
<p><strong>Babylon:</strong></p>
<p>Kapı Açılış: 21.00</p>
<p>Grup Ses Beat: 22.00</p>
<p>Martyn: 23.00</p>
<p><strong>Babylon Lounge:</strong></p>
<p>Kapı Açılış: 21.00</p>
<p>Dj Çağrı: 22.00</p>
<p>Dj Melon: 23.00</p>
<p><strong>18 Mayıs Dinamo FM Gençlik ve Spor Partisi &#8211; 2D // 18 Mayıs Cuma 22:00 // 25TL – 15TL</strong></p>
<p>Duyduk duymadık demeyin! İstanbul’un belki de en önemli alternatif müzik kalelerinden Dinamo FM 18 Mayıs Cuma gecesi, stadyum kutlamalarından hemen önce Babylon ve Babylon Lounge’ta iki mekanlı parti düzenliyor. Dinamo FM DJ’lerinin setleriyle müzikseverlerin kendinden geçeceği bu muhteşem gecede her an her şey olabilir. Bizden söylemesi, söz konusu Dinamo’cular! Ona göre hazırlıklarınızı yapın.</p>
<p>www.dinamo.fm</p>
<p><strong>Babylon</strong></p>
<p>Tutan</p>
<p>Cervus</p>
<p>İzi Ariyel</p>
<p><strong>Babylon Lounge</strong></p>
<p>Barış Bergiten</p>
<p>Burcum</p>
<p>Dynch</p>
<p><strong>Oldies But Goldies 2 Mekanlı Parti // 19 Mayıs Cumartesi 22:00 // 40TL – 30TL</strong></p>
<p>Efes Pilsen Sunar:</p>
<p>Babylon: Oldies But Goldies (70’ler, 80’ler, 90lar)</p>
<p>Babylon Lounge: Neo Discotheque by Ahmet Musluoğlu</p>
<p>Asmalımescit gecelerinin efsanesi haline gelen “Oldies But Goldies” bu sene de Mabbas ve Murat Beşer&#8217;in komutasında Engin Eraydın&#8217;ın nostaljik ve renkli görselleriyle Babylon’daki yerini alıyor. Depeche Mode, The Cure, Madonna, A-HA, Chic, Duran Duran, ABBA, Donna Summer, U2, Blondie, The Smiths, James Brown, Nena, Culture Club, Cyndi Lapuer, Wham!, Frankie Goes To Hollywood, Michael Jackson gibi isimlerin asla modası geçmeyecek unutulmaz hitleriyle herkesi dansa davet eden Oldies But Goldies partisi, Babylon’da bu sezonda da sınırsız eğlence vaat ediyor.</p>
<p>Babylon’un hemen yanındaki merdivenlerden çıktığınızda ise Ahmet Musluoğlu&#8217;nun Neo -Discotheque müzikleri sizi karşılıyor. Müzikler ise geleneksel Neo-discotheque konsepti: New Wave, Post-Punk, Indie, Electro-Pop&#8230; Babylon Lounge’a gelenler 1970’lerin ortasına, New Wave müziğin çıkış noktasına ışınlanırken aynı zamanda 80’lerin alternatif sularına da dalacak. İçinde elektronik elementler bulunduran ve tamamen deneysel bir öngörü ile ortaya çıkarak müziğin gidişatını sonsuza kadar değiştiren New Wave ve Post-Punk’ın klasikleri çalınacağı bu gecede New Order, The Smiths, Joy Division, The Cure, Visage, Human League ve St. Etienne gibi demirbaş grupların unutulmaz parçalarıyla Neo-Discotheque ruhu tekrar canlanacak.</p>
<p>* Bu gece için bilet alanlar 2 mekan arasında ücretsiz geçiş yapabilirler.</p>
<p>* Babylon ve Babylon Lounge&#8217;da hergün saat 21.30&#8242;a kadar tüm alkollü içeceklerde %50 indirim!<strong> </strong></p>
<p><strong>White Mink (Electro Swing) @ Babylon Lounge // 11 Mayıs Cuma 23:00 // 10TL</strong></p>
<p>Eski swing plaklarına bambaşka bir hava kattıkları toplama albüm serileriyle adını duyuran White Mink, “Electro Swing vs. Speakeasy Jazz” adlı albüm çalışmalarıyla 20’lerin ve 30’ların ruhunu günümüz modern dünyasına uyarlamayı başardı. O dönemin unutulmayan klasiklerine ve çok nadir bulunan kayıtlara setlerinde yer veren White Mink DJ’leri, Caz çağının tartışmasız en önemli müziği swing’i yeniden yorumlayarak “electro swing” tarzını lugatımıza kazandırdı. Bu seriyle caz ve swing müzik çevrelerinde popülarite kazanan White Mink DJ’leri şimdi bu swing ve dans tutkusunu Babylon Lounge’ın sıcak atmosferine taşımaya hazırlanıyor. Şimdiye kadar Glastonbury, Bestival ve Big Chill gibi önemli festivallerde performans gösteren White Mink herkesi swing eşliğinde dansa davet edecek.</p>
<div class="shr-publisher-8144"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/babylon-istanbul-sezonu-kapatiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alma</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/alma/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=alma</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/alma/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 11:15:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Animasyon]]></category>
		<category><![CDATA[Kısa Film]]></category>
		<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[Alma]]></category>
		<category><![CDATA[Rodrigo Blaas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8119</guid>
		<description><![CDATA[Pixar çalışanı, pek çok animasyonda emeği geçmiş İspanyol sanatçı Rodrigo Blaas&#8217;ın yazıp yönettiği, Fransız animatör Bolhem Bouchiba&#8217;nın elinden çıkmış bol ödüllü ve  sinir bozucu bir &#8216;kısa&#8217; Alma. Fikir muhakkak güzel; ruh ile, ruh çalma ile, ruhu yitirme ve kandırılma ile özetlenecek kadar da basit değil. Üstelik uzun versiyonu için Dreamworks hemen Blaas ile temasa geçmiş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Alma.png"><img class="aligncenter size-full wp-image-8131" title="Alma" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Alma.png" alt="" width="390" height="378" /></a></p>
<p>Pixar çalışanı, pek çok animasyonda emeği geçmiş İspanyol sanatçı Rodrigo Blaas&#8217;ın yazıp yönettiği, Fransız animatör Bolhem Bouchiba&#8217;nın elinden çıkmış bol ödüllü ve  sinir bozucu bir &#8216;kısa&#8217; <strong><a href="http://almashortfilm.com/">Alma</a></strong>.</p>
<p>Fikir muhakkak güzel; ruh ile, ruh çalma ile, ruhu yitirme ve kandırılma ile özetlenecek kadar da basit değil. Üstelik uzun versiyonu için Dreamworks hemen Blaas ile temasa geçmiş ve kendisini Guillermo Del Toro ile buluşturmuş. Ben yine de doğrudan söyleyeyim: Bana bu filmi sevdiremezsiniz arkadaşım. Hoşlanmadım, ikinci kez izleyemem, uzun uzadıya izlemem, daha da gelmem.</p>
<p>Filme adını veren küçük kız, karlı kaplı sokaklarda gezinirken bir oyuncak bebek dükkanına girer.</p>
<p>Sinir bozucu olan da tam olarak bu, gerginlik orada başlıyor. Çık işte oradan. Yüzünü döktürme.</p>
<p>Beş yaşımda <strong>Chucky</strong> benim iblisimdi. Dolaptan, yatağın altından, lunaparktan fırlardı. Ekranı kana bulaması şöyle dursun, bir bebe olarak erişebildiğim, dolanabildiğim her köşeden fırlaması ile gecelerimi zehir ederdi. Çocukluğun yapılandığı alanlara müdahale edebilen, eli kolu &#8216;ilkel&#8217;imize uzanabilen; kısıtlı hareket kabiliyetimiz ve dar hareket alanımız içerisinde &#8220;Böö!&#8221; ya da &#8220;Merhaba küçük!&#8221; diye beliren her şeyden korkabiliriz sanırım. İşte,  &#8216;<em>pediophobia</em>&#8216; da bundan besleniyor. Bu oyuncak bebeklerden korkma durumuna Freud&#8217;un yaptığı &#8221;canlı varlıkların cansız temsilinden duyulan ürküntü&#8221; yorumu da içimizi pek ferahlatmıyor, hatta Žižek&#8217;in Looking Awry&#8217;deki  &#8220;Bir Türlü Ölmeyen Ceset&#8221; pasajı da pek faydalı olmuyor.</p>
<p>Elm Sokağı&#8217;nda ip atlayan küçük kızlardan korkmakla devam eden tırsma halinin bir çeşidi de &#8216;<em>automatonophobia</em>&#8216; olarak biliniyor ve az önce sözünü ettiğim durumun da bir bence bir gömlek üstü.</p>
<p><strong>Saw</strong> ve <strong>Dead Silence</strong> ile yakın dönem korku sinemasında ilmek ilmek işlenmiş vantrilok kuklasından, robot gibi hareket eden oyuncaklardan ve bir kişinin birebir yapılmış mumyasından korkma olayı benim aklıma Madame Tussauds ve Georges Franju&#8217;nun &#8217;60 yapımı (dvd&#8217;sinde &#8217;59 diye yazsa da)<strong> Les Yeux Sans Visage</strong>&#8216;ı (özellikle de enfes afişlerini) getirdi.</p>
<p>O müzede de gezemem. Korkmak için para veririm ama gerilmek için hayır. Beni korkut, beni böyle germe. Beni çocuklarla germe. Ciddiyeti unutuyorum, kontrolü kaybediyorum. Aleme güldürme, boynuma bükme.</p>
<p>İyi seyirler ve bana katlandığınız için teşekkürler.</p>
<p><iframe src="http://player.vimeo.com/video/4749536" width="400" height="225" frameborder="0" webkitAllowFullScreen mozallowfullscreen allowFullScreen></iframe></p>
<div class="shr-publisher-8119"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/alma/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hong Kong Sinemasına Panoramik Bir Bakış</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/hong-kong-sinemasina-panoramik-bir-bakis/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=hong-kong-sinemasina-panoramik-bir-bakis</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/hong-kong-sinemasina-panoramik-bir-bakis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 May 2012 10:51:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nezaket Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Modern Sinema]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8120</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Modern Sinema, Hong Kong Ekonomi ve Ticaret Dairesi işbirliğiyle, Hong Kong’un yükselen sinemasından yedi filmlik bir seçki sunuyor. 10 – 20 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Hong Kong Film Panorama adlı seçkide öne çıkan filmler arasında 2010 Berlin Film Festivali’nin Generation kategorisinde Kristal Ayı ödülü alan ve 2010 yılında Çin’in en iyi 10 filmi arasına giren [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><strong>İstanbul Modern Sinema</strong>, <strong>Hong Kong Ekonomi ve Ticaret Dairesi</strong> işbirliğiyle, Hong Kong’un yükselen sinemasından yedi filmlik bir seçki sunuyor. <strong>10 – 20 Mayıs </strong>tarihlerinde düzenlenecek <strong>Hong Kong Film Panorama</strong> adlı seçkide öne çıkan filmler arasında <strong>2010</strong> <strong>Berlin Film Festivali</strong>’nin <strong>Generation</strong> kategorisinde <strong>Kristal Ayı</strong> ödülü alan ve 2010 yılında Çin’in en iyi 10 filmi arasına giren <em>Gökkuşağından Yankılar </em>(Sui Yuet San Tau), kung-fu filmlerine Tarantino usulü bir saygı duruşu niteliği taşıyan ve Hong Kong Film Ödülleri’nde en iyi film seçilen <em>Efeler</em> (Da Lui Toi) ve Hong Kong edebiyatında önemli bir yer tutan <strong>Liu Yichang</strong>’ın 1963 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan <em>Akşamcı</em> (Jiu Tu) yer alıyor. Seçkinin diğer filmleri ise sinema tarihine göndermelerle dolu <em>İnsanlık Komedisi (Yan Gaan Hei Kat), </em>günümüz Hong Kong’unun kent yaşamını yansıtan romantik komedi <em>Kesişen Yollar (Yut Mun Hinneisi), </em>erkek egemen düzene karşı bir duruş sergileyen <em>Aşk Hakkında Her Şey (Duk Haan Chau Faan) </em>ve<em> </em>modern ilişkilerle sorunlarını konu alan, özellikle genç izleyicilerin ilgisini çeken <em>Ayrılık Kulübü (Fun Sau Suet Oi Nei)</em>.</p>
<p>Film gösterimleri müze ziyaretçilerine ve üyelere ücretsizdir.<strong> </strong><strong>İstanbul Modern Sinema girişi ise 8 TL&#8217;dir.</strong><strong></strong></p>
<p><strong><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/gokkusagi.jpg"><img class="size-full wp-image-8125 aligncenter" title="gokkusagi" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/gokkusagi.jpg" alt="" width="240" height="160" /></a>Gökkuşağından Yankılar (</strong><strong>Sui Yuet San Tau &#8211; Echoes Of The Rainbow)</strong><strong></strong></p>
<p>Alex Law, 2010, 117´</p>
<p>1960’ların Hong Kong’unda geçen ve yönetmenin çocukluk anılarından yola çıkarak yazdığı film, bir işçi ailesinin öyküsünü anlatır. Film, atletik ve okulunda popüler olan, ailenin en büyük oğlunun lösemiye yakalanmasıyla gelişen olayları konu alırken Hong Kong’un sosyo-ekonomik değişimini sınıf ayrımından tayfunlara, yolsuzluktan çaresiz hastalıklara dek farklı öğelerle aktarır. Etkileyici sanat yönetimi, set ve kostüm tasarımı, fakir ama mutlu ve gururlu karakterleri, nostaljik atmosferiyle izleyicinin içini ısıtan bu melodram, 2010 Berlin Film Festivali’nin Generation kategorisinde Kristal Ayı aldı ve 2010 Hong Kong Film Ödülleri’ne damgasını vurdu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/insanlikkomedisi.jpg"><img class="size-full wp-image-8126 aligncenter" title="insanlikkomedisi" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/insanlikkomedisi.jpg" alt="" width="240" height="160" /></a>İnsanlık Komedisi (Yan Gaan Hei Kat &#8211; La Comedie Humaine)</strong><br />
Hing-Ka Chan ve Janet Chun, 2010, 100´<br />
Postmodern bir “iki kafadar” filmi. Başroldeki tetikçi Spring’in yolu, ortağı Setting Sun ile iletişimini kaybettiği sırada, kız arkadaşından yeni ayrılmış, başarısız bir senarist olan Soya ile kesişir. Çeşitli rastlantılar sonucu bir araya gelen karakterler üzerinden gelişen bu komedi-aksiyon filminin arka planında, karakterlerinin sinefil olmasından dolayı Audrey Hepburn ve “Jules ve Jim” gibi sinema tarihinin klasik imgeleri vardır. Spring’in repliği, sinema tarihine göndermelerle dolu bu eğlenceli filmi iyi bir şekilde ifade eder: “Bir ahmağı öldürmek kolay, ama bir film düşkününü öldürmek çok zordur.”</p>
<p><strong><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/efeler.jpg"><img class="size-full wp-image-8124 aligncenter" title="efeler" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/efeler.jpg" alt="" width="240" height="160" /></a>Efeler (Da Lui Toi &#8211; Gallants)</strong></p>
<p>Clement Sze-Kit Chen ve Chi-kin Kwok, 2010, 98´<br />
2011 Hong Kong Film Ödülleri’nde “En İyi Film”, “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” ve “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödüllerini kazanan film, dövüş sanatını konu alan, enerjisi yüksek bir komedi. Tapu işleri için uzak bir köye giden emlakçı Cheung, Mang’in işlettiği, eskiden Law’ın Kung-Fu okulu olan çay evine gelir. Law, çay evinin üst katında, otuz yıldır komada yatmaktadır. Mekanın sahibi Pong’un çay evini müteahhite vermeye çalışmasıyla Law komadan uyanır. Ancak ne hafızası ne de aklı yerindedir; işler iyice karışacaktır. <em>Efeler</em>, karate filmlerine Tarantino usulü bir saygı duruşu niteliğinde.</p>
<p style="text-align: center;"><strong><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/kesisenyollar.jpg"><img class="size-full wp-image-8127" title="kesisenyollar" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/kesisenyollar.jpg" alt="" width="240" height="160" /></a></strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Kesişen Yollar (Yut Mun Hinneisi)</strong></p>
<p>Ivy Ho, 2010, 105´</p>
<p>Loi ve Oi-li aynı caddede çalışan iki tezgahtardır. Loi gösterişli annesiyle yaşayan 40’lı yaşlarında bir adam, Oi-li ise inatçı, güzel ve kendi halinde bir kızdır. Aralarında, iyi niyetli akrabalar aracılığıyla, görücü usulü bir buluşma ayarlanır. Aslında ikisinin de aklında başka biri vardır ve bu buluşmadan kaçmak için ellerinden geleni yaparlar, ancak bir çok ortak noktaları olduğunu sonradan fark ederler. Günümüz Hong Kong’unun kent yaşamını yansıtan romantik bir komedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/askhakkindahersey.jpg"><img class="size-full wp-image-8122 aligncenter" title="askhakkindahersey" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/askhakkindahersey.jpg" alt="" width="240" height="160" /></a>Aşk Hakkında Her Şey (Duk Haan Chau Faan &#8211; All About Love)</strong></p>
<p>Ann Hui, 2010, 105´</p>
<p>Hong Kong’un önde gelen yönetmeni Ann Hui’den, feminist bir kent hayatı filmi. Anita ve Macy ilişkilerini bitirmiş iki eski sevgilidir, ancak arkadaşlarının hamilelikleri vesilesiyle sık sık karşılaşmaya başlarlar. Halen birbirlerini seven bu biseksüel çift ayrı ayrı hamile olduklarını fark eder. <em>Aşk Hakkında Her Şey</em>, bekar anneleri ve lezbiyen ilişkileri ele alıyor. Erkek egemen düzene karşı duruşu, sempatik oyunculukları ve iyi işlenmiş mizahıyla neşeli bir romantik komedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/ayrilikkulubu.jpg"><img class="size-full wp-image-8123 aligncenter" title="ayrilikkulubu" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/ayrilikkulubu.jpg" alt="" width="240" height="161" /></a>Ayrılık Kulübü (Fun Sau Suet Oi Nei &#8211; Break Up Club)</strong></p>
<p>Chun-Chun Wong, 2010, 104´</p>
<p>Gençlik filmleriyle tanınan yönetmen Chun-Chun Wong’dan ilişkiler üzerine bir film. Bir web sitesi, kullanıcılarına biten ilişkilerini ve ayrıldıkları sevgililerini geri kazanma şansı sunar. Ancak bunun için kullanıcıların önce başka mutlu bir çiftin ilişkisini bozması gerekir. Modern ilişkiler ve sorunları üzerine, el kamerasıyla kişisel bir belgesel tarzında çekilmiş bu film özellikle genç izleyicilerin ilgisini çekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/aksamci.jpg"><img class="size-full wp-image-8121 aligncenter" title="aksamci" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/aksamci.jpg" alt="" width="240" height="180" /></a>Akşamcı (Jiu Tu &#8211; The Drunkard)</strong></p>
<p>Freddie Wong, 2010, 106´</p>
<p>Sinema tarzıyla Avrupa arthouse filmlerine yakın duran <em>Akşamcı</em>, Liu Yichang’ın Çin edebiyatında önemli bir yer tutan, 1963 tarihli aynı adlı romanından yapılan bir uyarlama. Uzun süre filme aktarılamayacağı iddia edilen roman, Wong Kar-Wai’nin 2046 filminin de esin kaynağı. Film, geçmişindeki acımasız savaş yıllarının hatıralarıyla baş etmek için kendini alkole veren yazar Lau’nun hikayesini anlatıyor. Entelektüel bir yazar olmasına karşın para kazanmak için erotik hikayeler yazmak zorunda kalan Lau’nun etrafındaki kadınlarla yaşadığı ilişkilere film boyunca odaklanılıyor. 1960’ların renkli Hong Kong’unda geçen filmin yönetmeni Wong, Hong Kong Film Ödülleri’nde “En İyi Yönetmen” ödülüne aday gösterildi.</p>
<p>Gösterim programı için <a href="http://www.istanbulmodern.org/dosya/861/hongkongafisler-programli_861_3756302.pdf">tıklayınız.</a></p>
<p>Not: Etkinliğin basın bülteninden alıntıdır.</p>
<div class="shr-publisher-8120"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/hong-kong-sinemasina-panoramik-bir-bakis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Babylon Soundgarden Festivali Parkorman&#8217;da!</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/babylon-soundgarden-festivali-parkormanda/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=babylon-soundgarden-festivali-parkormanda</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/babylon-soundgarden-festivali-parkormanda/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 08:54:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Burak Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Festival]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Vesaire]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Babylon]]></category>
		<category><![CDATA[Babylon Soundgarden]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Ev Ablukada]]></category>
		<category><![CDATA[Caravan Palace]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvansaray]]></category>
		<category><![CDATA[Oi Va Voi]]></category>
		<category><![CDATA[Oldies But Goldies]]></category>
		<category><![CDATA[Parkorman]]></category>
		<category><![CDATA[Soundgarden]]></category>
		<category><![CDATA[The Parov Stelar Band]]></category>
		<category><![CDATA[Tobumusikizm]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8109</guid>
		<description><![CDATA[Babylon’un yepyeni festivali Soundgarden bu sene ilk kez 26 Mayıs Cumartesi günü İstanbul’da Parkorman’da düzenleniyor. Kapılarını 14.00’te açacak olan Babylon Soundgarden Festivali’nde Happy Sounds sahnesinde The Parov Stelar Band, Oi Va Voi, Caravan Palace, Büyük Ev Ablukada ve 123 gibi gruplar performans gösterecek. Ana sahnenin yanı sıra alternatif sahne Orman Sahnesi’nde ise program 14.00’te başlayacak. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: center;"><img class="aligncenter  wp-image-8110" title="parovstelar" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/parovstelar-1024x730.jpg" alt="" width="491" height="350" /></p>
<p style="text-align: justify;">Babylon’un yepyeni festivali Soundgarden bu sene ilk kez <strong>26 Mayıs Cumartesi</strong> günü İstanbul’da <strong>Parkorman’da</strong> düzenleniyor. Kapılarını <strong>14.00’te</strong> açacak olan Babylon Soundgarden Festivali’nde <strong>Happy Sounds</strong> sahnesinde <strong>The Parov Stelar Band, Oi Va Voi, Caravan Palace, Büyük Ev Ablukada</strong> ve <strong>123</strong> gibi gruplar performans gösterecek. Ana sahnenin yanı sıra alternatif sahne <strong>Orman Sahnesi’nde</strong> ise program 14.00’te başlayacak. <strong>Oldies But Goldies, Club Bangkok, Alnıtemiz Stand Up Gösterisi, Hayvansaray, Bant Mag sunar Grup Ses Beats ve Çerikunda</strong> gibi DJ ve sanatçılar Orman Sahnesi’nde sahne alacak. Ayrıca Swing Istanbul’un gösterileri de alana renk katacak. Birçok farklı aktivite, bit pazarı, plak dükkanı, Bant Pazarı gibi renkli dolu bir programla festival sezonu Parkorman’da Babylon Soundgarden ile açılacak. Parkorman’ın yeşillikleri ve sıcak atmosferiyle özlediğimiz festival tadını Babylon kalitesiyle İstanbullulara sunmaya hazırlanan Babylon Soundgarden Istanbul Festivali’nin Biletleri Biletix üzerinden satışta!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>The Parov Stelar Band</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Parov Stelar&#8217;ın ilginç ve farklı müzikal dünyası, onu son senelerde Avusturya&#8217;nın en önemli müzisyenlerinden biri yaparken aynı zamanda Avrupa nu-jazz müzik arenasının aranan yıldızlarından biri haline getirdi. Stelar’ın şarkılarındaki sınırsız ve fantastik hikaye hâlâ devam ediyor, bazen mutlu ve gergin, bazen sinirli ve yaralayıcı. Albümlerinde Phoebe Hall, Billy Kern, Odette Di Maio, Miss Anita Rieglar ve Leena Conquest gibi isimlerle birlikte çalışan Parov Stelar, sample&#8217;larıyla da ünlü. Sahne performanslarında da bol bol sample&#8217;lara yer veren Parov Stelar, eleştirmenler tarafından sofistike ve çekici bir müzisyen olarak tanımlanıyor. Nisan ayında çıkaracağı son albümü The Princess ile Parov Stelar kalabalık kadrosu ve büyüleyici canlı performansıyla Babylon Soundgarden festivalinin en renkli performanslarından birine imza atacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Oi Va Voi</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Londralı altı genç müzisyenin kimlik arayışlarının dahiyane sonucu olarak ortaya çıkan Oi Va Voi Digital Folklore ve Laughter Through Tears albümleri ile Çingenelerin dünyasına bambaşka bir kapıdan girerek dünya çapında büyük bir ün kazandı. Daha hiçbir albümleri yayınlanmadan, BBC Radio 3 World Music Boundry Crossing ve Listener kategorilerinde ödül alan Oi Va Voi, Yiddish konuşma dilinde “Aman Tanrım” anlamına geliyor.<strong> </strong>Ebeveynleri Yahudi göçmeni olan Oi Va Voi, kökenlerine bağlı kalarak bildiklerini, hissettiklerini, modern dünyanın diliyle, yaşadıkları anın argosuyla, şimdiki zamanı yakalayıp, geçmiş zamana yüz çevirmeden müziklerine taşıyorlar. Grup hala bazı Yahudi düğünlerinde bile performans sergiliyor. Grup, ‘Laughter Through Tears’ öncesi demo Cd’leri ‘Digital Folklore’ ve verdikleri konserlerle hatırı sayılır bir hayran kitlesine ulaştı. Müzikleri soul, ska, trip hop, drum’n bass ve Balkan ritimlerinin hoş bir kombinasyonundan oluşuyor.  Elbette, KT Tunstall, Earl Zinger, Majer Bogdansky ve Özbek pop vokal Sevara Nazarkhan gibi isimlerin albümlerine katkıda bulunduğunu da belirtmek gerek.</p>
<p style="text-align: justify;">Sevilen grup Oi Va Voi Babylon Soundgarden’ın sıcak atmosferinde Parkorman’da yine gönülleri fethetmeye hazırlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Caravan Palace</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Caravan Palace’ın müzikal hayatı yedi yıl önce Vial, Delaporte ve Payen’in sessiz filmlere müzik yapmak için işe alınmasıyla başladı. Böyle ilginç bir projeyle bir araya gelen üçlü; aralarına Myspace ilanlarına başvuran yetenekli müzisyenler Sonia Fernandez Velasco, Arnaud Camille Chapelière ve Antoine Toustou’nun da katılmasının ardından 2008’de çıkış albümlerini yayınladı. Kendi isimlerini taşıyan albümleri geleneksel caza yakın sesler barındırması nedeniyle birçok övgü aldı ve Avrupa albüm listelerinde kendine kısa zamanda yer buldu. İkinci single’ları “Suzy”yi 2009’da yayınlayan Caravan Palace, 2011’de “Clash” EP’siyle ününe ün kattı ve takipçilerini 2012’de çıkacak “Panic”e hazırladı. Caz ve chill out birleştiren sound’larıyla, electro swing müzik türünün tartışmasız en iyilerinden Caravan Palace Babylon Soundgarden Festivali’nde eğlenceli performanslarıyla müzikseverlerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Büyük Ev Ablukada</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul alternatif müzik camiasının en gizemli ve başarılı gruplarından bir fenomen haline gelen Büyük Ev Ablukada, Babylon’daki ses getiren performanslarına devam ediyor. Birçok klişeyi reddeden, henüz hiç bir albüm yayınlamayan, hiç röportaj vermeyen buna rağmen aykırı duruşları, sağlam müzikleri ve eğlenceli performanslarıyla adeta bir şehir efsanesine dönüşen Büyük Ev Ablukada, 26 Mayıs’ta akşamı Babylon Soundgarden festivali kapsamında Parkorman’da!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>123</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Ülkemizin en yenilikçi gruplarından biri olan, kendilerine has müzik çizgileri ve üretkenlği ile hayran kitlesini büyütmeye devam eden 123, 2012 yılına 13 parçadan oluşan yeni albümleri “LARA” ile başladı. “Aksel”, “arve”, “anja” üçlemesini yayınlamaya devam ederken İstanbul Caz Festivali, Efes Pilsen One Love veİzmir Devlet Senfoni Orkestrası&#8217;yla birlikte verdikleri konser olmak üzere birçok başarılı performansa imza atan 123,  son albümleri &#8220;lara&#8221;nın ardından yurtiçi ve yurtdışı performanslarıyla müzik kariyerlerinde hızlı adımlarla ilerlemeye devam ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;" align="center"><strong>BABYLON SOUNDGARDEN ORMAN SAHNESİ</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Oldies But Goldies</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir Babylon klasiği Oldies But Goldies, Mabbas ve Murat Beşer’in unutulmaz hitlerle dolu playlisti ve Engin Eraydın’ın nostaljik ve rengarenk görselleriyle Asmalımescit gecelerinden, Babylon Soundgarden sahnesine konuk oluyor. Depeche Mode, The Cure, Madonna, A-HA, Chic, Duran Duran, ABBA, Donna Summer, U2, Blondie, The Smiths, James Brown, Nena, Culture Club, Cyndi Lapuer, Wham!, Frankie Goes To Hollywood ve Michael Jackson gibi modası asla geçmeyen isimlerin dinleyenleri her zaman gülümsetecek hitleriyle herkesi dans pistine davet eden Oldies But Goldies ekibi, Babylon Soundgarden Orman sahnesinde herkese sınırsız eğlence vaat ediyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Club Bangkok</strong></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul gece hayatındaki boşluğu görüp şaşıran, sonrasında şaşırmayı bırakıp bir &#8216;club night&#8217; başlatan üç enerjik gençten oluşan Club Bangkok, Doğu Ercan 2010 yılının ortalarında Onur Yazıcı ve Hakan Odabaşı’nı yanına aldığından beri İndie Rock’ın en enerjik parçalarından oluşan playlistleriyle Babylon Soundgarden Orman Sahnesinde indie severleri dans ettirmek üzere bekliyor olacak.  The Clash, The Sonics, Sex Pistols gibi &#8216;Old-Skool-Indie&#8217;cilerle, The Libertines, Futureheads gibi yeni nesil isimleri ve Blur, Franz Ferdinand marşlarını karıştıran Club Bangkok’u dinlerken sabit durmak imkansız!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bant Mag sunar: Grup Ses Beats DJ Set</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Grup Ses Beats, Türkiye’de 60′lar ve 70’lerde yayınlanan Funk ağırlıklı parçaları yeniden editleyerek Hip-Hop ritimleriyle birleştirerek kendisini dinleyen herkese kıvrak ve neşeli saatler vaad ediyor. 90’ların sonunda plak toplamaya başlayarak işe  girişen Grup Ses Beats, alışılmamış  sentezlerle kendine has bir elektronik müzik üretiyor. Grup Ses Beats’in 2001’den bugüne kadar plak ve CD formatında farklı isimler altında yayınladığı parçaları bulunuyor. Hollanda, Belçika, İtalya ve Polonya’da farklı isimlerle performanslar gerçekleştiren Grup Ses Beats, şimdi de Babylon Soundgarden 2. Sahnesinde!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bant Mag sunar: Çerikunda DJ Set</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Müzik hayatını tozlu raflarda gözden kaçmış şarkıları yeniden keşfedip insanlara hatırlatmaya adamış Çerikunda’nın bir playlistinde Kamuran Akkor, Özdemir Erdoğan, Gülden Karaböcek veya Urfalı Babi’nin, bir diğerinde ise The Prophets, Steve Thomsen, The Slits veya Duke Ellington’ın unutulmaya yüz tutmuş şarkıların yeniden doğuşuna şahit olabilirsiniz. Babylon Soundgarden’da en yenilikçi nostaljik Çerikunda’nın sahnesi kaçmaz!</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Hayvansaray</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Sincapsever Deniz Bolayır tek kişilik özgün projesi Hayvansaray için; “Hayvansaray bir oluşumdur. Hayvanların koştuğu, her müzik türüyle coştuğu… Tembel hayvan gibi düşünen, kelimeleriyle dans eden ben ki; ruhundan kükreyen. Var mı beni dinlemeye gelen?” diyor. Kendisi rap, punk, country ve folk gibi müzik türlerini çeşitli hayvanlarla birleştirip birbirinden eğlenceli şarkılara dönüştüren, canlı performansıyla dillerden düşmeyen gizemli bir müzisyen ve zıplamayı seven herkesi Soundgarden 2. sahnede bekliyor olacak.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Deniz Alnıtemiz Stand-Up </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Kısmet Şov’dan tanıdığımız Deniz Alnıtemiz’in tek kişilik projesi Altınemiz Solo Babylon Soundgarden’da!  Moral Bozukluğu ve 31’ de oyunculuk yapmış, eski reklamcı, yeni görüntü yönetmeni ve radyocu Alnıtemiz solo çalışmalarına hızla devam ediyor. Dinamo FM’de Kaan Sezyum’la beraber Sevginin Gücü isimli bir radyo programı da yapmakta olan Alnıtemiz, capcanlı stand up’ıyla Babylon Soundgarden’ı şenlendirmeye hazırlanıyor.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Tobumusikizm</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Babylon Lounge’un resident DJ’i Burak, Babylon Soundgarden’da da Soul ve Funk’ın en sağlam parçalarına yer vereceği setiyle Orman Sahnesi’nde DJ kabininde olacak.</p>
<div class="shr-publisher-8109"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/babylon-soundgarden-festivali-parkormanda/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Michael Gira &amp; A Hawk and A Hacksaw</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/michael-gira-a-hawk-and-a-hacksaw/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=michael-gira-a-hawk-and-a-hacksaw</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/michael-gira-a-hawk-and-a-hacksaw/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 05 May 2012 14:06:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fırat Aydın</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kişisel]]></category>
		<category><![CDATA[Konser]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Vesaire]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniler]]></category>
		<category><![CDATA[A Hawk and A Hacksaw]]></category>
		<category><![CDATA[garajistanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Gira]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8100</guid>
		<description><![CDATA[Ivan: “Söyle bana, söyle güzel kız Nasıl da aklımı kavak ağacına Dolanan sarmaşık gibi sarmaladın” Marichka: “Unutma beni Ivan, unutma Beni en az 2 kez an her gün Ben seni günde 7 kez anıyorum Elma ağaçları hemen yeşeriyor o zaman” Yukarıdaki diyalog, Sergei Parajanov&#8217;un başyapıtı Tini Zabutykh Predkiv [Unutulmuş Ataların Gölgeleri]&#8216;den. Film için konuşulacaklar başka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p style="text-align: right;"><strong>Ivan</strong>:<br />
“Söyle bana, söyle güzel kız<br />
Nasıl da aklımı kavak ağacına<br />
Dolanan sarmaşık gibi sarmaladın”</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Marichka</strong>:<br />
“Unutma beni Ivan, unutma<br />
Beni en az 2 kez an her gün<br />
Ben seni günde 7 kez anıyorum<br />
Elma ağaçları hemen yeşeriyor o zaman”</p>
<p>Yukarıdaki diyalog, Sergei Parajanov&#8217;un başyapıtı Tini Zabutykh Predkiv [Unutulmuş Ataların Gölgeleri]&#8216;den. Film için konuşulacaklar başka bir yazının konusu, ancak filmin bu yazıya dahil edilmesine sebep New Mexico&#8217;lu şirin folk ekibi A Hack and A Hacksaw&#8217;un filmin gösterimine eşlik eden canlı performansları. O kısma değinmek, o zamanları çok konuşmak istemiyorum. Zaten o sırada sahneden uzakta bir yerde kendimi esas sürprize hazırlıyor, demleniyordum. Sadece epey uzun gibi geldiğini,  yine de grup üyeleri Jeremy Barnes ve Heather Trost için görevlerini layıkıyla yerine getirdiklerini söyleyebilirim. Seyirciyi hazırladılar, ortamı ısıttılar ve şiir böyle başladı.</p>
<p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Gira1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-8102" title="Gira" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/Gira1.jpg" alt="" width="525" height="394" /></a></p>
<p>4 Mayıs 2012 akşamı, yine gürültülü bir cuma,  garajistanbul ve Kod Müzik tarafından düzenlenen Jameson Movie Sounds kapsamında, nihayet bir abideyle tanıştık. Birisi bana artık altmışına gelmiş bir adamdan &#8220;çok&#8221; bir şey beklememem gerektiğini söyleseydi ona yaşadığı dünyayı yöneten birkaç ismin yaşını hatırlatır, müziği dinlemeye devam ederdim. Neyse ki böyle bir şey olmadı. Gira sahnede adımlamaya başladığında başka bir paralel evrene geçiş ile kanın damarda akış hızı önce arttı, sonra ağırlaştı, en sonunda da raydan çıktı.</p>
<p>Gira geniş kravatların bol paça pantolonlarla aynı karede bulunduğu zamanlarda Jarboe ile birlikte kurduğu Swans&#8217;e ara vermiş, Skin, Circus Mort, The World of Skin, The Body Lovers diye dolaşmış, o arada Devendra Banhart gibi bir ses ile tanışmamıza ön ayak olmuş, The Angels of Light ile yüreklerimize dokunmuş, ardından tekrar Swans öforisini sürdürmüş ve şimdilik son albümleri olan The Seer ile adeta dönmüştü.</p>
<p>Bugünlere tüm yakışıklılığı, &#8216;cool&#8217;u, siniri, titremeyen sesi ile dönmüş olmasına şaşırmak mı, sahnenin birkaç metre ötesinde  yerde oturan dinleyicileri yakınına çağırmasına hayran kalmak mı yoksa şarkının ortasında sağ yanağına ardarda indirdiği beş şaplakla şoke olmak mı daha kaydadeğer emin değilim. Lydia Lunch ile yaptığı &#8216;Hard Rock&#8217; albümünden sürpriz bir şarkı beklesem de, Dan Metz ile icra ettiği What We Did&#8217;den bir <strong>Is / Was</strong> umsam da olmadı, ancak setlist&#8217;in nirengi noktasında beliren &#8216;<strong>Blind</strong>&#8216;, aklı uzaklara götüren &#8216;<strong>She Lives</strong>&#8216; adımı unutturdu.</p>
<p>Cover yapacak gibi durmayan &#8216;sert abi&#8217;, fotoğraf çekilmemesini konserin başında rica ettiğinden herhangi bir kriz yaşanmadı. Bomonti birasını sevdiğini, vodkasına konser boyu pek dokunmadığını, oturduğu yerden bis&#8217;e çıkabilen bir adam olduğunu, daha iyi bir insan olmamızı sağlayabildiğini gördük.</p>
<p>Dün orada yaşananlara tanık olanlar, pişmanlıktan ve hayalkırıklığından parsek parsek uzakta duygularla, gözyaşına beş kala mekanı terk ettiler.</p>
<p>Ne kaçırdığınızı merak ediyorsanız, diskografisini dinlemenizi öneririm.</p>
<p><strong>Not:</strong><br />
Bu bir konser yazısı sayılmamalı. Çünkü ben konserleri anlatamıyorum, yapabilenlere saygım var.</p>
<div class="shr-publisher-8100"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/michael-gira-a-hawk-and-a-hacksaw/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oscar&#8217;a Aday Olmuş ve Oscar Ödüllü Hollanda Filmleri</title>
		<link>http://www.tramvayduragi.com/oscara-aday-olmus-ve-oscar-odullu-hollanda-filmleri/?utm_source=rss&#038;utm_medium=rss&#038;utm_campaign=oscara-aday-olmus-ve-oscar-odullu-hollanda-filmleri</link>
		<comments>http://www.tramvayduragi.com/oscara-aday-olmus-ve-oscar-odullu-hollanda-filmleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 May 2012 06:50:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Nezaket Kartal</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Akbank Sanat Sinema Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[Oscar'a Aday Olmuş ve Oscar Ödüllü Hollanda Filmleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.tramvayduragi.com/?p=8091</guid>
		<description><![CDATA[Akbank Sanat Mayıs ayında Türkiye-Hollanda diplomatik ilişkilerinin 400. Yılı etkinlikleri kapsamında /strong&#62;Eye Film Institute işbirliğine devam ediyor. Hollanda sinemasının Oscar&#8217;da adaylığa layık görülmüş ve Oscar ödüllü filmlerinden bir seçki mayıs ayında izleyiciye sunulacak. Bu kapsamda Marleen Gorris &#8216;in gözüyle güçlü bir feminist bakışın ürünü 1995 yılında Yabancı Dilde En İyi Film ödülü alan Antonia&#8217;nın Yazgısı, 1998 En İyi Yabancı Film [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<!-- Start Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetTop Automatic --><p><a href="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/antonia.jpg"><img class="size-medium wp-image-8093 aligncenter" title="antonia" src="http://www.tramvayduragi.com/blog/wp-content/uploads/antonia-228x300.jpg" alt="" width="228" height="300" /></a></p>
<p>Akbank Sanat Mayıs ayında Türkiye-Hollanda diplomatik ilişkilerinin 400. Yılı etkinlikleri kapsamında /strong&gt;Eye Film Institute işbirliğine devam ediyor. Hollanda sinemasının Oscar&#8217;da adaylığa layık görülmüş ve Oscar ödüllü filmlerinden bir seçki mayıs ayında izleyiciye sunulacak.</p>
<p>Bu kapsamda Marleen Gorris &#8216;in gözüyle güçlü bir feminist bakışın ürünü 1995 yılında Yabancı Dilde En İyi Film ödülü alan <strong><em>Antonia&#8217;nın Yazgısı</em></strong>, 1998 En İyi Yabancı Film ödüllü, bir baba ile oğulun acımasız ve karmaşık ilişkisini konu edinen <strong><em>Karakter&#8217;</em></strong>i gösterilecek.</p>
<p>Bunun yanısıra, Oscar&#8217;a aday gösterilen filmler arasından, mizahi öğeleriyle dikkat çeken Paula van Der Oest imzalı 2001 yapımı <strong><em>Zus&amp;Zo</em></strong><em>,</em> Nazierce işgal edilmiş karlı bir Hollanda&#8217;da &#8216;çocuk&#8217; cesaretiyle direnen Michiel&#8217;in öyküsünü anlatan Martin Koolhoven imzalı 2008 yapımı <strong><em>Oorglogswinter (Winter in Wartime)</em></strong> ve gerçek bir hikayeden yola çıkan, Surinamlı bir adam ile Hollandalı bir kadının yasak aşk ilişkisini konu edinen 2011 yapımı Maria Peters&#8217;in yönettiği <strong><em>Sonny Boy</em></strong> filmleri de programda yer alacak.</p>
<p><strong>Sonny Boy</strong>, Maria Peters &#8211; 5 Mayıs Cumartesi Saat: 14.00</p>
<p><strong>Karakter</strong>, Mike van Diem &#8211; 12 Mayıs Cumartesi Saat: 14.00</p>
<p><strong>Zus&amp; Zo</strong>, Paula van Der Oest - 26 Mayıs Cumartesi Saat: 12.00</p>
<p><strong>Antonia</strong>, Marleen Gorris - 26 Mayıs Cumartesi Saat: 14.30</p>
<p><strong>Oorglogswinter</strong>, Martin Koolhoven - 26 Mayıs Cumartesi Saat: 17.00</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Filmler, orijinal dillerinde (Flamanca) ve Türkçe altyazılı gösterilecektir.</p>
<p>Etkinlikler ücretsizdir.</p>
<p>Not: Akbank Sanat etkinlik takviminden alıntıdır.</p>
<div class="shr-publisher-8091"></div><!-- Start Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic --><!-- End Shareaholic LikeButtonSetBottom Automatic -->]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.tramvayduragi.com/oscara-aday-olmus-ve-oscar-odullu-hollanda-filmleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

